31 Aralık 2024 yılında yapılan yerel seçimlerde başarı gösteren Cumhuriyet Halk Partisi belediye başkanlarının AK PARTİ’ye geçişleri devam ediyor.
O dönemki Cumhuriyet Halk Partisi Genel merkezi yöneticileri tarafından “ evladımız, gözbebeğimiz, liyakatlı, genç, kadın…” denilerek yerel örgüt ve üyelerin görüşleri kale alınmadan adaylaştırılan daha sonra seçimi kazanan belediye başkanlarının Ak Parti’ye geçişleri devam ediyor.
İzmir marşı ile partiye çağrılıp adaylaştırılan, üyelere alkışlandırılan belediye başkanlarının bugün mehter marşıyla gidişlerine parti örgütü ve üyelerin üzerine yıkamazsınız. Bunların adaylaşmasında tek sorumlu genel merkez yöneticileridir. Öncelikle bunlar parti örgütleri ve üyelere hesap vermelidir.
Burada sorumluluğu, partiden ayrılarak bir başka partiye geçen belediye başkanlarına yüklemek genel merkez yöneticilerine aklamak olur.
Mesele: “Çıkarları için gelenlerin, daha çok çıkarlarının olduğu yere gidiyorlar” söyleme ile sayfa kapatmak değil.
Asıl mesele: Seçimi kazanılacağı belli il ve ilçelerde kimler tarafından ne karşılığında adaylaştırıldıklarının açığa çıkarılmasıdır.
Partiden ayrılan belediye başkanları kadar onları aday yapan Genel Merkez yöneticileri ve Genel merkez baskısını kabul eden üyeler de suçlu değiller mi?
Tüm parti organları İzmir marşıyla aday yapılıp, mehter marşıyla gidenlerin yassını tutmak yerine kendi parti içi hesaplaşmalarını yapmalıdırlar.
Aydın, Antalya, Afyonkarahisar ve İzmir’de … Genel merkez yöneticileri ve milletvekilleri sadece belediye başkan adaylarına belirlemekle kalmadılar. Seçilen belediye başkanlarının; özel kalem müdürlerini, şirket müdürlükleri ve başkan yardımcıları olarak kendi en yakınlarını yerleştirdikleri iddiaları sadece mahkeme tutanaklarında çarşaf çarşaf yer almakla kalmıyor, hala kamuoyunda gündemi belirliyor.
Bugün yaşananlar yalnızca belediye başkanlarının vefasızlığı değil, partilerde ön seçimsiz milletvekili ve belediye başkanı adayının belirleme yönteminin iflasıdır.
Aday belirleme yetkisini merkeze alanlar, şimdi istifa eden başkanları üyelere yuhladırmaya çalışıyorlar… Bu adaylar parti üye ve taraftarlarına rağmen “evladımız, göz bebeğimiz, liyakat sahibi…” diyerek seçen siz, Genel Merkez yöneticileri değil misiniz?
Şimdi neredesiniz?
Özlem Çerçioğlu’undan Cemil Tugay’a
Belediye başkanlarının CHP’den ayrılıp AK Parti’ye geçmelerinin eleştirilmeleri olağandır. Ancak şu sorular da sorulmalıdır:
– Bunları kim aday yaptı?
– Hangi başarılarıyla diğer adayların önüne geçtiler?
– Parti Genel Merkezinin oluşturduğu YEREL SEÇİM KONİSYONU bu adayları PM’ye MYK’ya nasıl onaylattılar?
– Örgütün itirazları neden dikkate alınmadı?
Dün “Genel Merkez kararına herkes saygı duymalı” diyenler, bugün kendi kararlarının siyasi sorumluluğunu üstlenmelidir. Görevlerinden derhal istifa etmelidirler. Parti taraftarları ve üyeleri başka partiye geçen belediye başkanlarla gösterdikleri tepkilerin aynısını, parti üyelerine hiçe sayarak bunları adaylaştıran partilerinin Genel Merkez yönetimine karşı da göstermeliler. Genel Merkez yöneticilerini üyelere hesap vermeye çağırmalılar.
SADECE GİDEN Mİ SORUMLU?
Bir belediye başkanının parti değiştirmesi siyasi bir tercihtir. Fakat onu adaylaştıran Genel Merkez yöneticilerinin tutumu demokrasiye ve partiye sorumlulukları açısından ihanettir. Parti üyelerini yok saymaktır.
