ULVİ PUĞ’DAN (CUMARTESİ”LİK”)
Fıkra bu ya Ermenistan’da casusluk yaparken yakalan Temel’e konuşması için işkence yapılıyormuş.
Önce sağ elinin bir parmağını kesmişler.
Temel yalvarmış : “Sizden ricam parmağumi doğduğum vatanuma atmanuz. Zaten sinurlarimuz bitişuk!”
Temel o kadar yalvarmış ki, Ermeni subayı insafa gelmiş ve Temel’in kolunu sınırdan Türkiye’ye atmışlar.
İşkenceye devam edip sağ elini bilekten kesmişler.
Temel’den yine aynı yalvarış ve aynı sonuç.
Kulağının birini kesmişler. Temel yine iki gözü iki çeşme yalvarınca Ermeni subay işkillenmiş ve emir vermiş: “Sakın dediğini yapmayın. Görmüyormusunuz adam ufak ufak Türkiye’ye tüyüyor!”
Temel’in ufak ufak Türkiye’ye göçme planı bize biraz tebessüm ettirse de tüm Türkiye’nin ufak ufak AK Parti’ye geçmesi pek hayra alamet değil.
AK Parti zaten her türlü yolu deneyip belediyeleri bir şekilde teker teker ele geçirme planını uyguluyor. Biz buna sinir olurken bir de kendiliğinden koşup gidip AK Parti’ye üye olanlar var!
Dün de 4 kadın belediye başkanı hoop diye AK Parti’ye geçivermiş. Biri de Foça Belediye başkanı S. B. FIÇI.
FIÇI’nın şahıs olarak Ak Parti’ye geçmesi zerre kadar umrunda olmaz. Ama FIÇI’nın içinde FOÇA’nın da AK Parti’ye armağan edilmesi çok asap bozucu bir durum.
Küçük Temel babası Dursun’a sormuş, “Babaciğum Yaşar Kemal kimdur?”
“Çok büyük yazardu, öldi!” diye cevap vermiş Dursun.
Küçük çok Temel üzülmüş ve “Keşke babaciğum!” demiş “Keşke piraz küçük yazsaydu da ölmeseydu!
Tabii, bir de işin Fıçı gibi isimlerin belediye başkanı olmasını sağlayan BüYÜK siyasetçilerimiz var. Onlar da büyük yazar değillerse de BüYÜK YAZDIRIRlardır. İstedikleri ilçeden istedikleri ismi belediye başkanı, belediye meclis üyesi yazdırabilirler. FOÇA’yı teslim eden FIÇI’yı hangi BüYÜK siyasetçi yazdırdı bilmiyorum.
Ama yazdıran kim olursa olsun, ben de küçük Temel gibi, keşke bu kadar BüYÜK yazdıranımız olmasaydı diyorum.
Hamalın biri sırtında, neredeyse kendinen iki kat büyük antika bir duvar saatini kan ter içinde taşıyormuş.
Tam bir sokağa dönecekken saatin arkası Temel’e çarpınca Temel çok kızmış ve hamala bağırmış;”Kardeşum sen da herkes gibu normal pir kol saati taşusana!”
Ben Yeni Parti üyesiyim. Partimden istediğim, artık yarısından çoğu partimize YÜK olan ve bir şekilde ucu bizim sinirlimize dokunan bu tür BüYÜK Siyasetçilerden kurtulması.
Ben artık onların ağır yükü yüzünden, kendimi şaha kalkmış eşek gibi hissetmekten bıktım.
Ben artık; Partimiz şaha kalksın, buna bağlı olarak da Adalet, Demokrasi, Ekonomi ve HUZUR şaha kalksın istiyorum.
Özdemir Asaf’ın Yük şiiriyle bitirelim yazımızı.
YÜK
Bir öykü var, sakladığın,
Bir öykü var, ardında duran,
Bırak onu, uyansın.
Şimdi sen bir anı düğümü önünde
Duvarcana uzanıp duran,
Taşlanmış yükünle uyuyansın.
Ben artık bu millet uyansın, artık taşlaşmış bu yüklerden kurtulsun istiyorum!
Yüreğinizden sevgi, içinizden ümit, yüreğinizden tebessüm eksik olmasın!
Sevgi ve saygılarımla…
Ulvi Puğ













