AY’IN FİLOZOFU:
DEMOKRİTOS
( MATERYALİZMİN DOĞUM SANCILARI !.. )
Sevgili dostlar , geçtiğimiz ay Parmenides ile ” sabit ve değişmez varlığı ” incelemiştik.
Öncesinde ise , Herakleitos ile ” akışın ve değişimin” izini sürmüştük.
Bu ay , Demokritos’un sözünü ettiğimiz iki filozofu , muhteşem bir akıl yürütmeyle nasıl sentezlediğini inceleyeceğiz..
O ki , felsefede yeni çığırlar açmış , modern bilimin babası sayılmış ve tarihin ilk Materyalisti olarak kabul edilmiştir..
Demokritos ,
M.Ö . 460 – 370 yılları aralığında Batı Trakya’da ( Kuzey Yunanistan..) Abdera kentinde doğmuş ve uzun yıllar dünyayı dolaştıktan sonra yine burada hayatını kaybetmiştir.
Babil , Mısır , İran ve Hindistan gibi uzak coğrafyalarda felsefi susuzluğuna çareler aradığı bilinmektedir..
Çok zengin bir Asilzadenin oğlu olan Demokritos’un kendisine miras kalan bu devasa serveti seyahatlerinde harcadığı söylenmektedir..
Demokritos , Abdera’da hocası Leukippos tarafından kurulmuş olan Abdera okulunda eğitimini tamamlamış ; hocasının ölümünden sonra da bu okulun temel prensibi olan Atomcu Ekolün ve Mekanik materyalizmin kurucu lideri olmuştur..
Demokritos’a göre , Evrendeki her şey büyük bir boşluğun içinde ve bölünemez en küçük maddeler olan Atomlardan oluşmuştur.
Ayrıca , bu zorunlu oluş esnasında tüm atomlar madde ve hareketin zorunlu neden – sonuç ilişkileriyle meydana gelmişlerdir.
Üstelik , Demokritos’a göre tüm bu oluş ve zorunlu ilişki esnasında tüm atomlar , tüm tanrısal inançlardan ve mistik görüşlerden bağımsız olarak var olurlar..
Demokritos , bu Tanrısal reddiyesiyle tarih boyunca Hristiyan skolastiklerin ve bir çok Filozofun lanetine uğrayacaktır…
Derler ki ,
Demokritos , bu katı maddesi fikirlerini anlatmak için Atina’ya gider ; fakat tüm Atinalı filozoflar Onu görmezden gelerek tartışmayı kabul etmezler.. Demokritos , bu konuda şöyle der ;
” Atina’ya gittim , ama kimse beni tanımadı !”
Rivayet edilir.ki , Aristoteles , Demokritos’un bu maddeci görüşlerinden o kadar nefret etmiştir ki ; sonraki yıllarda Onun kitaplarını yaktırma girişiminde bulunmuştur.
Hayatı boyunca 70’ten fazla kitap ve makale yazdığı söylenen Demokritos’un günümüze ulaşan bir kitabı yoktur.
Özellikle İskenderiye kütüphanesinin yakılmasıyla başlayan bu süreç , Hristiyan Dogmatizmine ters düşen bu maddeci görüşleri içeren tüm kitaplar yüzlerce yıl boyunca yasaklanıp veya imha edilmesiyle sonuçlandı..
Biz , Demokritos’un görüşlerini başka filozofların alıntılarından ve fragmanlarından biliyoruz..
Antik felsefe tarihindeki kayıtlara göre Demokritos’un yazmış olduğu 5 büyük kitabı şöyledir :
1- Büyük Dünya Düzeni :
Megas Dia Kosmos
( Evrenin ve Kozmosun yapısını anlatır )
2- Küçük Dünya Düzeni
Mikros Dia kosmos
( insan yapısını ve mikro yaşamı inceler.)
3- Akıl Üstüne
Peri Nou
( bilgi teorisini ve duyularımızın yanılsamasını tartışmaya açar.. )
4 – Doğa üstüne
Peri Physeos
( Maddenin yapısını ve atomların işleyişini anlattığı temel fizik kitabıdır..)
5- Sayılar ve Geometri Üzerine
( Bu eserinde de matematik , cebir ve diğer mantıksal işlemleri ve teorileri ele almıştır. )
Ne yazık ki , günümüze kadar onun temel özlü sözleri gelebilmiştir..
” Adete göre acı , adete göre tatlı , adete göre sıcak , adete göre soğuk , adete göre renk vardır.. Gerçekte ise , sadece Atomlar ve boşluk vardır “
Yaklaşık ikibin yıl sonra Karl Marks Demokritos ile buluşacak ve onun yukarıdaki sözüne karşı şöyle soracaktı :
” sizce renkler , tatlar ve sesler .. sadece beynimizin ( ruhumuzun ) yarattığı birer illüzyon mudur ?!
Eğer öyleyse , nesnel bir dünyada mı yaşıyoruz , yoksa yaşadıklarımız öznel simülasyon mudur !? “
KARL MARKS’IN DOKTORA TEZİ :
” Demokritos ile Epiküris’in Doğa Felsefelerindeki Ayırımı “
Genç Marks , henüz 23 yaşındayken ( 1841 )
Friedrich Schiller Üniversitesinde ( Türingen – Jena ) mezuniyet tezi olarak bu konuyu işlemiştir .
( Türkçesi: Sol Yayınları. Çeviren : Hüseyin Demirhan.)
Karl Marks , tezinde Demokritos’u bilimsel , mekanik ve determinist ( zorunlulukçu) bir yere koyarken , Epikuris’i ise özgür iradeye ve
öz – bilince alan açan diyalektikçi bir filozof olarak niteler..
Marks’a göre demokritos maddeyi açıklamıştır , ama özgürlüğü ve öz – hareketin diyalektik ilkesini ıskalamıştır.
Bu yüzden Demokritos’un materyalizmi katı ve mekaniktir.
Marks şöyle der :
” Demokritos’un iddia ettiği gibi her şey katı bir nedensellik ve zorunluluk içinde akıyorsa ( determinizm) ; insanın özgür iradesi ve ” seçim hakkı ” sadece bir yanılsama mıdır ? Bu
” mekanik kader ” insanı ahlaki sorumluluktan muaf tutar mı ?”
” Gözümüzle gördüğümüz, dokunduğumuz Dünya, sadece öznel bir yanılsamaysa ve gerçeklik sadece atomların hareketiyse ,
Felsefe insanı mutlu etmeye mi yarar , yoksa Demokritos gibi Dünyayı dolaşıp yine de tatmin olmadığı bir iç huzursuzluğa mı sebep olur ?! “
Tartışmaları boyunca , başkalarının öne sürdüğü tezleri kahkahayla karşılayıp sonrasında cevap verdiği için , Demokritos’un adı Felsefe tarihinde “Gülen Filozof”a çıkmıştı..
Fakat genç Marks , Onun ruhundaki derin huzursuzluğu bulup çıkarmıştı…
Sözümüze
Demokritos’un evrensel bir fragmanıyla son verelim.. Sağlıcakla ve felsefeyle kalın..
” Bilge bir insan için bütün dünya açıktır. Çünkü , soylu bir ruhun vatanı tüm evrendir!
DEMOKRİTOS