Genel Merkez yöneticileri ve aday belirleme komisyonu üyeleri, aldıkları kararların hesabını örgüte ve halka vermelidirler. Bu komisyon üyeleri bağımsız kurumlarca soruşturmalar.
PARA İDDİALARI ARAŞTIRILMALIDIR
Aday belirleme süreçlerinde para alındığı ya da verildiği yönündeki iddialar varsa, bunlar ne yok sayılmalı ne de kanıtlanmış gerçek gibi sunulmalıdır.
İddialar somut delillerle araştırılmalı, yetkili merciler soruşturma yürütmelidir.
Kanıtlanmamış iddialarla kimse suçlu ilan edilemez. Ancak ciddi iddialar da örtbas edilemez.
Siyaset, para karşılığında adaylık dağıtıldığı kuşkusuna bile izin vermeyecek kadar şeffaf olmalıdır.
ÖRGÜT DEĞİL, “TRANSFER” ADAYLAR
Parti bünyesinde; emek veren üyeleri, gençleri, kadınları ve yerelde mücadele eden insanları varken neden kazanılması kesin gözüken il ve ilçelerde sağcı, muhafazakâr, milliyetçi, sermayedarları partilerinde adaylaştırıldılar?
Örgütün iradesi yok sayılarak parti büyütülemez. Genel merkez yöneticileri; üyelerini hiçe sayarak adaylaştırdığı adayın partiye verdiği zararın hesabını mutlaka vermelidir. Bu yöntemle adaylaştırılan belediye başkanlarının meselesi ne yerel yönetim ne parti örgütü ne memleket meselesi, ne de bir sonraki seçime hazırlıktır. Bunların tek derdi, muslukları kendine çevirecek ortam hazırlayarak sermaye birikimini güçlendirmektir. Bu türden adayların parti bağları ve ilkeleri olmadığı için bir başka partiye geçmeleri olağandır.
ÜYE NE ZAMAN HATIRLANIYOR?
Seçim zamanı afiş asması, sandıkta çalışması, mitinglerde görev alma ve kapı kapı oy isteyen üyeler bu türden partilerde söz ve karar sahibi olamıyorlar. Üyeler parti dekoru, örgüt belediye başkanı ve milletvekilli belirleyen Genel Merkez yönetiminin bürosu oluyor.
Yeni Parti İzmir Milletvekili Tuncay Özkan, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AK PARTİi’ye geçişini protesto etmek için halkı Menemen‘de Hasan Tahsin anıtının önüne çağırıyor.
Örgüt yok sayılarak genel merkez iradesiyle Cemil Tugay Cumhuriyet Halk Partisi İzmir Belediye Başkanı adayı yapılırken neredeydin? Aday belirlemesi yapıldığında tepki için Cumhuriyet Halk Partisi İzmir örgütünü neden Genel merkezi önüne çağırmadın? Bugün vermek istediğin tepkiyi o zaman neden vermedin? “Atamayı güle oynaya siz yapacaksınız”, adaylaştırdığınız belediye başkanı bir başka partiye gidince tepkiyi üyeler mi verecek?
· Bu yöntemle seçilen bir belediye başkanlarında, örgüt sorumluluğu, ekip çalışması olur mu?
· Bu yöntemle seçilen bir belediye başkanında demokrasi anlayış olur mu?
· Bu yöntemle gelen bir belediye başkanın da halkçı yönetim, halk ile yönetme anlayışı olur mu?
· Bu yöntemle seçilen belediye başkanının millet, memleket sorunu olur mu?
BELEDİYE BAŞKANI NASIL BELİRLENMELİ?
Belediye başkan adaylarını Genel Merkezin üç- beş kişiyle kurduğu komisyon belirleyemez. Yerel örgüt, üye ve taraftarlarının demokratik yollarla belirlenmesi halkçı yönetim, halk için çalışma adımıdır.
Adayların geçmişi, mal varlığı, siyasi çizgisi, liyakatı ve belediyecilik anlayışı açıkça ortaya konulmalı; tüm üyelerin katılımıyla önseçim yapılmalıdır.
Adayı halk ve örgüt seçmeli, seçilenin çalışma ve projelerini örgüt denetlemeli, yerel çalışmalara halk dahil edilerek, belediye başkanı halka hesap vermelidir.
Sadece çekip giden aday değil, adayı çekip partiye getiren genel merkez yöneticileri de hesap vermelidir.
Hadi hayırlısı
https://ha-ber.com/haber/2026/10/07/136155/izmir-marsiyla-geldiler-mehter-marsiyla-gidiyorlar














