HADDİNİ BİLDİRDİLER
Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in, tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu’nu hedef alan sosyal medya paylaşımı tepki çekti. Gökçek, tepkilerin büyümesinin ardından paylaşımını kaldırdı.
Gökçek, sosyal medya hesabından Dilek İmamoğlu’nun Bodrum’da denizde çekildiği öne sürülen bir görüntüyü yayımlayarak, “Bilin bakalım Bodrum’da keyif yapan bu hanımefendi kim?” ifadelerini kullandı.
Paylaşım kısa sürede sosyal medyada gündem olurken, çok sayıda kullanıcı Gökçek’e tepki gösterdi. Eleştirilerin odağında ise siyasi tartışmanın, bir siyasetçinin eşinin özel yaşamı ve denizdeki görüntüsü üzerinden yürütülmesi vardı.
Özel yaşam üzerinden hedef gösterme tepkisi
Dilek İmamoğlu’nun eşi Ekrem İmamoğlu’nun tutuklu olması nedeniyle tatil yapamayacağı ya da denize giremeyeceği yönünde bir algı yaratılmaya çalışıldığı belirtilirken, Gökçek’in paylaşımı “özel hayata müdahale” ve “hedef gösterme” eleştirilerine neden oldu.
Sosyal medyada yapılan yorumlarda, Dilek İmamoğlu’nun herhangi bir kamu görevi bulunmadığına dikkat çekilerek, bir kişinin denize girmesinin siyasi malzeme haline getirilmesine tepki gösterildi.
Gökçek’in paylaşımında bir kadının denizdeki görüntüsünü kullanması da ayrıca eleştirildi.
Tepkiler arttı, paylaşım kaldırıldı
Gökçek, gelen yoğun tepkilerin ardından söz konusu paylaşımını sosyal medya hesabından kaldırdı.
Ancak paylaşımın silinmesi tartışmayı bitirmedi. Sosyal medya kullanıcıları, siyasi eleştirinin kamusal faaliyetler ve siyasi sorumluluklar üzerinden yapılması gerektiğini belirterek özel yaşamın siyasi hesaplaşmanın aracı haline getirilmesine karşı çıktı.
Gökçek’in paylaşımı, sosyal medyada şu soruyu da beraberinde getirdi:
Siyasette eleştirinin sınırı nerede biter, insanların özel hayatı nerede başlar?

…
PARA HIRSI GÖZLERİNİ KÖR ETTİ
Antalya’nın Manavgat ilçesinde caretta carettaların yuvalama alanında bulunan 5 yıldızlı bir otelin, sahildeki kumulları kazdığı ve oluşan çukurları atıklarla doldurduğu belirlendi. Otelin “Kaplumbağa Dostu Turizm Sertifikası” iptal edildi.
Antalya’nın Manavgat ilçesinde, nesli tehlike altındaki caretta carettaların önemli yuvalama alanlarından birinde yapılan müdahale tepki çekti.
5 yıldızlı otelin bulunduğu bölgede kumulların iş makineleriyle kazıldığı, çıkarılan kumların başka alanlara taşındığı ve açılan çukurların çeşitli atıklarla doldurulduğu tespit edildi.
Bölgedeki çalışmaların caretta carettaların yuvalama alanına zarar verdiğinin belirlenmesinin ardından otel hakkında işlem başlatıldı.
“Kaplumbağa Dostu” sertifikası iptal edildi
Yaşananların ardından tesisin daha önce aldığı “Kaplumbağa Dostu Turizm Sertifikası” da iptal edildi.
Ortaya çıkan görüntülerde sahil ile otel arasındaki doğal kumul alanlarında yapılan kazılar ve atıkların doldurulduğu bölümler dikkat çekti.
Caretta carettaların yumurtalarını bıraktığı kumsallardaki doğal kumul yapısı, deniz kaplumbağalarının üreme döngüsünün korunması açısından büyük önem taşıyor.
Olay, “Kaplumbağa Dostu” sertifikasına sahip bir tesisin yuvalama alanına yönelik müdahaleyle gündeme gelmesi nedeniyle ayrıca tartışma yarattı.

…
“DEMOKRASİNİN YOLU MECLİSTEN GEÇER”
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Abdullah Öcalan’ın kendisine “özel selam” gönderdiği ve “Demokrasinin yolu Silivri’den değil, İmralı’dan geçer” mesajını ilettiği iddiasına yanıt verdi. Özel, demokratik siyasetin adresinin TBMM ve sandık olduğunu söyledi.
DEM Parti heyetinin 2 Ağustos’ta İmralı’ya gerçekleştirdiği ziyarete ilişkin yayımlanan görüşme notlarında, Abdullah Öcalan’ın Özgür Özel’e selam gönderdiği ve “Hukuk ve demokrasi kanalını açmak herkes için, hele sizin için son şanstır demelisiniz. Demokrasinin yolu Silivri’den değil, İmralı’dan geçer” dediği aktarıldı.
Özel, söz konusu mesajın kendisine doğrudan iletilmediğini belirtti. İmralı heyetinin daha önce siyasi partileri ziyaret ettiğini hatırlatan Özel, son görüşmenin ardından kendilerinden randevu istenmediğini ve kendisine böyle bir mesajdan söz edilmediğini söyledi.
Öcalan’ın “İmralı” vurgusuna karşı Özel, demokratik siyasetin adresi olarak Meclis ve sandığı gösterdi:
“Ben demokrasinin yolunu cezaevlerinden, şehirlerden değil; TBMM’den geçiririm. Eğer demokratik bir cumhuriyet olacaksak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden, sandıktan geçer.”

