sozbizde.com
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
sozbizde.com
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
Ana sayfa YAZARLAR

Datça’dan…

Sedat Kaya Ekleyen Sedat Kaya
Ekim 4, 2026
in YAZARLAR
0
Datça’dan…
0
Paylaş
1
Gösterim
Share on FacebookShare on Twitter

BİR FİLOZOFUN ARDINDAN

​İoanna Kuçuradi’yi kaybettik

Neresinden bakarsanız bakın, neredeyse doksan yıllık, kesintisiz bir felsefe işçiliği…

​Ama onu anlatmak için aldığı unvanları, kurup onlarca yıl yönettiği kürsüleri, yazdığı kitapları peş peşe sıralamak yetmez. Çünkü İoanna Kuçuradi’nin asıl meselesi başından sonuna kadar aynıydı:

İnsan.

İnsanın değeri.

İnsanın başka bir insana nasıl baktığı.

​Ve belki hepsinden önemlisi; bir insan hakkında hüküm verirken gerçekten neye dayanarak hüküm verdiğimiz.

​

​Kuçuradi’nin düşüncesine açılan en temel kapı tam burada bulunur: Değer ile değer yargısı aynı şey değildir.

​Basit görünen bu ayrım, aslında insanın dünyaya bakışını altüst edecek kadar güçlüdür. Çünkü hayatımız, çocukluğumuzdan itibaren kuşatıldığımız hazır kalıplarla çevrilidir.

“Bu iyidir.” ,“Bu kötüdür.”

“Bu ahlaklıdır.” , “Bu ayıptır.”

“Bu bizdendir.” , “Bu yabancıdır.”

“Bu değerlidir.” , “Bu değersizdir.”

Aileden, gelenekten, inançlardan ve yaşadığımız çağdan binlerce yargı devralırız. Sonra da çoğu zaman onları hakikatin kendisi sanırız.

​Oysa Kuçuradi bize o rahatsız edici soruyu bıraktı: Ya yanılıyorsak?

Bir toplumun doğru kabul ettiği her şey gerçekten doğru mudur?

Çoğunluğun onayladığı bir davranış değerli midir?

Yüzyıllardır sürmesi bir geleneği haklı kılar mı?

Kanunlara yazılması bir uygulamayı adil yapar mı?

​

​Tarih bu soruların cevabını defalarca verdi. Kölelik bir zamanlar normaldi. Kadınların haklarından mahrum bırakılması normaldi. İnsanların kökenlerine veya renklerine göre ayrılması normaldi. Bütün bunları savunan toplumların da kendilerine göre ahlak kuralları vardı.

​İşte Kuçuradi’nin etik ile ahlak arasında yaptığı ayrım burada hayati bir anlam kazandı.

Ahlaklar değişebilir: Toplumdan topluma, çağdan çağa başka kurallar kümesi ortaya çıkabilir.

Etik ise tek bir yere bakar:Yapılan şey insanın değerini koruyor mu, yoksa onu eziyor ve yalnızca bir araç haline mi getiriyor?

​Kuçuradi’nin insan hakları anlayışı da bu kökten doğdu.

İnsan hakları, devletlerin vatandaşına bahşettiği bir lütuf veya iktidarların uygun gördüğünde verip geri alacağı bir ayrıcalık değildir. Kaynağı doğrudan insanın varlığıdır.

​Çünkü insan; düşünebilir, bilebilir, seçebilir, yaratabilir, sevebilir, değer üretebilir ve başka bir insanın değerini koruyabilir.

​Kuçuradi’nin bütün düşüncesinin ağırlığı belki de bu son noktada saklıdır: İnsan olmak, yalnızca kendi değerimizin korunmasını istemek değil, başkasının değerini de koruyabilmektir.

Sevmediğimiz insanın, bizim gibi düşünmeyenin, bizden olmayanın, hatta karşımızda duranın…

​İnsan haklarının gerçek sınavı tam olarak burada başlar. Kendi hakkımız söz konusu olduğunda özgürlük istemek kolaydır. Asıl mesele, karşı çıktığımız insan için de aynı hakkı savunabilmektir.

​

​Kuçuradi’nin felsefesi üniversite amfilerinde kilitli kalmadı. Sokağa çıktı, eve girdi, mahkeme salonuna, devletin kapısından girdi. İki insan arasındaki küçücük bir ilişkinin içine kadar nüfuz etti.

