ŞİDDETİ İNKAR ETMİŞ
Butlancı Berhan Şimşek’in hayat arkadaşı Özlem Şanver’e şiddet uyguladığı anlara ilişkin güvenlik kamerası görüntülerinin ortaya çıkmasının ardından gazeteci Ahmet Hakan’dan dikkat çeken bir açıklama geldi. Hakan, iddialar ilk gündeme geldiğinde Şimşek’in kendisine şiddet uygulamadığını söylediğini belirterek, görüntüler sonrasında “Kendimi acayip aldatılmış hissediyorum. Vay Berhan vay” ifadelerini kullandı.
Şimşek hakkında Özlem Şanver’e şiddet uyguladığı iddiası daha önce kamuoyuna yansımış, Şimşek ise suçlamaları reddetmişti. Halk TV’nin yayımladığı güvenlik kamerası görüntülerinde Şimşek’in Şanver’e yönelik fiziksel müdahalesi görülürken, olay kamuoyunda büyük tepki çekti.
Ahmet Hakan da daha önce Şimşek’le yaptığı görüşmeyi hatırlatarak, kendisine anlatılanlarla görüntüler arasında büyük bir çelişki bulunduğunu söyledi.
Hakan, Şimşek’in kendisine “Asla şiddet yok” dediğini aktararak görüntüleri izledikten sonraki tepkisini şöyle dile getirdi:
“Kendimi acayip aldatılmış hissediyorum. Vay Berhan Vay.”
Hakan ayrıca, görüntüler ortadayken olayın inkâr edilmesinin mümkün olmadığını ifade ederek Şimşek’in tutumunu eleştirdi.
Şimşek, görüntülerin kamuoyuna yansımasının ardından CHP Genel Başkan Yardımcılığı ve MYK üyeliğinden istifa etmiş, hakkındaki iddiaları reddederek parti üyeliğini sürdüreceğini açıklamıştı.
Kadına yönelik şiddet görüntüleriyle başlayan tartışma, böylece Şimşek’in daha önce yaptığı savunmaların da yeniden gündeme gelmesine neden oldu.

…
KARATEPE’NİN ASİ ÇOCUĞU
Tutuklu komedyen Deniz Göktaş, cezaevinden gönderdiği mektupta hakkında art arda verilen tutuklama kararlarını kendine özgü mizahıyla anlattı. Göktaş, aynı hafta içinde cezaevindeyken üç kez tutuklandığını belirterek yaşananları, “Karatepe’nin asi çocuğu, suç makinesi dehşet saçmaya devam ediyor” sözleriyle tiye aldı.
63 gündür tutuklu bulunan komedyen Deniz Göktaş, Kadıköy’de kendisine destek amacıyla düzenlenen eyleme Karatepe Cezaevi’nden bir mektup gönderdi.
Göktaş, mektubunda tutukluluk sürecinde yaşadıklarını anlatırken özellikle hakkında peş peşe verilen yeni tutuklama kararlarına dikkat çekti.
“Ben bu hafta üç defa tutuklandım, hem de cezaevindeyken” diyen Göktaş, yaşadığı süreci yine mizahın diliyle anlattı.
Komedyen, mektubunda kendisini adeta bir suç makinesi gibi gösteren tabloyla alay ederek, “Karatepe’nin asi çocuğu, suç makinesi dehşet saçmaya devam ediyor” ifadelerini kullandı.
Göktaş’ın cezaevinden gönderdiği mesaj, Kadıköy’de düzenlenen dayanışma eyleminde okundu.
Cezaevindeyken üç tutuklama
Göktaş’ın mektubundaki en dikkat çekici bölüm, zaten cezaevinde bulunduğu sırada hakkında verilen yeni tutuklama kararlarına ilişkin sözleri oldu.
Yaşananları ironik bir dille aktaran Göktaş, “Bu kadar kısa sürede böyle büyük bir suç kariyeri inşa etmek kolay değil” anlamına gelen ifadelerle süreci hicvetti.
Göktaş’ın sözleri, kendisi hakkındaki adli sürecin geldiği noktaya yönelik sert bir mizahi eleştiri olarak yorumlandı.
Komedyenin tutukluluğu sırasında farklı dosyalar kapsamında yeniden tutuklama kararları verilmesi, kamuoyunda da tartışma yarattı.
Gösterisindeki sözler de dosyaya girdi
Deniz Göktaş hakkındaki hukuki süreç yalnızca tutuklama kararlarıyla sınırlı kalmadı. Komedyenin sahne gösterilerinde kullandığı ifadeler de soruşturmalara konu oldu.
Göktaş hakkında “Cumhurbaşkanına hakaret”, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” ile “suçu ve suçluyu övme” suçlamaları yöneltildi. Hazırlanan iddianamede komedyenin 2 yıl 8 aydan 11 yıl 2 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.
Böylece Göktaş’ın sahnede yaptığı şakalar ve kullandığı ifadeler, ceza soruşturmalarının konusu haline geldi.
Mizahını cezaevinde de bırakmadı
Göktaş ise cezaevinden gönderdiği son mektubunda hukuki tartışmaya uzun uzun girmek yerine, yaşadıklarını mesleğinin diliyle anlatmayı tercih etti.
Kendisini “Karatepe’nin asi çocuğu” ve “suç makinesi” olarak tanımlaması da bu ironinin bir parçasıydı.
Cezaevindeyken aynı hafta içerisinde üç kez tutuklandığını söyleyen Göktaş’ın mektubundaki belki de en çarpıcı nokta ise mizahını sürdürmesiydi.
Sahnede yaptığı şakalar nedeniyle yargılanan komedyen, bu kez şakasını cezaevinden yaptı:
“Ben bu hafta üç defa tutuklandım, hem de cezaevindeyken.”

