Musa Anter ve Deniz Gezmiş’in isimleri, adeta tabeladan kaldırılıp Tahir Şahin adı öne çıkarılarak, kendileri tabelanın bir köşesine iliştirilmiş.


Peki, bu yaklaşım hangi anlayışla açıklanabilir?
Menemen Belediyesi’nin bu isimlendirme kararı, yalnızca bir tabela değişikliği değildir. Aynı zamanda kentin toplumsal hafızası, tarihsel değerleri ve geçmişine sahip çıkma anlayışı açısından ciddi biçimde tartışılması gereken bir karardır.
Menemen’de yaşanan bu isim değişikliği, üzerinde önemle durulması gereken bir tartışmayı beraberinde getirdi.


Daha önce Musa Anter ve Deniz Gezmiş’in isimlerini taşıyan parkın adı, AKP’li Menemen Belediyesi döneminde Tahir Şahin Parkı olarak değiştirildi.
Musa Anter ve Deniz Gezmiş’in isimleri ise tabelanın bir köşesine iliştirildi.
Peki, bu kararı kim aldı?
Hangi tarihsel, toplumsal ve ahlaki ölçütler esas alındı?
Musa Anter, düşünceleri, yazıları ve yaşamı boyunca verdiği mücadeleyle Türkiye’nin yakın tarihinin önemli isimlerinden biridir. Deniz Gezmiş ise siyasi mücadelesi ve tarihsel kimliğiyle toplumun hafızasında özel bir yere sahiptir.
Bu iki ismin taşıdığı tarihsel ve toplumsal anlamı, bir tabelanın köşesine sığdırmak mümkün müdür?
Tahir Şahin’in Menemen’deki 25 yıllık belediye başkanlığı dönemi ise ayrıca değerlendirilmesi gereken bir konudur.
Kendisi hakkında kamuoyuna yansıyan yolsuzluk iddiaları ve çok sayıda dosya bulunduğuna ilişkin açıklamalar vardır.
Bu iddiaların hukuki durumu ve akıbeti, belgeler üzerinden açıklığa kavuşturulmalıdır. Şahin’in yaşamının son döneminde AKP’ye geçmesi de siyasi geçmişi açısından tartışmanın bir başka boyutudur.
Ancak burada asıl mesele, bir kişinin siyasi geçmişinden çok, Musa Anter ve Deniz Gezmiş gibi tarihsel kişiliklerin hangi gerekçeyle böyle bir isimlendirme düzenlemesinin içine yerleştirildiğidir.
İnsanın aklına şu soru geliyor: Bu memleketin sosyal demokratları, solun tarihsel hafızasına ve değerlerine yönelik bu tür kararlar karşısında neden sessiz kalıyor?
Dün bu isimleri sahiplenenler, bugün onların isimlerinin nasıl ve hangi koşullarda yaşatıldığına neden yeterince ses çıkarmıyor?
Sosyal demokratlık yalnızca seçim dönemlerinde verilen mesajlardan ibaret değildir. Tarihe, toplumsal değerlere ve kamusal hafızaya sahip çıkmak da bu anlayışın ve sorumluluğun bir parçasıdır.
Menemen Belediyesi’ne ve bu konuda söz sahibi olan herkese çağrımızdır:
Musa Anter’in ve Deniz Gezmiş’in isimlerini sıradan bir tabela düzenlemesinin parçası hâline getirmeyin.
Bu isimlerin tarihsel anlamını, temsil ettikleri değerleri ve toplumun hafızasındaki yerlerini göz ardı etmeyin.
Çünkü mesele yalnızca bir parkın adı değildir.
Mesele, bir kentin tarihine, toplumsal hafızasına ve değerlerine nasıl sahip çıktığıdır.
Türkiye halkının da bu kararın gerekçesini ve arkasındaki anlayışı sorgulama hakkı vardır.













