Benim özlediğim bir ülke var.
O ülkede neler mi var?
* Düzenli olarak TV’lerde, özelikle devletin televizyonunda iktidar ve muhalefet partilerinin başkanlarının, ülkenin sorunlarını ve çözüm yollarını eşit zaman haklarıyla tartıştıkları yayınlar.
* Toplumun en büyük ilgi odaklarına yönelik, dinsel, ekonomik, siyasal vb. her konuda, her farklı görüşten uzmana açık TV programları.
* Sermayeden bağımsız, sansürsüz yayın yapabilen yazılı ve görüntülü medya.
* Okulda bilimsel eğitimin, camide, kilisede, havrada, cemevinde… dinsel ibadetin, kışlada askerî görevlerin yapıldığı; okulda, ibadet yerlerinde, kışlada partizanlığın yasak olduğu, herkesin kendi yetki ve sorumluluk alanlarıyla ilgili işleri yaptığı bir ülke.
* Devletin yasama, yürütme ve yargılama kurumlarının birbirini; medyanın yalnızca halk adına hepsini denetlediği bir bürokratik yapılanma.
* Kimsenin kimseye dili, ulusal kökeni, dinsel inancı ya da inançsızlığı, giyim kuşamı ile ilgili yasaklar koyamayacağı; bir başkasını inançları nedeniyle fiziksel olarak tehdit ya da taciz edemeyeceği, hukuk alanında ise kimsenin bu saydıklarım nedeniyle mahkûm ya da kimi haklarından mahrum edilemeyeceği bir yasal netlik.
* Çocuk işçi çalıştırmanın yasak olduğu, kadın-erkek eşitliğinin sözde kalmadığı, hâmile ve çocuklu annelere yönelik her iş yerinde zorunlu kreş gibi hakların tanındığı bir iş yaşamı.
* Sendikasız işçi ve memur çalıştırmanın yasak olduğu bir güvenceli toplum.
* Yeraltı kaynaklarımızın, madenlerimizin, ormanların, akarsularımızın, elektrik, su, telsiz, telefon ve yol, köprü, baraj, stratejik üretim yerlerinin kamu mülkü olduğu ve adla özelleştirilemeyeceği bir altyapı düzeni.
* Emeklileri insanca yaşayan, gençlerin yeteneklerini en iyi biçimde değerlendirebilmesinin önünün açıldığı, çalışanların ücretlerinin eşit işe eşit ücret ilkesiyle belirlendiği ve bir engeli olmayan herkesin çalışma yaşamında risksiz, tehlikesiz bir biçimde rol alabildiği iş yaşamı koşullarının zorunlu olduğu bir sosyal yaşam.
* Tüm hastane, tedavi ve ilaç masraflarının devletçe karşılandığı bir sağlık sistemi.
* Vergilerin herkesin gelirine göre belirlendiği; insanca yaşama alt sınırının bireyin ve ailesinin doyma, barınma, eğitim ve kültürel ihtiyaçlarının karşılanabildiği rakamlara göre asgarî ücret olarak belirlendiği, bunun altında kimsenin kimseyi çalıştıramayacağının yasalarla ve büyük yaptırımlarla garanti altına alındığı bir ücretlendirme sistemi.
* Taciz, tecavüz, sürekli tehdit, mobbing, işkence, cinayet gibi suçlarda afsız, indirimsiz cezaların uygulanması.
* Milletvekillerinin, her ilde en az 10 yıldır o ilde yaşamakta olan kişiler arasından ve partisi ne olursa olsun kişisel başvuru yoluyla ve halka açık toplantılarla kendini tanıtarak ve halk tarafından vaatleri sorgulanarak seçilmesi.
* Milletvekili ve bakan maaşlarının üst düzey maaş alan bir eğitimci maaşından fazla olmaması.
* Devlet hizmetinde çalışan hiçbir bürokratın, kalifiye bir işçi maaşından fazla maaş almaması.
* Bir kişinin, iki kereden fazla asla milletvekili, bakan, başbakan, cumhurbaşkanı seçilemeyeceği yasal sınırın olması.
Böyle bir ülke özlemek, kimsenin herhangi bir duygusunu rencide edecek bir suç oluşturmamıştır inşallah. (Yukarıda yazdıklarımda şaka, mizah yoktur. Vallahi çok ciddiyim. Mizahtan kıl kapanlara özellikle duyurulur.)













