GELİRKEN İŞİNE, GİDERKEN İZİNE BAKARLAR
İzmir de hafta sonu yapılacak olan İl Başkanlığı seçimi için iki aday var. Tercih ettiğimiz adaya oy vereceğiz. İzmir’in ve Partimizin yönetimini teslim edeceğiz. Burada önemli olan unsur; İzmir’in Ülkemizin pusulası olmasıdır. İzmir’de ne olduğuna bakılır ne yapıldığı izlenir. Büyükşehir ve İlçe Belediyelerinin AKP ye geçmesinden sonra yerel muhalefet görevi Yeni Parti İl Başkanına geçmiştir.
Geçtiğimiz dönemde İl ve ilçe Başkanlarından olması gereken muhalefeti göremedik. Sorumlu oldukları ilçelerde Belediye Başkanlarıyla geçinemediler. Başka partiye geçmelerine göz yumdular, sessiz kaldılar, basın ile gereken ilişkileri kuramadılar, halk içinde, halkla birlikte bir eylemde bulunmadılar, sivil toplum kuruluşlarına mesafeli durup, yaklaşmadılar, özetle görevlerini yapmadılar. Sonuçta İzmir gibi ülkenin lokomotifini elbirliği ile AKP ye hediye ettiler. Göstermelik protesto etme şovuna halk katılmadı, birkaç yüz kişi anca toplayabildiler.
Halkla yapmadıkları dayanışmayı şimdi kendi aralarında yapmışlar. Mevcut İl Başkanını koro halinde aday göstermişler. Hattı korumayı, koltuğu sağlamlaştırmayı seçmişler. Oysa İlçelerinin sokaklarında yığılı çöp dağları öylece dururken, fon vurgununda binlerce komşusu zordayken, halkın duygularının yansıması bir TV kanalı kapatılırken, Büyükşehir ve İlçe belediyeleri teker teker AKP ye geçerken, ekonomik, sosyal, siyasal olarak halkımıza hiçbir katkıda bulunmadınız. Bir araya gelip “Bu böyle gitmez, bu duruma el koyuyoruz “demediniz, diyemediniz.
Şimdi koltuğunuzu koruyabilme, bir sonraki aşamaya geçme derdindesiniz bu sizin açınızdan anlaşılabilir bir durum, tamam. Ama bizim toplum şuna inanır” İnsanın gelirken işine, giderken izine bakarlar” Siz hangi işi yaptınız da ne izi bıraktınız? Kendinize kurucu dediniz, neyi kurdunuz? Bizim bir tek kurucumuz var.
Sözümü onun, büyük önderimiz Atatürk’ün deyişiyle bitiriyorum. “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. Satıh bütün vatandır”