…
TİYATROYA GİDER GİBİ!
Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, hakkında yürütülen soruşturma kapsamında “şüpheli” sıfatıyla ifade vermek üzere Ankara Adliyesi’ne geldi. Ancak Gökçek’in adliye girişinde gazetecilerin karşısında sakız çiğnemesi, soruşturma kadar dikkat çeken görüntülerden biri oldu.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Gökçek hakkında yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı yönündeki iddiaların basına yansımasının ardından 29 Ağustos’ta resen soruşturma başlatmıştı. Soruşturma, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülüyor. Gökçek de 4 Eylül’de şüpheli sıfatıyla ifade vermek üzere adliyeye çağrıldı.
Gökçek’in adliyeye gelişi sırasında kameraların kaydettiği görüntüler ise kısa sürede sosyal medyada gündem oldu. Güneş gözlüğüyle gazetecilerin arasından geçen Gökçek’in bu sırada sakız çiğnemeyi sürdürmesi tartışma yarattı.
Görüntülerin ardından oğlu Osman Gökçek de babasının neden sakız çiğnediğine ilişkin açıklama yaptı. Osman Gökçek, babasının ağız kuruluğu yaşadığını ve bu nedenle sakız kullandığını belirtti.
Soruşturmanın merkezinde ise Gökçek ailesinin Almanya’daki yatırımlarıyla ilgili iddialar bulunuyor. Gazeteci Murat Ağırel’in gündeme getirdiği iddialarda, Gökçek’in gelini Hülya Gökçek adına Almanya’da kurulan şirketin finansmanı ve milyonlarca avroluk gayrimenkul yatırımlarında kullanılan paranın kaynağı sorgulanıyor. Gökçek ise daha önce iddiaları reddederek paranın yasal yollarla Almanya’ya gönderildiğini ve yatırımların kredi ile ipotek kullanılarak finanse edildiğini savunmuştu.
Başsavcılık da soruşturmanın amacının söz konusu iddialarla ilgili “maddi gerçeğin ortaya çıkarılması” olduğunu açıklamıştı.

…
ÖZEL: ÜSKÜDAR’A ÇÖKECEKLER
Üsküdar Belediye Meclisi’nde yapılacak başkanvekili seçimi öncesinde yaşanan gözaltılar ve CHP’den istifa eden dört meclis üyesinin AKP’ye katılması siyasetin gündemine oturdu. YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, yaşananlara sert tepki göstererek, “Millet gözaltındayken seçim yapacaklar, Üsküdar’a çökecekler” dedi.
Üsküdar Belediye Meclisi’ndeki dengeleri değiştiren gelişmelerin ardından gözler başkanvekili seçimine çevrildi. Seçim öncesinde dört meclis üyesinin CHP’den ayrılarak AKP’ye geçmesi, ardından bazı meclis üyelerinin gözaltına alınması tartışmaları büyüttü.
Özel, Üsküdar’da yaptığı açıklamada sürecin sıradan bir belediye meclisi seçimi olarak değerlendirilemeyeceğini savundu.
“Yarın yapacakları seçimle Üsküdar’a çökecekler” diyen Özel, gözaltındaki meclis üyelerinin oy kullanamayacak olmasına dikkat çekti.
Özel, “Millet gözaltındayken seçim yapacaklar. Üsküdar’a çökecekler. Ama Üsküdar’ı onlara bırakmayacağız” ifadelerini kullandı.
Dört meclis üyesi AKP’ye geçti
Başkanvekili seçimine kısa süre kala Üsküdar Belediye Meclisi’nin CHP’li üyeleri Ahmet Başbaydar, Ayhan Aydın, Hüseyin Kazan ve Tahsin Usta partilerinden istifa ederek AKP’ye katıldı.
Dört isme AKP rozetlerinin takılmasıyla birlikte Belediye Meclisi’ndeki siyasi denge de kritik hale geldi. Muhalefet, zamanlaması nedeniyle bu geçişlerin başkanvekili seçimiyle bağlantılı olduğunu savunuyor.
Seçim öncesindeki bir diğer kritik gelişme ise meclis üyelerine yönelik gözaltılar oldu. Üç meclis üyesinin gözaltında bulunması, yapılacak oylamada sayıların ve dolayısıyla seçimin sonucunun etkilenebileceği tartışmasını beraberinde getirdi.
Özel de konuşmasında tam olarak bu noktaya dikkat çekerek, gözaltılarla parti değiştirmelerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Üsküdar’da gözler sandıkta
Üsküdar’da yaşananlar, belediye meclisindeki bir başkanvekili seçiminin ötesinde siyasi bir mücadeleye dönüşmüş durumda.
Bir tarafta dört üyenin AKP’ye geçmesi, diğer tarafta üç meclis üyesinin gözaltında bulunması nedeniyle seçim aritmetiği değişirken, YENİ Parti cephesi sürecin seçmen iradesine müdahale anlamına geldiğini ileri sürüyor.
Şimdi gözler Üsküdar Belediye Meclisi’nde yapılacak kritik oylamaya çevrildi. Seçimin sonucu yalnızca yeni başkanvekilini belirlemeyecek; son günlerde yaşanan gözaltılar ve parti değiştirmeler nedeniyle başlayan siyasi tartışmayı da daha da büyütecek.















