sozbizde.com
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
sozbizde.com
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
Ana sayfa YAZARLAR

Sızan Bedenler, Yağmalanan Zamanlar

Zeki Gül Ekleyen Zeki Gül
Ağustos 8, 2026
in YAZARLAR
0
Sızan Bedenler, Yağmalanan Zamanlar
0
Paylaş
1
Gösterim
Share on FacebookShare on Twitter

Dut ağacının gölgesinde küçük bir ev… Dış kapıda çardağı sarmış iki üzüm asması, bir köşede incir ağacı; bir horoz, yumurtlayan üç tavuk, bir koyun, bir kedi, bir köpek…

Doğayla uyum içinde, emeğinin karşılığını alabildiğin küçük bir dünya…

Belki de insanın gerçekten zengin olabilmesi için ihtiyaç duyduğu hayat tam da budur.

Ne var ki, asgari ücrete mahkum edilmiş milyonlara neoliberal çağ, Tolstoy’un yıllar önce sorduğu o büyük sorunun peşine düşmeyi unutturdu: “İnsana ne kadar toprak gerekir?”

Bugün ise daha yakıcı bir soruyla karşı karşıyayız:

İnsana huzur için ne kadar yaşam gerekir?

Huzur, daha çok tüketmekte değil; insanın kendi emeğiyle kurduğu mütevazı dünyada saklı değil midir? Gölgesine sığındığı bir dut ağacında, dalından kopardığı bir incirde, sabahın ilk ışığında öten bir horozda, akşam eve döndüğünde onu karşılayan bir köpekte ve sessizce kucağına sokulan bir kedide…

Gerçek zenginlik, belki de insanın doğayla ve kendi emeğiyle yeniden kurabildiği hayattır.

Ama bugünün milyonlarca ücretli çalışanı için başka bir soru daha var: Gerçekten uyuyorlar mı, yoksa sadece sızıyorlar mı?

Asgari ücrete mahkum edilen milyonların elinden yalnızca refah değil, dinlenme hakkı da alındı. Sağ kalabilmek için durmaksızın çalışıyorlar. Onlarınki uyumak değil; yorgunluğun beden üzerindeki son hükmü olan sızmak.

Çünkü uyku, insanın dinlendiği, yenilendiği, rüya gördüğü ve ertesi güne hazırlandığı doğal bir eylemdir. Oysa sürekli geçim kaygısıyla yaşayan, her ayın sonunu hesaplayarak ömrünü tüketen insanlar için gece, huzurun değil tükenmişliğin adıdır. Beden sonunda dayanamayınca kendini bırakır; buna uyku değil, sızmak denir.

Bugünün düzeninde uyku bir hak olmaktan çıktı; ertesi gün yeniden çalışabilmek için bedenin zorunlu olarak şarj edildiği kısa bir sızma molasına dönüştü.

Yaşamak, insanca bir varoluş olmaktan uzaklaşıp yalnızca hayatta kalma çabasına indirgeniyor.

Günde on iki saate varan mesailer, üzerine eklenen uzun yolculuklar… Böyle bir hayatın sonunda insanın kendisine, ailesine, dostlarına, kitaplarına, hayallerine ya da yalnızca sessizce oturup düşünmeye ayırabileceği bilinçli bir zamanı kalmıyor.

Asıl yağmalanan yalnızca emek değildir. Yağmalanan zamandır, zihindir, hayattır. “Sızmak”, dinlenmenin değil; sömürülmüş bedenin sessiz teslim oluşunun adıdır.

İnsanın insanca uyuma, dinlenme ve hiçbir şey yapmadan sadece var olabilme hakkının elinden alındığı bir yerde gerçek anlamda yaşamdan söz etmek mümkün değildir.

Bir dut ağacının altında, bir kediyle, kendi emeğiyle ürettiğiyle yetinerek yaşayabilmek bugün artık “sade bir hayat” değil, neredeyse erişilemez bir ayrıcalık haline getirildi. İnsanlar daha çok tüketmeye zorlanırken, aslında kendi hayatlarını tüketiyor.

Oysa üzüm, dut ve incir yalnızca meyve ağaçları değildir. Onlar Anadolu’nun binlerce yıllık hafızasını taşıyan üç kadim simgedir. Üzüm ticaret yollarını, dut üretimi ve İpek Yolu’nu, incir ise bereketi, dayanıklılığı ve zor zamanlarda ayakta kalabilmeyi anlatır. Bu üç ağaç, aynı zamanda insanın kendi emeğiyle yaşayabilme ve doğayla uyum içinde var olabilme kültürünü de temsil eder.

