sozbizde.com
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
sozbizde.com
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
Ana sayfa YAZARLAR

DAM ÜSTÜNDE SAKSAĞAN VUR BELİNE KAZMAYI…

Ali Dizdar Ekleyen Ali Dizdar
Kasım 2, 2026
in YAZARLAR
0
DAM ÜSTÜNDE SAKSAĞAN VUR BELİNE KAZMAYI…
0
Paylaş
1
Gösterim
Share on FacebookShare on Twitter

Önceki yazımda “Bodrum Boat Show” nedeniyle gündeme gelen denizcilerin sıkıntılarını yazmıştım. Bu günkü konum teknelerden atık alımı ve MAVİ KART uygulaması.

Yöneticilerimiz “YÖRÜK” yani göçer bir toplumu yönetmeye alışmış karasal düşüncelerin hâkim olduğu bir zihniyetle denizciye yaklaşıyorlar. Yaklaşımlarındaki bu yanlışlıklar ve bazen de kıskançlıklar denizciye eziyete dönüşüyor. Denizcideki sabra, mantığa ve hoşgörüye ulaşabilmeleri için önce deniz adamı olmaları gerekiyor. Bu da pek mümkün görünmüyor. Bu nedenle denizcilerin yönetim kademelerinin her aşamasında çoğalmaları gerekiyor.

Denizcilere işkence boyutuna ulaşan denizi kirletme konusuna gelelim.

Şunu iyi bilmeliyiz denizimizi teknelerden değil karadan deşarj edilen atıklar kirletiyor. Tekneler denizi kirletiyor propagandasına aldanmayın. Bu bir hedef saptırma politikası ve bilgi eksikliğidir. Teknelerin deniz kirliliğine katkısı karasal kirliliğin ancak yüzde 2 si kadardır.

Tekrar ediyorum “Teknelerin deniz kirliliğine katkısı “YÜZDE İKİ” dir.

Bu hesaplamayı sık sık yaparım, kabaca bir hesaplamadır, siz de yapabilirsiniz, bilimsel verilere ulaşmaya gerek yok. Bodrum’un yaz nüfusu 700 bin, kış nüfusu 300 bin olduğunu kabul edelim. Karada kişi başı sıvı atık üretimi 100 litre denizde kişi başı 50 litredir.

8 ay kış… 300 bin kişi X 240 gün X kişi başı 100 litre sıvı atık = 7.200.000.000 = 7 Milyon ton sıvı atık.

4 ay yaz… 700 bin kişi X 120 gün X kişi başı 100 litre sıvı atık = 8.400.000.000= 8 Milyon ton sıvı atık

Yıllık toplam 15 Milyon ton sıvı atığı doğru dürüst arıtamadan denize deşarj ediyoruz. Üstelik şehir merkezlerine yakın 3-5 noktadan kıyı şeridinden 200 metre açığa fokurdata fokurdata. Kanalizasyon sistemiyle şehri kokuttuğumuz da bedava.

Bodrum Yarımadası’nda sezon boyunca yaklaşık 10 BİN tekne seyir ve tatil yapıyor diye tahmin ediyoruz. Tekneler 4 aylık yaz sezonunda maksimum 60 gün gezi ya da tatil yaparlar. Teknede tatil yapan kişi sayısı tekne başına ortalama 10 kişi olarak kabul edersek, bir teknenin yıllık sıvı atık üretimi; ortalama 60 gün X 10 kişi X 50 litre = 30 000 = 30 tondur.

30 ton X 10 bin tekne = 300 bin ton. Evet Bodrum’da denizde dolaşan teknelerin denizimizi kirletme boyutu yaklaşık yıllık 300 BİN TON sıvı atık. Üstelik yarımadayı çevreleyen tüm deniz alanına yayma olasılığıyla.

Karşılaştırırsak karadan yapılan 15 Milyon tonun yanında 300 Bin ton ancak YÜZDE 2 nispetindedir.

“Senin hesabın yanlış kardeşim” diye abartırsanız da bu oranı Yüzde 5’e zor getirirsiniz.

Yüzde 2’lik bir oran için de denizciye 2011 yılında MAVİ KART uygulamasıyla atık verme zorunluluğu getirildi. Bütün denizciler bundan memnun olduk. Kirlenmeye yüzde ikilik bir katkı bile bizi üzüyor.

Ancak bu kararı alan otoritenin bizden bu atığı alabilecek ve bertaraf edebilecek ne kapasitesi ne de olanakları vardı. Zamanla olur dedik ancak bu yetersizlik devam etti ve “Mavi Kart” uygulaması denizciden para koparma ve eziyet etme yöntemine dönüştü.

Bu uygulamanın çıktığı ilk yıl Muğla’da; Göçek’te bir, Hisarönü Körfezi’nde bir ve Bodrum’da bir tekne ile atık alımı yapmaya çalıştılar. Elbette başlamak bitirmenin yarısıdır, ancak geldiğimiz sonuçta Muğla 13 atık alım teknesine ulaşabildi. Yıllık sıvı atık alım kapasitesi ancak 28 Bin tona ulaştı.  Uygulama çıkalı 15 yıl oldu. Bir arpa boyu yol almış değiliz.

