sozbizde.com
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
sozbizde.com
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
Ana sayfa YAZARLAR

Güle güle Ali abi

Duran Çoban Ekleyen Duran Çoban
Ekim 1, 2022
in YAZARLAR
0
Güle güle Ali abi
0
Paylaş
3
Gösterim
Share on FacebookShare on Twitter

Tokat/Niksar/ Mezraa köyü, doğduğum köy.

Bilalgilin Kara Ali, çocukluğumda tanıdım kendisini. “Öte geçe”de (bizim mahalle) Haydar eminin evin de düğün var (bizim harmanın yanında). Kimin düğünü olduğunu hatırlamıyorum, çok küçüğüm.  Kara Ali zurna çalıyor. Tanıyanlar biliyordur, ilk hatırlamam oradan. Haydar emminin beş oğlu var, büyüklerden biri olmalı, bir akrabalık ilişkileri de olmalı, hep zurna çalan birisi değil.

İlkokul sürecinde hiç hatırlamıyorum. Tokat Gazi Osman Paşa yatılı orta okulunu kazandım. Tokat’ta yaşıyorum, Ahmet Çoban usta ünlü Cim cim lokantasında çalışıyor. Yol kenarında camdan görüyorum, girip görüşemiyorum. Aynı dönemler de Hamza Çoban abi ile Kara Ali abi Tokat Avcılar atıcılar kulübünün lokalini işletiyorlar. Hafta sonları yanlarına uğruyorum, pilav üstü kuru fasulyelerini yiyorum.

Bu kuru fasulye pilav hep devam edecek, Niksar, Reşadiye lokantalarında, ben masaya oturur oturmaz önüme gelecek, sormaya gerek yok, adam hep aç.” Ver Şabana, gitmez yabana”. Aralar boş, ben okul peşinde, Ali abi ekmek peşinde.

Tokat macerası çok uzun sürmüyor. Niksar’da, aynı ikili lokanta işine devam, Rahmi Çoban abi ile uğruyorum, kuru pilav yine bir numara. Daha uzaklara gidiyorum üniversiteye İzmir’e, daha az geliyorum. Ali abi kültürümüze değerler katmaya devam ediyor.

Ünlü malesef hikayesi Niksar’daki lokanta da yaşanıyor. Bilmeyenler için kısaca anlatıyorum.

Köyümüzün büyüklerinden Nuri Koçyiğit ( babamın dayısı olur), bir tarla satın alır. Tarla çok taşlıdır, köylüler o taşlı tarla o parayı etmez derler. Çare yok parayı vermiştir, komşuların sataşmaları bitmez, Nuri dayı para harcamayı sevmez, savaştan gelmektedir, yokluk, yoksulluğu bilir. Bu parayı vermek çok zoruna gitmiştir, bu ruh haliyle tapu işleri için Niksar’a gider tapu işlerini halleder. Yorgun argın, karnı da acıkmıştır. Çarşı da yemek yemek için köylülerinin lokantasının yolunu tutar. Işler, güçler günde devrilmektedir. Esnaf lokantası, yemekler bitmiştir, öbür günün hazırlıkları başlamıştır. Kara Ali abi kapıda karşılar Nuri dayıyı. Nuri dayı bir masaya oturur, soluklanır, “Alim yemeklerden ne var der”, Ali abi, ” malesef Nuri dayı” der. Yorgundur, açlıktan bitmiştir, “Ver bir malesef” der. Ali abi yılların lokantacısı hiç bozuntuya vermez, gider mutfaktan kazanların diplerini sıyırarak bir tabak yemek çıkarır, Nuri dayı çabucak bitirir. Alışkın değil uzun uzadıya yemek masasında oturmaya. Çağırır Ali abiyi, “ver bir malesef daha” der, yemek hoşuna gitmiştir. Ali abi çaresiz gider mutfağa, tencereleri kazıyarak, hafif sulandırarak, zar zor bir tabak daha yapar. Nuri dayı bunu da yer, çağırır Ali abiyi, ” Alim bu malesef olmamış, öncekini tutmadı” der. Ali abi muzip bir şekilde Nuri dayıyı mutlu mesut yolcu eder ve köyün literatürüne “Ver bir malesef” sözünü armağan eder.

Aradan yıllar geçer,12 Eylül geçmiş, öğrencilik yarım kalmış, ilk yakalanmanın ardından iki buçuk ay işkence, bir ay Mamak cezaevi , ilk sorgu  mahkemesinde çıkıyorum ve yine aranıyorum. Bugün ki gibi iletişim yok. Ankara bırakıyor, İzmir arıyor, haliyle doğduğun yerde hep aranıyorsun. Çaresizlik içinde yolum memlekete düşüyor, barınmak zor, kimse kabul etmiyor, selam bile vermiyor.

