Neler üşüşmüşse geceye
Koşup geldiyse düşüme
Onların tortusudur, duruyorlarsa hala.
Böyle apansız, böyle
En unutulmazlığıyla çıkıverir karşına…
Kalk ayağa!
Git bir göl kenarına, ya da serin bir yaylaya
Yoksa, hiç susmayacak bu gönlün namesi
Bak! bastırıyor kaç gazelin sesini…
Hem, öyle turna kuşlarının kanatlarıyla falan
Gelmez ki, gidenler.
Hadi kalk!
Belki yağmur yağar birazdan
Çapak sandığın,
Arınır o yağmurun damlasından…