…
SERMAYE LÜKS PEŞİNDE
MADENCİ YALINAYAK
Yıldızlar SSS Holding’e bağlı Elazığ Eti Gümüş ve Doruk Madencilik işçileri, ödenmeyen ücret ve tazminatlarını alabilmek için Ankara’daki eylemlerini sürdürüyor.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde günlerdir seslerini duyurmaya çalışan madencilerin eyleminden yansıyan bir görüntü ise yaşanan mağduriyetin adeta simgesi oldu.
Bir işçinin ayaklarındaki tabanı parçalanmış, yer yer tamamen aşınmış ayakkabılar, uzun süren mücadelenin ve işçilerin içinde bulunduğu ekonomik koşulların en çarpıcı karesi olarak dikkat çekti.
Yer altından altın, gümüş ve bakır çıkaran işçiler, şimdi alın terlerinin karşılığını alabilmek için başkentte mücadele veriyor.
Madenciler, ödenmeyen ücret ve tazminatlarının bir an önce ödenmesini isterken taleplerini şu sözlerle dile getiriyor:
“Altını, gümüşü, bakırı çıkardık; canımızı çıkarmayın.”
Bir çift parçalanmış ayakkabı ise Ankara’nın ortasında geriye tek bir soru bırakıyor: Emeğin karşılığını almak neden bu kadar zor?

…
BU NE YAMAN ÇELİŞKİ
Gazeteci Fatih Altaylı, saç örme eylemine katıldığı gerekçesiyle hakkında soruşturma yürütülen ve yargılandığı davada beraat eden hemşire İkra Avcı’nın meslekten ihraç edilmesine tepki gösterdi. Altaylı, kararı silah bırakan örgüt mensuplarına siyaset yolunun açılmasına yönelik düzenlemelerle karşılaştırdı.
Yılın başında Suriye’de IŞİD bağlantılı olduğu belirtilen Rami Haşimi adlı milisin, YPG saflarında yer alan bir kadını öldürdükten sonra saçlarını keserek bu saçlarla poz vermesi dünya çapında tepkiye neden olmuştu.
Olayın ardından farklı ülkelerde çok sayıda kadın, dayanışma amacıyla saçlarını ördükleri görüntüleri sosyal medyada paylaşmıştı. Türkiye’de bu eyleme katılan isimlerden biri de Kocaeli’de görev yapan hemşire İkra Avcı olmuştu.
Avcı hakkında “teröre destek verme” suçlamasıyla dava açıldığını ve yargılama sonucunda beraat ettiğini belirten Altaylı, buna rağmen Sağlık Bakanlığı tarafından meslekten ihraç edilmesini eleştirdi.
Altaylı, Türkiye’de yürütülen yeni süreçte silah bırakan örgüt mensuplarına siyaset yapabilmelerinin önünü açacak düzenlemelerin kabul edildiğini hatırlatarak iki uygulama arasındaki çelişkiye dikkat çekti.
“Bir yandan Türk askerine, polisine, vatandaşına silah sıkan, öldüren teröriste af getiren yolu açıyoruz. Diğer yandan saçını örmekten öte bir şey yapmamış bir hemşireyi meslekten atıyoruz” diyen Altaylı, tepkisini şu soruyla noktaladı:
“Biz gerçekten ne yaptığımızı biliyor muyuz!”

…
BUTLAN CHP’SİNDE BÜYÜK ŞÜPHE
CHP İletişim Koordinatörü Ali Haydar Fırat, CHP içerisinde YENİ Parti’yle birlikte hareket eden bir grubun bulunduğunu öne sürdü. Fırat, söz konusu grupta milletvekilleri, belediye başkanları ve Parti Meclisi üyelerinin de yer aldığını iddia etti.
Parti içindeki bazı isimlerin istifa sürecini bilinçli olarak zamana yaydığını savunan Fırat, bunun CHP’de sürekli bir “dağılma görüntüsü” oluşturmayı amaçladığını ileri sürdü.
Fırat, “İçinde milletvekili de var, belediye başkanı da var, Parti Meclisi üyesi de var. Daha önce Parti Meclisi üyeliği yapmış olanlar da var, Yüksek Disiplin Kurulu üyeliği yapmış olanlar da var, kadın kolları başkanlığı ve gençlik kolları başkanlığı yapmış olanlar da var” dedi.
Fırat, bazı isimlerin ise CHP’den ayrılmayarak parti içerisinde hareket etmeyi sürdürdüğünü iddia etti.
“İstifa sürecini uzun zamana yayıp CHP’de sürekli bir dağılma görüntüsü yaratmak” istendiğini söyleyen Fırat, “Burada kalıp buradaki ahengi ve örgütlülüğü bozmak istiyorlar” ifadelerini kullandı.















