ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)
Bizimki kadar ileri demokrasiye kavuşamamış ülkenin birinde,
İki komşu, apartman çıkışında karşılaşmışlar.
Günlük kıyafeti ile olan, en şık takımını giymiş olan komşusuna bakıp sormuş;
“Hayrola komşu nereye böyle?”
“Milli Eğitim Bakanımızın huzuruna çıkacağım da…” demiş gururla takım elbiseli olan. Sonra komşusunun yüzünde beklediği hayranlık yerine şaşkınlık ifadesi görünce kızarak sormuş; “Ne yani ben Milli Eğitim Bakanının huzuruna çıkamaz mıyım?”
“Yoo, ben ona şaşırmadım” demiş komşusu “Sadece, bunca olan bitene rağmen hala huzuruna ÇIKMAK demeniz beni şaşırttı. Bence o herifin huzuruna çıkılmaz. Olsa olsa seviyesine inilir.”
( Bir Ulvi Puğ fıkrasıdır.)
Allahtan bizim Milli Eğitim Bakanımız son derece çağdaş, Atatürk İlke ve Devrimlerine sonuna kadar bağlı biri de bizde böyle tartışmalar, olmuyor.
Atatürk İlke Ve Devrimlerine bağlılığını da nerenden çıkardın, derseniz hemen cevabını vereyim.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, “Öğretmenler! Cumhuriyet sizden; fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister.” demiştir.
Bizim Milli Eğitim Bakanımız bunu duyar da durur mu? Sırf Atatürk’ün, fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür gençlik talebini yerine getirebilmek için, 10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü’nde bile ortaokul ve liselere ortak sınav koyarak, tüm öğretmenlerimizin ara vermeksizin bu yolda çalışmalarına olanak sağlamıştır.
Ama iki öğrenci kalkıp;
“Bize gelecek yoksa, sana huzur yok! Yusuf Tekin istifa!” yazan bir afiş asarak, böyle değerli bir bakanı istifaya çağırmışlar.
Tam da Sırbistan’da yapılan seçimde Öğrenci Hareketi’nin 12 yıllık otoriter bir rejimi seçim yoluyla devirdiği bir ortamda, yapılacak iş mi bu?
Adamın zaten huzuru kaçmış durumda. Bir de iki öğrenci kalkıp böyle bir pankart asıyorlar.
Tabii, bizim, “Tam Bağımsız” yargımız,
doğabilecek çok büyük tehlikeyi görerek, bu iki öğrencimizi hemen tutuklamış.
Ben her zaman öğrenci hareketlerini desteklemişimdir. Fakat, ilk defa bu iki öğrencimizin fikrine katılmıyorum.
Ben, Yusuf Yusuf Tekin’in bir an önce huzura kavuşması ve Huzur İçinde yatmasından yanayım.
Neyse klasik bir huzur fıkrasıyla bitirelim yazımızı.
Birinci fıkradaki ülkenin başındaki diktatör ölmüş. Cenaze törenindeki kalabalığı ve ihtişamı gören turist kadın, birine yanaşıp merakla ve kibarca sormuş;
“Allah’ın huzuruna kavuşan kim?”
” Devlet Başkanımız ve bütün millet!” demiş adam yüksek sesle ve kadının kulağına fısıldayarak eklemiş “Allah’a kavuşan devlet başkanımız, huzura kavuşan bütün millet!”
(Bir Ulvi Puğ fıkrasıdır)
Ne ülkelerde ne devlet başkanları var!
Yaşadığınız ülkenin kıymetini bilin!
Hepinize huzurlu günler dilerim!
Sevgi ve saygılarımla…
Ulvi Puğ
Not:
1-Yazımın bir yerinde sehven
“Yusuf Yusuf” Tekin yazılmıştır.
2- Böyle değerli bir bakan için, böyle karikatür çizenler bile var.