Yine köye gelmişim, fazla da kalamıyorum, İstanbul’a gitmek üzere babamla yola indik, o gün Niksar’ın pazarı, köylüler traktörle pazara gidiyorlar, karşılaşmamak için be Reşadiye tarafına gidiyorum. Reşadiye’de otobüs beklerken nere gidersin, yine Ali abinin lokantasına gidiyorum, durumu biliyor. Otobüs saatine kadar beklememi söylüyor, pilav üstü kuru fasulyemi veriyor, çay söylüyor.

Bir kaç saat yanında kalıyorum, otobüsle İstanbul’a gidiyorum. Uzun yıllar geçiyor, Hindistan’a arkadaşlarla gezmeye gidiyorum, yolunda dönüş babamın ölüm haberini alıyorum, yetişmek mümkün değil. On beş gün önce yanında olduğum babamın ölüm sonrası ritüellerine yetişmek üzere köyün yolunu tutuyorum. Yolda babamın amca oğlu Kazım Çoban abi arıyor, başsağlığı dilekleri sonrası “köye geçerken Niksar’a uğra hocayı götür” diyor, 

Ölüm sonrası kurban kesiliyor, yemek yapılıyor, dualar okunuyor. Kazım abi sülalenin bu tür organizatörlüklerini yapar, misafiri geldiği için köye hocayı götüremeyecek, görevi bana devretti. Yolu Niksar’a çevirdim, acele ediyorum törene yetişmem lazım. Bir baktım beni bekleyen hoca Ali abi değil mi! Biraz şaşırdım, köyün hocalarından kala kala Şahin hoca kalmış, o da İstanbul’da. Neyse vardık köye yemek hazır, köylüler toplanmış, hocayı ve bizi bekliyorlar.

Yemekler yendi, hoca okumaya başladı, sonunda bir Gulüfallahü bir Elham tören bitti. Hoca’ya bahşiş adettendir, almak istemedi, cebine zorlukla sıkıştırdım.

Ali abi bu törende Yasin okumuştu, yarıya kadar okuduğunu eşim söyledi. Niksar’a evine bırakırken biraz sohbet etmiştik. Beni tanıyordu Komünist fikirlerle bu işlerin çok sargın olmadığını biliyordu. Babamın ardından komşularını mutlu etmeye çalışmıştım. Dedim “Ali abi Yasini yarım bıraktın”, güldü, “Duran’ım buraya kadar ezberledim, çalışmaya devam ediyorum” dedi. Ali abiyi zurnacı olarak, lokantacı olarak ve son hoca olarak tanıdım.

Neşeli, nüktedan, yardımsever, çok sakin, güler yüzlü bir dost, bir abi olarak hatırlayacağım. Koşullar gereği ailesi ve çocuklarının hiçbirisini tanımıyorum. Onlara sabır ve sağlık diliyorum.

Güle güle Ali abi.

Duran çoban

Post Views: 260
Önceki yazı

LİMANREİS’E YENİ PARK GELİYOR

Sonraki Gönderi

Hayat bir Masal…

Duran Çoban

Duran Çoban

Sonraki Gönderi
Hayat bir Masal…

Hayat bir Masal…

  • Çok okunanlar
  • Yorumlar
  • Son Haberler
Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Ekim 12, 2025
BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

Mart 9, 2025
Ceviz Ağacının Hafızası

Ceviz Ağacının Hafızası

Ağustos 27, 2025
Bir çakma kilise iki yoldaş…

Bir çakma kilise iki yoldaş…

Ağustos 25, 2022
Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

0
Nebati Margarinler Çağı

Nebati Margarinler Çağı

0
Pirus Generali

Pirus Generali

0
Bizden Karikatürler

Bizden Karikatürler

0
Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Güncel Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Kategorilere Gözat

  • BASINDAN
  • BİLİM TEKNOLOJİ
  • BİZDEN KARİKATÜRLER
  • ÇEVRE
  • ÇİZER
  • DÜNYA
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • GENEL
  • GEZİ
  • GÜNCEL
  • GÜNÜN SÖZÜ
  • Hafta Ortası Karikatürü
  • İMECE DER
  • KADIN
  • KİTAP TANITIM
  • KONUK YAZAR
  • KÖŞE YAZISI
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • MEDYA
  • MİZAH
  • MÜZİK
  • ÖYKÜ
  • ÖZEL HABER
  • ÖZEL RÖPORTAJ
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • ŞİİR
  • SOSYAL MEDYADAN
  • SÖZ BİZDE
  • SÖZ SİZDE
  • SPOR
  • STK
  • TURİZM
  • Uncategorized
  • YAZARLAR
  • YEREL YÖNETİMLER
  • YORUM

Son Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.

Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.