sozbizde.com
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
sozbizde.com
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
Ana sayfa SAĞLIK

Ege’nin iki yakasından Türkiye’nin barış arayışına

Zeki Gül Ekleyen Zeki Gül
Ağustos 22, 2026
in SAĞLIK, YAZARLAR
0
Ege’nin iki yakasından Türkiye’nin barış arayışına
0
Paylaş
1
Gösterim
Share on FacebookShare on Twitter

Türkler ve Yunanlar, iki devlet arasındaki savaşların ve korkuların sonucunda mübadeleyle aynı coğrafyada birlikte yaşama imkanını geçen yüzyıl büyük ölçüde kaybettiler. Yeniden inşa etmek gerekiyor ve elbette mümkün.

Bugün ise Türkiye’de ve yakın coğrafyada Türkler ve Kürtler arasında kalıcı barışın ve gelecekte de birlikte yaşamın yollarını yeniden arıyoruz.

Türkiye ikinci yüzyılında binyıla dayanan bir arada yaşanmışlığın bir başka iz düşümü Türk / Yunan ilişkileri ve bu alandaki tanıklıklar Kürt başlığında barış için önemli bir deneyim.

Ege’nin iki yakasında, bir zamanlar koparılan bağları yeniden kurmak için otuz yıldır yan yana çalışan iki kardeş barış derneğinin deneyimi burada öğretici: Devletler arasında sınırlar ve kopuşlar yaşansa da halklar arasındaki bağlar yeniden kurulabilir; yeter ki birbirimizi düşmanlaştırmak yerine yeniden tanımaya, dinlemeye ve birlikte bir gelecek kurmaya cesaret edelim.

10 Ağustos akşamı Gömeç’te “Barışın diliyle geleceği kurmak” başlıklı bir panelde buluştuk. Panel, 5. Uluslararası Zeytin Dalı Kültür, Sanat ve Barış Festivali kapsamında düzenlenmişti. Yaşanan orman yangınlarının izleri henüz taptaze iken bu etkinliğin ertelenmeyip gerçekleştirilmesi, barışta ve yaşamda ısrar etmenin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gösterdi.

Konuşmacıların ortak bir özelliği vardı: Ege’nin iki kıyısındaki kentlerde belediye başkanlığı yapmış, aynı zamanda Türkiye ile Yunanistan halkları arasındaki dostluğu geliştirmek için yıllardır emek veren insanlardı. İzmir ve Midilli merkezli iki kardeş dernek; Siniparxi ile Ege Barış ve İletişim Derneği Ege’nin iki yakasındaki barış hareketinin yaklaşık otuz yıllık ortak hikayesi, o akşam Gömeç’te yeniden buluştu.

Panelin adı bile aslında ne söylemek istediğimizi anlatıyordu: Barışın diliyle geleceği kurmak. Ancak zaman yetersizliği nedeniyle Ege Barış ve İletişim Derneği ile geçmiş dönem Çankaya Belediye başkanlarından Bülent Tanık konuşmasını yapamamıştı. Tanık’ın metnini sonradan okuduğumda, bu buluşmanın arkasındaki tarihsel aklın ve yerel yönetim geleneğinin ne kadar köklü olduğunu bir kez daha hissettim.

Bülent Tanık metninde, Ege’deki barış fikrinin yalnızca bugünün anlık ihtiyaçlarından doğmadığını; köklerini 1920’lerin başında Atatürk ve Venizelos’un başlattığı üst düzey barış hamlelerine, karşılıklı ziyaretlere ve Balkan Paktı’na kadar uzanan bir devlet ve siyaset aklına dayandığını hatırlatıyor. Savaşın yıkıcılığını bizzat yaşayan liderlerin ardından devletler arası ilişkiler koptuğunda ise devreye halkların ve yerel yönetimlerin girdiğini vurguluyor.

İşte bu yerel diplomasi anlayışının somut adımları 1980’lerin sonundan itibaren atıldı. Dikili Belediye Başkanı Osman Özgüven ile Midilli Belediye başkanlarından Stratis Pallis’in 1990’da başlattığı “İkiz Barış Şenlikleri”, Ege’nin iki yakasında acıların kabuk bağladığı bir dönemde atılan devasa bir adımdı.

Tanık, 1989’da Burhaniye-Ören’de gerçekleştirilen festivalin ve ardından kurulan Bakırçay Belediyeler Birliğinin, kültür, sanat, emek ve barışı yerel yönetimlerin merkezine koyan “1989 belediyeciliği” anlayışının ilk örneklerini nasıl ördüğünü gözler önüne seriyor. Gömeç Belediye Başkanı Melih Bağcı’nın bugün sürdürdüğü çizgi de tam olarak bu köklü gelenekle bağ kuruyor.

Bülent Tanık’ın aktardığı makro ve kurumsal tarih, Stratis Pothas’ın anlattığı mikro hikayelerle yan yana geldiğinde Ege’deki barış düşüncesinin ne kadar sahici bir zemine oturduğu anlaşılıyor.

