ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)
Tarihin babası Heredot En yüce gök kubbenin altında ve dünyanın en güzel iklimindeki şehir, diye tarif etmiş İzmir’i.
Victor Hugo ise;
“İzmir, bir prensestir çok güzel küçük şapkasıyla” diyerek bir Prensese benzetmiş.
Gavur İzmir, diyen de olmuş, şu partinin, bu partinin kalesi diyen de…
Benim içinse İzmir;
Ne en yüce gök kubbenin altındaki şehirdir,
Ne prensestir,
Ne gavurdur,
Ne de bir partinin kalesi.
Benim için İzmir, bir Başşehirdir.
ATATÜRKÇÜLÜĞÜN BAŞŞEHHRİ!
Çünkü, İzmir Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün fikirlerini hayata geçirmiş bir şehirdir.
Biz burada hangi dinden, hangi mezhepten olursa olsun ibadetini yapana;
“Allah kabul etsin!” deriz, ne marka olursa olsun içkisini içene de “Afiyet olsun!”
Biz burada Laz komşumuzla horon oynarız, Kürt komşumuzla, Balkan Göçmeni komşumuzla birlikte halay çeker, hep birlikte oynarız Harmandalı Zeybeğimizi.
Ama asıl önemli olan şey şudur ki;
Yöresel ezgiler susup ta İstiklal Maşımızın müziği çalmaya başladığı zaman, hangi etnik kökenden, hangi inanç sisteminden olursak olalım, hangi şiveyle okursak okuyalım, kadınıyla erkeğiyle, çocuğuyla yaşlısıyla, işçisiyle işvereniyle hep bir ağızdan, tek bir yürek olarak okuruz İstiklal Maşımızı.
İyi de Ulvi Bey, bu Başşehir söylemi fazla iddialı değil mi, diyenlere cevabı, aslını bizzat gördüğüm, tam 101 yıl önce bugün yazılmış fotoğraftaki belge versin.
“ Salih!
Ankara, Türkiye Cumhuriyeti’nin başşehri. Memleketin selameti için bütün gayretimizi Ankara’da topladık. Ve muvaffakiyetimizin temeli burada atıldı.
Ankara’nın dışında bir başşehir hiç düşünmedim. Bilirsin İzmir’i ve İzmirlileri çok severim. İzmir’in temiz kalpli insanlarının da beni sevdiklerinden eminim.
Salih! İnanır mısın bu nedenlerle de
İzmir benim yüreğimin Başşehridir!
11 Ekim 1925
Mustafa Kemal”
(Salih Bozok envanterine ait bu belgenin aslı Sayın Eriş Ülger’de duruyor. Salih Bozok’un torunları da hayatta.)
En yetkili ağız Gazi Mustafa Kemal Atatürk bunu söylediyse bizim de herhalde;
“İzmir Atatürkçülüğün Başşehridir!” deme hakkımız vardır.
O yüzden, İzmir hiç bir partinin KALESİ,
İzmirli de hiç bir iktidarın KÖLESİ değildir.
İzmir, Atatürk’ün Yüreğinin ve ATATÜRKÇÜLÜĞÜN BAŞŞEHRİDİR.
Bırakın Cemil Tugay’ı, bütün belediye başkanları, bütün meclis üyeleri İktidar Partisinin Rozetini taksa bu gerçek asla değişmez.
Biz kimsenin kayığına binmeyiz!
Çünkü biz hâla Bandırma Vapurunun yolcularıyız ve hâla;
Yolumuz Cumhuriyet, Pusulamız ATATÜRK!
O yüzden;
İzmir’in dağlarında çiçekler hep açacak ve o çiçekler hep Atatürk Çiçeği olacak!
Atatürk Güneşi tüm yurdu yeniden aydınlatana dek;
Yüreğinizden sevgi, içinizden ümit, yüzünüzden tebessüm eksik olmasın!
Herkese İyi Pazar’lar!
Ulvi Puğ