​Çünkü insanın değeri bazen büyük tarihsel olaylarda değil, başka bir insana söylediğimiz tek bir cümlede, bir insanı tanımadan verdiğimiz hükümde, ait olduğu gruba bakarak yaptığımız değerlendirmede, sevmediğimiz birinin uğradığı haksızlığa içten içe sevindiğimizde çiğnenir.

​

​4 Ekim 1936’da İstanbul’da başlayan bir hayat bugün sona erdi. Ama o hayatın ortaya attığı büyük mesele orta yerde duruyor:

Karşımızdaki insanı gerçekten görüyor muyuz, yoksa onun hakkında sahip olduğumuz yargıyı mı görüyoruz?

​İoanna Kuçuradi artık yok.

Fakat bize insanın değerini muhafaza etmek için bıraktığı berrak bir felsefe var.

​Öldü.

Ama sorusu kaldı.

Bir de adı…

İoanna, “Tanrı’nın armağanı” demekti. Kuçuradi ise kendi anlatımıyla “Kütükoğlu.”

İnsan üzerine düşünmeye adanmış yaklaşık doksan yıllık bir ömrün sonunda, isminin anlamı da insana küçük bir veda cümlesi bırakıyor:

Tanrı’nın armağanı İoanna gitti.

İnsanın değeri kaldı.

…

TELEFONLARI KAPATTI

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın siyasi geleceğine ilişkin haftalardır devam eden tartışmalarda yeni bir iddia gündeme geldi. Sözcü’nün haberine göre, CHP’den ayrıldıktan sonra görevini bağımsız sürdüren Tugay’ın AKP’ye katılma kararı aldığı öne sürüldü.

Haberde, Tugay’ın 7 Ekim Çarşamba günü yapılacak AKP Grup Toplantısı’na katılacağı ve parti rozetinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından takılacağı iddia edildi. Bu aşamada söz konusu katılıma ilişkin Tugay’dan veya AKP’den kamuoyuna açıklanmış resmi bir teyit bulunmuyor.

Tugay’ın siyasi geleceği, son dönemde Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Beştepe’de gerçekleştirdiği görüşmenin ardından yeniden tartışılmaya başlanmıştı. Bir gün önce de Tugay’ın Atatürkçü Düşünce Derneği Karşıyaka Şubesi üyeliğini sonlandırdığı ortaya çıkmış, yakın çevresine bu kararın siyasi olmadığını, dernek faaliyetlerine katılamadığı için ayrıldığını söylediği aktarılmıştı.

Tugay daha önce AKP’ye geçeceği yönündeki iddiaları birkaç kez reddetmişti. 13 Ağustos’ta yaptığı açıklamada herhangi bir partiye geçme planı olmadığını ve görevini bağımsız sürdüreceğini söylemiş, 8 Eylül’de de basın danışmanlığı AKP üyelik formu doldurduğu yönündeki iddiaları yalanlamıştı.

Şimdi gözler 7 Ekim’de yapılacak AKP Grup Toplantısı’na çevrildi. Sözcü’nün aktardığı kulis bilgisi gerçekleşirse, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın bağımsız olarak sürdürdüğü siyasi yolculuğu AKP çatısı altında devam edecek.

…

NEREDEN NEREYE

Fon soruşturması kapsamında adı Özata Denizcilik hisselerindeki işlemlerle gündeme gelen ve AKP’deki görevlerinden istifa eden eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın ailesinin mal varlığına ilişkin yeni iddialar ortaya atıldı. Gazeteci Yiğit Uzun tarafından paylaşılan tapu kayıtlarında, Kaya ailesi adına çok sayıda yüksek değerli taşınmaz bulunduğu ileri sürüldü.

İddialara göre Kaya’nın annesi Hatice Sayan adına Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesinde toplam 66 bin 400 metrekarelik 5 ayrı arazi bulunuyor. Aynı isim üzerine Tekirdağ Yenice’de toplam 171 bin metrekarelik iki arazi, İstanbul Büyükçekmece Alkent 2000’de bir villa ve İstanbul’da dört daire daha kayıtlı olduğu öne sürüldü. Söz konusu gayrimenkullerin değerlerine ilişkin rakamların tahmini olduğu belirtiliyor.