Bodrum’da tahmin edilen teknelerin atık üretimi 300 bin ton. Bunu Muğla geneline yayarsak Bodrum, Marmaris ve Fethiye için yaklaşık 3 ile çarpalım teknelerimiz 900 bin ton sıvı atık üretiyor. Muğla Belediyesi kurduğu tekne filosuyla bunun ancak 30 binini aldığını deklere ediyor. Buna ek olarak, liman ve marinalarda bunun iki katını daha alabildiğimizi varsayarsak, toplam 90 bin ton yapar ki bu mevcudun ancak YÜZDE 10’u yapar. Bu hızla Yüzde 100’e ne zaman ulaşırız bilen varsa beri gelsin.

Varsayalım, teknelerin bu yüzde 2 kirliliği yaratan atıkların hepsini aldınız. Nasıl bertaraf ediyorsunuz?

Denizimizi karadan kirletmeye uğraştığımız atık merkezlerine boşaltıyoruz. Karadan kirliliğe yüzde 2 lik bir katkı daha yapıyoruz. “DAM ÜSTÜNDE SAKSAĞAN VUR BELİNE KAZMAYI”

Eskiden teknelerimize verilen kıyıdan en az 3 mil açıkta derin deşarj yapabilirsin kuralı bundan daha iyi idi. MAVİ KART uygulaması başarısızlığı bununla sınırlı da değil. İlk uygulamada her tekne 7 günde bir atık verme zorunda idi. Sahil Güvenlik kontrolünde en çok bir hafta önce atığını verdiğinin ispat etmen yani karta işletmen gerekiyordu. Bu; denizcilere ızdırap haline geldi, kesilen cezalar can yaktı, çünkü atığını vereceği noktalar çok kısıtlıydı. Veremedi ve bu yetersizlik haksız baskı yarattığı için çok itiraz edildi, bir sürü de sahte kayıt yapıldı. Ve bu süreyi 15 güne çıkardılar. Bu da haksızlıkları gidermedi çünkü. Küçük tekne, büyük tekne, limandasın, seyirdesin ayırdı yapmadan standart uygulama haksızlıktı. Ve sürede bir değişiklik daha yaptılar, taşıma kapasitesi 12’den az olan yani küçük teknelere 20 gün, 12’den fazla yani büyük teknelere 15 günlük süre tanındı.

ANCAAAK!… Bu uygulama da tamamen yanlış. Hiçbir tekne, atığını, 15 gün ve hatta 20 gün, üzerinde taşıyamaz ya da bu kapasiteye sahip değildir.

Taşıma kapasitesi 12 kişiden az olan yani küçük motor-yatlar genellikle 2-3 kabindir ve pis su tankı kapasite 200-500 litredir. (Misal; Türkiye’de üretilen 48 feet=14,5metre 3 kabin-8 kişi kapasiteli bir motor-yatın toplam pis su tank kapasitesi 540 litredir). 12 kişiden fazla kapasiteli yani büyüklerde kapasite ortalama 1-2 tondur. (Misal; Türkiye’de üretilen 88 feet=26,5 metre 5 kabin-13 kişi kapasiteli motor-yatın toplam pis su tank kapasitesi 2110 litredir). Küçüklerde en az 4 kişi büyüklerde en az 10 kişi gezer. Bir fiberglas motor-yatın gezi esnasında pis suyunu 7 gün bile muhafaza etmesi mümkün değildir. Bizim yerli yapım ahşap guletlerde pis su tankları büyük yapılır. Küçüklerde 300 ila 1000 litre, büyüklerde 2 ila 5 ton kapasitelidir. Küçüklerde mevcut 4-8 kişi büyüklerde 8 ila 16 kişidir. Bu ahvalde bile gezilerde atığını 7 gün muhafaza edebilme kabiliyeti çok zordur. Yelkenli fiber teknelerde bu konu daha da vahimdir.

Bunun çok basit bir çözümü var. Her teknenin kendine has kapasitesi vardır. Teknelere denize elverişlilik belgesi verilirken, atık kapasitesi tespit edilerek bir karne verilse. Ya da “Mavi Kart”. Gezide ve limanda olmak üzere ayrımı yapılarak yaşayan kişi sayısına göre hesaplanan atık verme gün sayısı o karnede yazılı olsa. Tekneleri bu karne ya da Mavi Kart’a göre atığını vermeye zorlayabilirsiniz. Ancak Türk karasularında seyir yapan ve konuşlanan her tekneye, hangi güzergahta hangi noktalara veya teknelere atık vereceğini bildiren bir broşür vermek zorundasınız. Ve denizimizi korumak için titizlendiğinize inanmamız için önce teknelerden atığı alabilecek kapasiteye ve yaygınlığa ulaşmalısınız. Ve aldığınız bu atığı nasıl bertaraf edeceğinizi de iyice düşünüp karar vermelisiniz. Yapmaya çalıştığınız, hizmetten ziyade eziyetten öteye gitmiyor.

