Hizmet fetişizmi
Uzun zamandır bu böyle. Siyaset, eşittir hizmet. Sadece kahvehane sohbeti değil, siyasetçilerin dilinde de bu anlayış dile getirilir. Milletvekilleri ve özellikle belediye başkanları, hizmete talip olurlar. Daha iyi hizmet ederiz, daha çok hizmet ederiz iddiasındadırlar.
…
Telaşa gerek yok diyorlar..
Ülke İslami usullere göre soyuluyor ve madende ölmek de bu işin fıtratında var.
…
Cemil Tugay, Sosyal Demokrasi Derneği’nden sonra Atatürkçü Düşünce Derneği’nden de istifa etmiş. Ağırlıklarından kurtuluyor. Kuş gibi hafif ampul rozetine gidiyor sanırım.
AKP’ye geçersem, karım beni boşar diyeli daha bir yıl olmadı.
…
Fon hırsızlığı, oy hırsızlığı
Bu iki kavram arasında çok sıkı bir ilişki bulunmaktadır. Çünkü hem fon hırsızlığı hem de oy hırsızlığı, kişilerin karakterlerinin zayıflığı ve nefsine yenilme olayı değil, yapısal bir sorundur.
…
Foça ve Çiğli’den sonra Cemil Tuğay’ın da rozete yaklaştığı haberleri yoğunlaştı.
Dünyanın hiçbir yerinde böyle siyasal yolsuzluk olayı yok. Böyle seçmen iradesi hırsızlığına ne iktidar yeltenir ne de muhalefet.
Bazıları, bundan memnun. Çünkü İmamoğlu, Özel ve Yavaş’ın liyakatsiz adaylar atadığını söylüyorlar. Haklılar ama bir önceki dönem belediye başkanları bunlardan daha liyakati olduğu için değil, darbeyi yaşamadıkları için ampul rozeti takmak zorunda kalmadılar.
Özlem Çerçioğlu, Burcu Köksal ve Mersin Milletvekilinin öncülüğü bunun en somut göstergesi.
…
Melih Gökçek ailesinin, Almanya’ya milyarlık, sermeye transferi gündem oldu. Bir haftadır da Cumhuriyet tarihinin en büyük fon yolsuzluğu gündemde.
Muhalefete bu açıdan bakalım bir de. Hangi partilerin Saray’ın bu himaye ve yolsuzluk olayında, sesi yükseldi? Hangileri ıslık çalmayı tercih etti?
…
Deniz Göktaş harika savunma yapmış. Erdoğan’a diktatör demek hakaret değil, siyaset bilimi kavramı ile tespittir. Başka bir komedyen Cumhurbaşkanı, demokrattır dese daha komik olurdu.
Ekibinden biri, milyarca yolsuzluk yapıyor, af diliyor, bu ancak diktatörlükte olur.
…
Deniz Göktaş kürsüde;
“Adliyede tutuklanmak için beklerken ters kelepçe yaptıkları yetmiyormuş gibi 3 kez sorulmasına ve reddetmeme rağmen adeta zorla Kemal Kılıçdaroğlu’yla görüştürüldüm”
“3 Temmuzdan beri kuyu tipi bir cezaevinde güneş görmeden, diğer tutukluların aksine sadece haftada 1 telefonla görüşerek başka hiçbir insan temasım olmadan hücredeyim.
Harbiyede kurduğum 4 cümle ile suçlanıyorum ve kurduğum cümle başına tam 22 gündür hücredeyim.
Yazan çizen insanlara bir otosansür sebebi olduysam tek endişem budur. Lütfen öyle olmasın bilin ki sözlerimiz tahminimizden çok daha etkilidir.
Suçlandığım toplam 4 cümle var. Ben bu cümleleri Harbiye’de beş bin kişiye ondan önce de 197 KEZ Türkiye’nin her yerinde 100 binden fazla seyirciye söyledim.
Hepsinde de kahkahadan ve alkıştan başka tek bir tepki almadım.”
“Diktatör kelimesi bir hakaret değil siyasi tanımdır. Bir başka komedyen demokrat kelimesi kullanıp benden fazla güldürebilir.”
…
“Kavun değil ki, koklayıp da alasın” denir ya, Çeşme kavunu bu tarife uymaz. Kokusu yoktur çünkü. Yine kavuniçi rengi var ya, o renk de Çeşme kavunun içinin rengi değildir.
…
Gürsel Tekin, CHP İstanbul İl binasına, biber gazları ve tomalarla girmişti, Çevik Kuvvet eşliğinde kapı pencere kırarak. Bakalım çıkışı da bu kadar görkemli mi olacak mı?
Bence binadan çıkmadan, yeni parti kuracağı müjdesini versin. Turşu tarifini de Muharrem İnce’den alabilir.
Figüranların parası ne oldu acaba? Olay karışık biraz.
…
Kılıçdaroğlu, Abant toplantısında Gürsel Tekin’e yolun açık olsun demiş.
Gazeteci Şaban Sevinç, Kılıçdaroğlu, Gürsel Tekin’i mayın eşeği olarak kullandı ve onunla işi bitti diyor.
Sınırlarda kaçakçılar kullanırdı bu yöntemi. Gözden çıkarılan eşekler mayınlı sınıra salınırdı. Patlamazsa kaçakçı o yolu izlerdi.
…
Milyarları götür, görevlerimden affımı istedim de kurtul.
Mizah yapan komedyen, kuyu tipi cezaevinde yatsın.
…