Bugün insanın elinden alınan yalnızca insanca bir ücret değildir. Elinden alınan; bu toprakların binlerce yılda oluşturduğu kendi kendine yetebilme bilgisi, emeğin onuru ve doğayla kurduğu kadim bağdır.

Belki de bu yüzden Tolstoy’un sorusuna bugün yeni bir soru eklemek gerekiyor: İnsana huzur için ne kadar yaşam gerekir?

Cevabı, ne beton kulelerde ne de bitmek bilmeyen tüketim yarışında saklı.

Belki de cevap; gölgesine sığınılan bir dut ağacında, çardağı saran bir üzüm asmasında, dalından koparılan bir incirde ve insanın kendi emeğiyle kurduğu küçük ama onurlu hayatın içinde duruyor. Fakat bu hayatı sadece birkaç kişinin ayrıcalığı olmaktan çıkarıp herkesin hakkı kılacak yegane güç; yan yana gelmek, örgütlenmek ve ortak geleceğimize birlikte sahip çıkmaktır.

Sağlıcakla kalın.

Sızan bedenler, yağmalanan zamanlar – Zeki Gül – Evrensel

Post Views: 82
Önceki yazı

Engin görüş…

Zeki Gül

Zeki Gül

  • Çok okunanlar
  • Yorumlar
  • Son Haberler
İSTİFA VE İSTİĞFAR

İSTİFA VE İSTİĞFAR

Şubat 11, 2026
DENİZ GEZMİŞ VE ARKADAŞLARI VE MAYISTA YİTİRDİĞİMİZ DEVRİMCİLERİ ANMAK -1

DENİZ GEZMİŞ VE ARKADAŞLARI VE MAYISTA YİTİRDİĞİMİZ DEVRİMCİLERİ ANMAK-6

Mayıs 21, 2025
Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Ekim 12, 2025
BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

Mart 9, 2025
Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

0
Nebati Margarinler Çağı

Nebati Margarinler Çağı

0
Pirus Generali

Pirus Generali

0
Bizden Karikatürler

Bizden Karikatürler

0
Sızan Bedenler, Yağmalanan Zamanlar

Sızan Bedenler, Yağmalanan Zamanlar

Ağustos 8, 2026
Engin görüş…

Engin görüş…

Ağustos 8, 2026
ULVİ PUĞ’DAN  “CUMARTESİ”LİK

ULVİ PUĞ’DAN  “CUMARTESİ”LİK

Ağustos 8, 2026
GÖRÜŞ

GÖRÜŞ

Ağustos 8, 2026

Güncel Haberler

Sızan Bedenler, Yağmalanan Zamanlar

Sızan Bedenler, Yağmalanan Zamanlar

Ağustos 8, 2026
Engin görüş…

Engin görüş…

Ağustos 8, 2026
ULVİ PUĞ’DAN  “CUMARTESİ”LİK

ULVİ PUĞ’DAN  “CUMARTESİ”LİK

Ağustos 8, 2026
GÖRÜŞ

GÖRÜŞ

Ağustos 8, 2026

Kategorilere Gözat

  • BASINDAN
  • BİLİM TEKNOLOJİ
  • BİZDEN KARİKATÜRLER
  • ÇEVRE
  • ÇİZER
  • DÜNYA
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • GENEL
  • GEZİ
  • GÜNCEL
  • GÜNÜN SÖZÜ
  • Hafta Ortası Karikatürü
  • İMECE DER
  • KADIN
  • KİTAP TANITIM
  • KONUK YAZAR
  • KÖŞE YAZISI
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • MEDYA
  • MİZAH
  • MÜZİK
  • ÖYKÜ
  • ÖZEL HABER
  • ÖZEL RÖPORTAJ
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • ŞİİR
  • SOSYAL MEDYADAN
  • SÖZ BİZDE
  • SÖZ SİZDE
  • SPOR
  • STK
  • TURİZM
  • Uncategorized
  • YAZARLAR
  • YEREL YÖNETİMLER
  • YORUM

Son Haberler

Sızan Bedenler, Yağmalanan Zamanlar

Sızan Bedenler, Yağmalanan Zamanlar

Ağustos 8, 2026
Engin görüş…

Engin görüş…

Ağustos 8, 2026


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.

Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.