Karışık ve karanlık arka sokaklar
Güneşin tükenmiş ışığında saklıyor arsız gölgeleri.
Elleri üşürken bir zamanlar
O şehrin ayazında yanardı yürekleri;
Efendi postunda şimdi,
Sus-pus olmuş o yerlerin
O eski bilgeleri.
.
Ve o şehir soğudukça soğur…
.
Kuytu kahvehaneleri yok artık,
Sohbetleri havadan sudan…
Şimdi aşikârlar
Ve sanki uyanmışlar
Otuz yıllık bir uykudan.
Onlar kurtulmuş a toy kafam!
Onlar çoktan kurtulmuş;
Sırtlarındaki yükten, bir dolu kuşkudan…
.
Koptukları yine avam
Ve yine kimsesiz durur…
.
Hiç düşünme a canım!
Geç çizginin ötesinde dur.
Seni sevmiyorum diyerek
Çek silahını kalbimin ortasından vur.
Nasılsa
Ben olmasam da olur…
.
A benim eski dostum!
Ben olmasam da olur…
.
Ama orada dur…
En sıcak yaz gününde,
Gün altında üşütüyorsa sevda;
Karanlık arka sokaklarda
Vurulmuşsa aşk alnından,
Hiç değişmedi ki yerim,
Ben ordayım.
Yoksun diye yanımda
Ardayım…
.
Bakma gözlerime öyle;
Varsa söyle,
Bütün yalanlarımı yüzüme vur…
.
Umutlarında taşırken şehir hâlâ seni,
Hâlâ işkencede kaybederken
Soğuk gölgelerde siluetini,
Buzlar erisin bıyıklarından
Nefesinin buharından.
Çık orta yerde adam gibi dur…
Seni sen yapan rozetini
Sökme yakandan…
.
Keşke uyanmasaydın,
Çaldın bir tutam da sen
Güneşin ışığından…
.
Osman Aktaş