Pothas’ın annesinin 1914’te Ege’nin bu yakasından Midilli’ye göç etmek zorunda kalışından, büyükannesi Stavroula Mumci’nin kiliseden dönerken Türk komşusuna kutsal su yerine çeşme suyu götürmesi ama o sudan yapılan ekmekle kurulan tatlı komşuluk bağlarına kadar uzanan anılar, barışın mutfakta, komşulukta ve günlük yaşamda kurulduğunu gösteriyor. Tıpkı 1999 Marmara depreminde Yunanistan’dan yardım için gelen Pothas’dan, Assos’taki seyyar satıcının dondurma parasını almayışında olduğu gibi; barış bazen karşılık beklemeksizin bir başkasının acısının yanında durabilmektir.

Bu nedenle Ege’nin iki yakasında yıllardır sürdürülen barış çabasını yalnızca iki ülke arasındaki diplomatik bir hat olarak değerlendirmek eksik kalır. Bugün Türkiye’de barışı ve birlikte yaşamı ararken, Ege’nin öte yakasındaki insanla kurulan bu bağ aynı demokratik kültürün parçasıdır.

Bülent Tanık’ın kurumsal ve tarihsel perspektifi ile Stratis Pothas’ın insan odaklı anıları bize aynı gerçeği fısıldıyor: Barış, büyük protokollerden önce insan ilişkilerinde, ortak sofralarda ve birbirimizin gerçek hikayelerini dinlemekte kurulur. Ege’nin iki yakasında otuz yıla yaklaşan bu ortak düş, geçmişi inkar ederek değil, geçmişin bütün hikayelerini kucaklayarak geleceği kurmanın mümkün olduğunu kanıtlıyor.

Şimdi yazıma Bülent Tanık’ın yazısından kesintisiz bir bölümle devam ediyorum:

“Bu coğrafyalarda Ege ve Akdeniz’de, geleceği barış dili ile kurmanın anlamını en iyi bilenlerden iki kişi kimdir desem… kimlerin aklına Mustafa Kemal Atatürk ve Elefterios Venizelos birlikte gelir bilemem.

Bu iki isim 1920’lerin başlarında büyük acı ve kayıpların yaşandığı uzun süren bir savaşın iki tarafının liderliğini yapmışlar. Savaşın nelere mal olduğunu, yıkıcılığının boyutlarını yaşayarak gözlemiş, yakından bilen iki komutan… Savaş ve siyasetin ayrılmaz birlikteliğini, iç içeliğini de iyi biliyorlardı. Savaşı önlemenin, düşmanlıkları sönümlendirmenin, barışı kurmanın siyasetin başarabileceği ve yapması gereken şey olduğunun bilincindeler.

Büyük savaşın ve Anadolu topraklarındaki çatışma döneminin üzerinden henüz 10 yıl geçmemişken en üst düzeyde iki liderin başlattıkları Türkiye ve Yunanistan yakınlaşması

-barışı; kuşkusuz dünya siyasal tarihinin çok değerli bir tercih ve eylem örneğini oluşturmuştur.

Venizelos’un Atatürk’ü Nobel Barış Ödülü’ne önermesi bir yana, karşılıklı ziyaretlerle doruğa çıkan bir yakınlaşma; iki ülke parlamentolarında kanunlar çıkarılarak kabul edilen dostluk ve dayanışma sözleşmeleri ve örgütlenmeler ile devam etmiştir. Balkanlardan İran’a bir barış bölgesine dönüşecek ilişkiler kurulmuş ilk Balkan Paktı oluşturulmuştur. ‘Böl ve yönetin’ simgesi olan Balkanlaştırma kavramının ters yüz edilmesi ve bütünleşik bir barış koridorunun kurulması arayış ve çabaları Avrupa’nın güney doğusundan Asya’nın güney batısına toplumların gündemine çıkarılmış farkındalığına sunulmuştur.

Ne var ki ölümler -Venizelos (1936) Atatürk (1938)- ve yaklaşan büyük ikinci savaşın (1939-1945) yaygın ateşi, ortalığı bir kez daha yakıp kavurmuştur.

Sonrası da en az savaş kadar üzüntü verici bir durumdur. Halklar düşmanlaştırılmış, ötekileştirilmiştir. İlişkiler kopartılmıştır. Barışın ve dayanışmanın toplumlar arasında devlet politikalarına egemen olması çabaları derinlere gömülmüştür.

Günümüze gelindiğinde, Balkanlarda, Kafkaslarda, Ortadoğu’da (dünyanın dört bir yanında) parça pinçik edilmiş, birbirini yemekten bitap düşmüş-düşürülmüş, varlarını yoklarını savaşa, savaş ‘sopasına’ harcayan düşman halklar!!!”

Evet böyle özetliyor Bülent Tanık…

Kanımca, Ege’nin iki yakasında yıllardır sürdürülen barış çabasını yalnızca Türkiye-Yunanistan ilişkileri bağlamında değerlendirmek eksik kalır.