Kaya’nın ağabeyi Ömer Fatih Sayan’ın ise Kadıköy Four Winds Park Residence’da bir dairesi ve Pendik’te bir villası bulunduğu; iki taşınmazın da 2018 yılında satın alındığı iddia edildi. Küçük kardeşi Nazmiye Sümeyye Sayan adına da Büyükçekmece Türkoba’da havuzlu dubleks villa ile Alibeyköy’de bir daire bulunduğu ileri sürüldü.

85 BİN 791 DOLARLIK BURS

Mal varlığı iddialarıyla birlikte Kaya’nın geçmişte aldığı yurt dışı eğitim bursu da yeniden gündeme geldi. Habere göre Kaya, 2008 yılında İBB iştiraki İSBAK’ta mühendis olarak işe başladı. New York’taki yüksek lisans eğitimi için yaptığı burs başvurusu kabul edilen Kaya’ya 85 bin 791 dolar ve 20 bin 289 lira ödeme yapıldığı, 12 Ocak 2009’da ABD’ye gittiği belirtildi.

Post Views: 70
Önceki yazı

8. İZKİTAP Fuarı izlenimleri ve bir sergi

Sonraki Gönderi

BİZ DE ÖYLE!

Sedat Kaya

Sedat Kaya

Sonraki Gönderi
BİZ DE ÖYLE!

BİZ DE ÖYLE!

  • Çok okunanlar
  • Yorumlar
  • Son Haberler
İSTİFA VE İSTİĞFAR

İSTİFA VE İSTİĞFAR

Şubat 11, 2026
DENİZ GEZMİŞ VE ARKADAŞLARI VE MAYISTA YİTİRDİĞİMİZ DEVRİMCİLERİ ANMAK -1

DENİZ GEZMİŞ VE ARKADAŞLARI VE MAYISTA YİTİRDİĞİMİZ DEVRİMCİLERİ ANMAK-6

Mayıs 21, 2025
Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Ekim 12, 2025
BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

Mart 9, 2025
Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

0
Nebati Margarinler Çağı

Nebati Margarinler Çağı

0
Pirus Generali

Pirus Generali

0
Bizden Karikatürler

Bizden Karikatürler

0
STOLPERSTEIN / TÖKEZLEME TAŞLARI

STOLPERSTEIN / TÖKEZLEME TAŞLARI

Ekim 4, 2026
Orhan’dan…dan…dan…

Orhan’dan…dan…dan…

Ekim 4, 2026
GELENEKSEL HAFTA SONU MANİLERİ

GELENEKSEL HAFTA SONU MANİLERİ

Ekim 4, 2026
Özgürce…

Özgürce…

Ekim 4, 2026

Güncel Haberler

STOLPERSTEIN / TÖKEZLEME TAŞLARI

STOLPERSTEIN / TÖKEZLEME TAŞLARI

Ekim 4, 2026
Orhan’dan…dan…dan…

Orhan’dan…dan…dan…

Ekim 4, 2026
GELENEKSEL HAFTA SONU MANİLERİ

GELENEKSEL HAFTA SONU MANİLERİ

Ekim 4, 2026
Özgürce…

Özgürce…

Ekim 4, 2026

Kategorilere Gözat

  • BASINDAN
  • BİLİM TEKNOLOJİ
  • BİZDEN KARİKATÜRLER
  • ÇEVRE
  • ÇİZER
  • DÜNYA
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • GENEL
  • GEZİ
  • GÜNCEL
  • GÜNÜN SÖZÜ
  • Hafta Ortası Karikatürü
  • İMECE DER
  • KADIN
  • KİTAP TANITIM
  • KONUK YAZAR
  • KÖŞE YAZISI
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • MEDYA
  • MİZAH
  • MÜZİK
  • ÖYKÜ
  • ÖZEL HABER
  • ÖZEL RÖPORTAJ
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • ŞİİR
  • SOSYAL MEDYADAN
  • SÖZ BİZDE
  • SÖZ SİZDE
  • SPOR
  • STK
  • TURİZM
  • Uncategorized
  • YAZARLAR
  • YEREL YÖNETİMLER
  • YORUM

Son Haberler

STOLPERSTEIN / TÖKEZLEME TAŞLARI

STOLPERSTEIN / TÖKEZLEME TAŞLARI

Ekim 4, 2026
Orhan’dan…dan…dan…

Orhan’dan…dan…dan…

Ekim 4, 2026


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.

Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.