ULVİ PUĞ’DAN (CUMARTESİ”LİK”)
Roma Senatosunun bir toplantısında çok hararetli bir münakaşa yapılmaymış. Bütün senatörlerin ayağa kalkıp birbirine bağırdığı bir sı rada koşa koşa gelen bir ulak şu haberi vermiş:
“İmparator Neron annesini boğdurdu!”
Derhal herkes susmuş ve korkunç bir sessizlik olmuş ve bir kişi dışında herkes yerine oturmuş. Ayakta kalan bir tek senatör ise şunları söylemiş;
“Neron gibi kamuya zarar veren bir çocuk doğuran Agrippina bu cezayı hakketmiştir.”
Kamu zararı demişken;
Borsa İstanbul’daki büyük kamu zararını doğuran ana sebep kim, diye sormadan edemiyor insan.
Faiz sebeptir enflasyon sonuç, ısrarı,
Kur koruması mevduat hesapları,
Yap, işlet, devret modeli ile yapılan geçiş garantili yollar, köprüler
Es 400’lere verilen 2,5 milyar dolar…
Bir çocuk tekerlemesinde,””Tahanda pekmez, harca harca bitmez.” derdik ya bu kamu zararları da say say bitmez.
Temel, nişanlısı Fadime’yi ilk defa sinemaya götürmüş. Romantik filmin etkisi ile önce Fadime’nin elini tutmuş.
Sonra bir öpüşme sahnesinde yanağına hafif bir öpücük kondurmuş.
Derken eli hafiften Fadime’nin bacaklarına deymiş ki, Fadime sertçe sormuş;”Pasaportun yanında mı Temel?”
“Hayır” demiş Temel, “Pasaport da nereden çiktu şimdi?”
Fadime Temel’in elini bacağından uzaklaştırırken söylenmiş ;”Sinuru aşmaya başladun da!”
Yaptıkları kamu zararları say say bitmez ama bizim sabrımızın sınırına dayandılar ve onları bu sınırdan geçirebilecek ya da geçiremeyecek tek pasaport aslında bizim elimizde, yani ilk seçimlerdeki Oy Pusulalarımız.
Mehmet Uçum, Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı adaylığı bir kuş Uçumu mesafede ve sanki garantiymiş gibi konuşmuş;
“Erdoğan bu sistemde son kez aday olacak ve seçimler de bu sisteminin kabul 16 Nisan günü ve 2028’de olacak.”
Bu konuşmadaki keyfilik insanın canını sıksa da en tehlikeli bölüm “Bu Sistemde” bölümü. Yani Erdoğan son kez aday olmuyor, sadece bu sistemde son kez aday oluyor ve kapıda yeni bir Anayasa var!
Gazi Mustafa Kemal Atatürk,
“Hangi hükümetin iyi veya fena olduğunu anlamak için, hükümetten gaye nedir, bunu düşünmek lazımdır. Hükümetin iki hedefi vardır: Biri milletin korunması, ikincisi milletin refahını temin etmektir. Bu iki şeyi temin eden hükümet iyi, edemiyen fenadır!” demiş.
Bir seçim öncesi Şikago’da bir duvar afişinde ise şu yazıyormuş;
“Oylarını iyi kullanmayan iyi vatandaşlar yüzünden fena yöneticiler tarafından yönetiliyoruz.
Ben:
Bu BamBaşkanlık Sisteminin de bu yönetimin de fena olduğuna,
Zorlama davalarla Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanı adaylığı engellenirken, Anayasa’nın açık hükmüne rağmen Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden olamayacağına,
Genel Seçimlerin normal süresine bir ay kala TBMM’inde Erken Seçim kararı alınırsa, bu karara oy veren tüm milletvekillerinin demokrasimize en büyük zararı vereceğine yürekten inanıyorum.
Ve
Böyle bir durum oluşsa bile bu milletin ellerindeki oy pusulaları iyi kullanıp, Recep Tayyip Erdoğan’a sabrımızın sınırını aşması için pasaport vermeyeceğine de inanmak istiyorum.
Tabii istemekle de kalmayıp, elimden geldiğince çalışıyorum.
Geleceğimiz kimsenin değil, bizim elimizde.
Çünkü, bizi yönetecek kişiyi belirleyecek Oy Pusulaları sonuçta bizim elimizde olacak!
Bu da tüm bu Kamu Zararlarını doğurana hakettiği cezayı en demokratik şekilde vermek olacaktır.
Sevgi ve saygılarımla…
Ulvi Puğ