Bugün Türkiye’de Kürt başlığında yeniden barışın, birlikte yaşamanın ve demokratik çözümün yollarını ararken, Ege’de de aynı anda barış dilini büyütmek büyük önem taşıyor. Çünkü barış yalnızca tek bir coğrafyanın meselesi değildir. Bir ülkede komşusuyla, başka bir ülkede sınırın öte yanındaki insanla, başka bir yerde farklı kimliklerle birlikte yaşamanın yollarını aramak aynı demokrasi ve barış fikrinin parçalarıdır.

Benim için Ege’nin iki yakasında otuz yıldır büyütülen bu barış düşü, kurucuları arasında yer aldığım Türkiye Barış Meclisinden, çağrıcılarından olduğum ‘Türkiye Barışını Arıyor’ Konferansına (13-14 Ocak 2007), Rojava’da halkların dayanışmasına katkı sunmak için kurucu başkanı olduğum Rojava Yardımlaşma ve Dayanışma Deneği (İzmir) kurucu eş başkanlığına, İzmir Barış Bloku eş sözcülüğüne ve halen devam eden Ege Barış ve İletişim Derneği genel sekreterliğine kadar uzanan kendi barış yürüyüşümle de buluşuyor; farklı coğrafyalarda farklı biçimler alsa da bütün bu deneyimler bana aynı şeyi söylüyor: Barış, birbirimizi öteki olmaktan çıkardığımız yerde başlıyor.

Sağlıcakla kalın.

Ege’nin iki yakasından Türkiye’nin barış arayışına – Zeki Gül – Evrensel

Post Views: 78
Önceki yazı

İki Kavram: Butlan ve Vefa

Sonraki Gönderi

RÜYA TERLİK!

Zeki Gül

Zeki Gül

Sonraki Gönderi
RÜYA TERLİK!

RÜYA TERLİK!

  • Çok okunanlar
  • Yorumlar
  • Son Haberler
İSTİFA VE İSTİĞFAR

İSTİFA VE İSTİĞFAR

Şubat 11, 2026
DENİZ GEZMİŞ VE ARKADAŞLARI VE MAYISTA YİTİRDİĞİMİZ DEVRİMCİLERİ ANMAK -1

DENİZ GEZMİŞ VE ARKADAŞLARI VE MAYISTA YİTİRDİĞİMİZ DEVRİMCİLERİ ANMAK-6

Mayıs 21, 2025
Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Ekim 12, 2025
BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

Mart 9, 2025
Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

0
Nebati Margarinler Çağı

Nebati Margarinler Çağı

0
Pirus Generali

Pirus Generali

0
Bizden Karikatürler

Bizden Karikatürler

0
ULVİ PUĞ’DAN  “CUMARTESİ”LİK

ULVİ PUĞ’DAN  “CUMARTESİ”LİK

Ağustos 22, 2026
CEMAATLER, ÇETELER VE SUÇ ÖRGÜTLERİ…

CEMAATLER, ÇETELER VE SUÇ ÖRGÜTLERİ…

Ağustos 22, 2026
RÜYA TERLİK!

RÜYA TERLİK!

Ağustos 22, 2026
Ege’nin iki yakasından Türkiye’nin barış arayışına

Ege’nin iki yakasından Türkiye’nin barış arayışına

Ağustos 22, 2026

Güncel Haberler

ULVİ PUĞ’DAN  “CUMARTESİ”LİK

ULVİ PUĞ’DAN  “CUMARTESİ”LİK

Ağustos 22, 2026
CEMAATLER, ÇETELER VE SUÇ ÖRGÜTLERİ…

CEMAATLER, ÇETELER VE SUÇ ÖRGÜTLERİ…

Ağustos 22, 2026
RÜYA TERLİK!

RÜYA TERLİK!

Ağustos 22, 2026
Ege’nin iki yakasından Türkiye’nin barış arayışına

Ege’nin iki yakasından Türkiye’nin barış arayışına

Ağustos 22, 2026

Kategorilere Gözat

  • BASINDAN
  • BİLİM TEKNOLOJİ
  • BİZDEN KARİKATÜRLER
  • ÇEVRE
  • ÇİZER
  • DÜNYA
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • GENEL
  • GEZİ
  • GÜNCEL
  • GÜNÜN SÖZÜ
  • Hafta Ortası Karikatürü
  • İMECE DER
  • KADIN
  • KİTAP TANITIM
  • KONUK YAZAR
  • KÖŞE YAZISI
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • MEDYA
  • MİZAH
  • MÜZİK
  • ÖYKÜ
  • ÖZEL HABER
  • ÖZEL RÖPORTAJ
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • ŞİİR
  • SOSYAL MEDYADAN
  • SÖZ BİZDE
  • SÖZ SİZDE
  • SPOR
  • STK
  • TURİZM
  • Uncategorized
  • YAZARLAR
  • YEREL YÖNETİMLER
  • YORUM

Son Haberler

ULVİ PUĞ’DAN  “CUMARTESİ”LİK

ULVİ PUĞ’DAN  “CUMARTESİ”LİK

Ağustos 22, 2026
CEMAATLER, ÇETELER VE SUÇ ÖRGÜTLERİ…

CEMAATLER, ÇETELER VE SUÇ ÖRGÜTLERİ…

Ağustos 22, 2026


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.

Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.