Türkbükü’nde, Cennet Koy’da kıçtan kara bağlamış tekneler, yerini kaybetme korkusundan günlerce yerinden kıpırdayamıyorlar. Atığını alamıyorsunuz. Böyle bir organizasyonunuz yok. Bu nedenle de atığını nereye verdiğini denetlemiyor ya da denetleyemiyorsunuz. Süreyi 15-20 güne çıkararak günah çıkartıyorsunuz. “MAVİ KART” uygulaması o kadar dejenere oldu ki, artık çok bir fayda ve anlam taşımıyor. Yeniden programlanması gerekiyor.

Bu kadar dert, çaba, mesai ve eziyet ile sadece yüzde 2’lik dilim üzerinde tepinmek doğru mu?

……YÜZDE 98 DİLİM İÇİN NE YAPIYORSUNUZ?..

Artık denizcileri tuuuu kakaaa gösterme çabalarından vazgeçin.

Denizdeki tekneleri seyrederken, atığını denize saldığını hayal edip önlem almaya çalışmaktan ziyade karadaki yoğun yaşamın yarattığı atığı ne yaptığınızı da düşünüp önlem almalısınız.

Yakınmalarım bitmedi elbet, görüşmek üzere…

Saygılarımla Ali DİZDAR

Views: 47
Önceki yazı

MENEMEN ’DE BİR PARKIN ADI: TOPLUMSAL HAFIZANIN İMTİHANI.

Ali Dizdar

Ali Dizdar

  • Çok okunanlar
  • Yorumlar
  • Son Haberler
İSTİFA VE İSTİĞFAR

İSTİFA VE İSTİĞFAR

Şubat 11, 2026
DENİZ GEZMİŞ VE ARKADAŞLARI VE MAYISTA YİTİRDİĞİMİZ DEVRİMCİLERİ ANMAK -1

DENİZ GEZMİŞ VE ARKADAŞLARI VE MAYISTA YİTİRDİĞİMİZ DEVRİMCİLERİ ANMAK-6

Mayıs 21, 2025
Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Ekim 12, 2025
BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

Mart 9, 2025
Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

0
Nebati Margarinler Çağı

Nebati Margarinler Çağı

0
Pirus Generali

Pirus Generali

0
Bizden Karikatürler

Bizden Karikatürler

0
DAM ÜSTÜNDE SAKSAĞAN VUR BELİNE KAZMAYI…

DAM ÜSTÜNDE SAKSAĞAN VUR BELİNE KAZMAYI…

Kasım 2, 2026
MENEMEN ’DE BİR PARKIN ADI: TOPLUMSAL HAFIZANIN İMTİHANI.

MENEMEN ’DE BİR PARKIN ADI: TOPLUMSAL HAFIZANIN İMTİHANI.

Kasım 1, 2026
Sahil kızı

Sahil kızı

Kasım 1, 2026
Mustafa Yıldız’dan…

Mustafa Yıldız’dan…

Kasım 1, 2026

Güncel Haberler

DAM ÜSTÜNDE SAKSAĞAN VUR BELİNE KAZMAYI…

DAM ÜSTÜNDE SAKSAĞAN VUR BELİNE KAZMAYI…

Kasım 2, 2026
MENEMEN ’DE BİR PARKIN ADI: TOPLUMSAL HAFIZANIN İMTİHANI.

MENEMEN ’DE BİR PARKIN ADI: TOPLUMSAL HAFIZANIN İMTİHANI.

Kasım 1, 2026
Sahil kızı

Sahil kızı

Kasım 1, 2026
Mustafa Yıldız’dan…

Mustafa Yıldız’dan…

Kasım 1, 2026

Kategorilere Gözat

  • BASINDAN
  • BİLİM TEKNOLOJİ
  • BİZDEN KARİKATÜRLER
  • ÇEVRE
  • ÇİZER
  • DÜNYA
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • GENEL
  • GEZİ
  • GÜNCEL
  • GÜNÜN SÖZÜ
  • Hafta Ortası Karikatürü
  • İMECE DER
  • KADIN
  • KİTAP TANITIM
  • KONUK YAZAR
  • KÖŞE YAZISI
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • MEDYA
  • MİZAH
  • MÜZİK
  • ÖYKÜ
  • ÖZEL HABER
  • ÖZEL RÖPORTAJ
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • ŞİİR
  • SOSYAL MEDYADAN
  • SÖZ BİZDE
  • SÖZ SİZDE
  • SPOR
  • STK
  • TURİZM
  • Uncategorized
  • YAZARLAR
  • YEREL YÖNETİMLER
  • YORUM

Son Haberler

DAM ÜSTÜNDE SAKSAĞAN VUR BELİNE KAZMAYI…

DAM ÜSTÜNDE SAKSAĞAN VUR BELİNE KAZMAYI…

Kasım 2, 2026
MENEMEN ’DE BİR PARKIN ADI: TOPLUMSAL HAFIZANIN İMTİHANI.

MENEMEN ’DE BİR PARKIN ADI: TOPLUMSAL HAFIZANIN İMTİHANI.

Kasım 1, 2026


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.

Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.