sozbizde.com
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
sozbizde.com
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
Ana sayfa YAZARLAR

ESKİ TÜRKİYE’Yİ ÖZLEMEZ OLUR MUYUM?

Atila Sertel Ekleyen Atila Sertel
Ekim 4, 2026
in YAZARLAR
0
ESKİ TÜRKİYE’Yİ ÖZLEMEZ OLUR MUYUM?
0
Paylaş
4
Gösterim
Share on FacebookShare on Twitter

“Eski Türkiye’yi özlüyor musun?”

Özlemez olur muyum?

Domatesi kestiğinizde kokusunun mutfağa yayıldığı günleri özlüyorum. Her sebzenin, her meyvenin kendine özgü bir tadı vardı.

Mevsimini beklerdik. Yazın domates, kışın portakal yerdik.

Bugünkü gibi her şeyi her mevsim bulamazdık ama sofraya gelenin lezzetini bilirdik.

Çiftçi, tohumunun bir bölümünü ertesi yıl için ayırırdı. Tarlada hayvan gübresi kullanılırdı. Üreticinin emeğiyle tüketicinin sofrası arasındaki bağı daha yakından hissederdik.

Elbette o günlerde de hile yapan vardı. Ama bugün peynir alırken içindekini, et alırken hangi et olduğunu düşünmek zorunda kalmanın yorgunluğu başka.

İnsan, ödediği paranın karşılığında güvenle yemek yiyebilmeyi istiyor.

+++

Kredi kartının hayatımızı yönetmediği zamanları özlüyorum.

Mahallenin mobilyacısı, beyaz eşya satıcısı müşterisini tanırdı. Kimi zaman senet bile imzalatmadan malını verirdi.

Ayın başında maaşını alanın gelip taksitini ödeyeceğini bilirdi.

Borç vardı, taksit vardı. Fakat sözün de bir karşılığı vardı.

Şimdi bir maaş yatıyor, daha elimize geçmeden kart borcuna, faize, faturaya dağılıyor. İnsan ay sonunu nasıl getireceğini hesaplamaktan gelecek ayı düşünemiyor.

Eskiden de geçim sıkıntısı çekerdik. Yine de çalışan bir insanın, bir memur ailesinin yaz tatili için para biriktirebildiği günleri hatırlıyorum.

Deniz kenarında birkaç gün geçirmek, çocuklarını tatile götürmek ulaşılmaz bir hayal değildi.

+++

Devlet okulunun toplumdaki yerini özlüyorum.

Özel okullar geçmişte de vardı. Ancak bizim kuşağımızın hayatında devlet okulu belirleyiciydi.

Farklı gelirlerden ailelerin çocukları aynı sınıfta buluşurdu. Aynı sıraya oturur, aynı öğretmeni dinlerdik.

O okullardan doktorlar, mühendisler, öğretmenler, gazeteciler yetişti.

Bugün bir anne babanın çocuğunun eğitimi için duyduğu kaygı, daha okul kapısından başlamadan cebindeki parayla iç içe geçiyor.

Çocuğun geleceği için ev bütçesinden ne kadar vazgeçilebileceği hesaplanıyor.

Oysa iyi eğitim, her çocuğun hakkıdır.

Sağlıkta da geçmişin sıkıntılarını unutmuş değilim. Kuyruklar vardı, imkanların yetersiz kaldığı yerler vardı.

Ama bugün bir randevu bulmak için uğraşan, tetkik için bekleyen, özel hastanenin ücretini karşılayamayan insanın derdini hangi geçmiş kıyaslaması hafifletebilir?

Hasta insanın ihtiyacı belli, zamanında tedavi olmak, muayene ve ilaca ücretsiz ulaşabilmek.

+++

Komşuluğu özlüyorum.

Bir evde hastalık varsa öteki evde yemek pişerdi. Birinin başına bir şey geldiğinde kapısı çalınırdı.

“Bir ihtiyacınız var mı?” sorusu nezaketen söylenip geçilmezdi. Yanıtı beklenirdi. Gerekiyorsa iş bırakılır, yardıma koşulurdu.

Şimdi aynı apartmanda yıllarca yaşayıp birbirinin adını bilmeyen insanlar var.

Kötü olan şu, kalabalıkların içinde yalnızlaşıyoruz.

Birbirimizin derdini öğrenmeye vakit ayırmadıkça bu yalnızlık daha da büyüyor.

+++

Siyasette de verilen sözün ağırlığını özlüyorum.

Geçmişte parti değiştirenler de vardı, siyasi hesaplar da. Ama seçmenin oyuyla kazanılan makamın sorumluluğu üzerine daha fazla düşünülmesini beklerdik.

Bugün bir partinin seçmeninden oy alıp başka partinin rozetini takanlar, bunu rahatlıkla siyasi tercih diye anlatabiliyor.

Peki, seçmenin tercihi ne olacak?

Sandıkta verilen oyun, kazanılan koltukla birlikte başka bir partiye taşınmasına halk neden razı olsun?

12 Eylül öncesi tüm partiler kanun gereği milletvekili ve belediye başkanlarını üye ile önseçimle belirlerdi.

Bu kanunu Faşist Cunta bozdu. Sonrasında da liderler önseçimi ne yasalaştırdı, ne de uyguladı.

Önseçim kültürünün güçlü olduğu, parti üyesinin aday belirlemede söz sahibi olabildiği günleri de özlüyorum.

Bir adayın yalnızca genel merkeze yakın olmakla yetinemediği; üyeye gitmek, kendini anlatmak, desteğini kazanmak zorunda kaldığı siyaseti…

+++

Kolay para kazanma hevesi eskiden de vardı. Fakat bugün telefon ekranından evin içine giren bahis ve kumar, bir anda zengin olma vaatleri, şaibeli kazanç hikâyeleri insanları kuşatıyor.

Çalışarak, üreterek, mesleğinde ilerleyerek bir hayat kurabileceğine inanan gençlere ihtiyacımız var.

Gençlerimiz ise başka ülkelere gitmenin yollarını arıyor.

Onlara kızamıyorum. Burada emeklerinin karşılığını alamayacaklarından korkuyorlarsa, önce bu korkuyu yaratan koşulları konuşmalıyız.

+++

Eski Türkiye’yi özlüyorum.

Geçmişin bütün günlerini güzel, bütün insanlarını kusursuz gördüğüm için değil. Acısını da haksızlığını da yaşadım.

Ama sofradaki lezzeti, komşunun ilgisini, esnafın güvenini, okulun açtığı yolu hatırlıyorum.

Bunları yeniden istemek için geçmişte yaşamamız gerekmiyor.

Bugün de dürüstçe çalışarak geçinebilmeliyiz. Çocuklarımız iyi bir devlet okulunda okuyabilmeli. Hastalandığımızda tedaviye ulaşabilmeliyiz. Seçtiğimiz insan, verdiğimiz oyun sorumluluğunu taşımalı.

Eski Türkiye’yi özlerken aklımdan geçen budur:

Çocuklarımız da yıllar sonra bu ülkeyi güzel hatırlayabilsin.

Post Views: 162
Önceki yazı

Sonraki Gönderi

Engin görüş…

Atila Sertel

Atila Sertel

Sonraki Gönderi
Engin görüş…

Engin görüş…

  • Çok okunanlar
  • Yorumlar
  • Son Haberler
İSTİFA VE İSTİĞFAR

İSTİFA VE İSTİĞFAR

Şubat 11, 2026
DENİZ GEZMİŞ VE ARKADAŞLARI VE MAYISTA YİTİRDİĞİMİZ DEVRİMCİLERİ ANMAK -1

DENİZ GEZMİŞ VE ARKADAŞLARI VE MAYISTA YİTİRDİĞİMİZ DEVRİMCİLERİ ANMAK-6

Mayıs 21, 2025
Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Ekim 12, 2025
BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

Mart 9, 2025
Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

0
Nebati Margarinler Çağı

Nebati Margarinler Çağı

0
Pirus Generali

Pirus Generali

0
Bizden Karikatürler

Bizden Karikatürler

0
STOLPERSTEIN / TÖKEZLEME TAŞLARI

STOLPERSTEIN / TÖKEZLEME TAŞLARI

Ekim 4, 2026
Orhan’dan…dan…dan…

Orhan’dan…dan…dan…

Ekim 4, 2026
GELENEKSEL HAFTA SONU MANİLERİ

GELENEKSEL HAFTA SONU MANİLERİ

Ekim 4, 2026
Özgürce…

Özgürce…

Ekim 4, 2026

Güncel Haberler

STOLPERSTEIN / TÖKEZLEME TAŞLARI

STOLPERSTEIN / TÖKEZLEME TAŞLARI

Ekim 4, 2026
Orhan’dan…dan…dan…

Orhan’dan…dan…dan…

Ekim 4, 2026
GELENEKSEL HAFTA SONU MANİLERİ

GELENEKSEL HAFTA SONU MANİLERİ

Ekim 4, 2026
Özgürce…

Özgürce…

Ekim 4, 2026

Kategorilere Gözat

  • BASINDAN
  • BİLİM TEKNOLOJİ
  • BİZDEN KARİKATÜRLER
  • ÇEVRE
  • ÇİZER
  • DÜNYA
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • GENEL
  • GEZİ
  • GÜNCEL
  • GÜNÜN SÖZÜ
  • Hafta Ortası Karikatürü
  • İMECE DER
  • KADIN
  • KİTAP TANITIM
  • KONUK YAZAR
  • KÖŞE YAZISI
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • MEDYA
  • MİZAH
  • MÜZİK
  • ÖYKÜ
  • ÖZEL HABER
  • ÖZEL RÖPORTAJ
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • ŞİİR
  • SOSYAL MEDYADAN
  • SÖZ BİZDE
  • SÖZ SİZDE
  • SPOR
  • STK
  • TURİZM
  • Uncategorized
  • YAZARLAR
  • YEREL YÖNETİMLER
  • YORUM

Son Haberler

STOLPERSTEIN / TÖKEZLEME TAŞLARI

STOLPERSTEIN / TÖKEZLEME TAŞLARI

Ekim 4, 2026
Orhan’dan…dan…dan…

Orhan’dan…dan…dan…

Ekim 4, 2026


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.

Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.