sozbizde.com
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
sozbizde.com
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
Ana sayfa YAZARLAR

MEMLEKETİN HER ŞEYİ VAR; BİR TEK KENDİSİYLE YÜZLEŞMEYE CESARETİ YOK!

Vejdin Çiçek Ekleyen Vejdin Çiçek
Ekim 17, 2026
in YAZARLAR
0
MEMLEKETİN HER ŞEYİ VAR; BİR TEK KENDİSİYLE YÜZLEŞMEYE CESARETİ YOK!
0
Paylaş
10
Gösterim
Share on FacebookShare on Twitter

Annem siyasete bulaşma demişti.

Meğer susmak da bulaşıcıymış!

“Ârifle oturan ârif, cahille oturan cahil kalır.” diye bir atasözümüz var.

Bizim toplum bu sözü ne kadar kullanır, kulağına ne kadar küpe eder; orasını bilmem.

Ama siyasete bakınca insanın aklına ister istemez başka sorular geliyor.

Önce bir itirafta bulunayım: Annem, “Siyasete bulaşma!” demişti.

Ardından da meseleyi demokratik tartışmaya kapatıp son noktayı koymuştu: “Bulaşırsan ağzına biber sürerim!”

Anne yüreği işte…

Beni siyasetin tehlikelerinden korumak istemiş.

O zamanlar siyasetin ne kadar karmaşık ne kadar yorucu bir iş olduğunu düşünürdüm. Şimdi olup bitenlere bakınca annemin aslında ne kadar ileri görüşlü olduğunu anlıyorum. Kadıncağız siyasetin ne olduğunu biliyormuş da benim ağzımın tadı kaçmasın istemiş!

Ama insanın da bir sabır sınırı var.

Her gün yeni bir garabetle karşılaşıp sonra hiçbir şey olmamış gibi hayatına devam etmesi bekleniyor herkesin.

İyi de nereye kadar?

Annem siyasete bulaşma dedi, haklıydı.

Ama memleketin hâline bakınca insan susmaya da utanıyor!

Üstelik susmak da bir yere kadar insanı kurtarıyor.

Sonra bir bakıyorsun, yanlışlar konuşa konuşa normalleşmiş, doğrular ise konuşula konuşula şüpheli hâle gelmiş. İşte o zaman insan, annesinin biberinden korkmakla memleketin biber gazına dönüşen gerçeklerinden kaçmak arasında kalıyor!

Peki, bizim siyasetçiler kiminle oturup kalkıyor da bu kadar çok şey biliyor gibi görünüp bu kadar az şeyin farkına varıyor?

Bizde siyaset başka bir âlem. Öyle ki insanın bildiği doğrular bile burada mesleki deformasyona uğruyor.

Alkış varsa demokrasi şahane, yuhalama varsa millet yanlış bilgilendirilmiş!

Alkışlayan bilinçli seçmen, yuhalayan provokatör…

Aynı vatandaş sandıkta irfan sahibi, meydanda cahil olabiliyor.

Demek ki bizim siyasette insanın zekâ seviyesi; ne düşündüğüne göre değil, kimin lehine ses çıkardığına göre belirleniyor.

Vatandaşın fikri iktidarla aynı yöndeyse millî irade, ters yöndeyse birileri mutlaka o iradeyi yanlış yönlendirmiştir!

Ne kullanışlı bir demokrasi anlayışı!

Kaybedince milletin aklı sorgulanıyor, kazanınca milletin ferasetine methiyeler düzülüyor.

Milletin aklı bir seçimde bu kadar değişebiliyorsa acaba sorun millette mi, yoksa milletin aklını yalnızca işine geldiğinde önemseyenlerde mi?

Siyasiler alkışı sever.

Hem de öyle böyle değil; alkış kesilince kendilerini değil, salonun akustiğini sorgulayacak kadar severler. Bir de vefa beklerler.

Kime, neye, hangi davranışın karşılığında?

Orası biraz muğlak.

Çünkü bazıları için vefa, dün yanında olanın bugün de susmasıdır.

Sadakat, yanlışını görmemek; dostluk, yanlışını gördüğü hâlde alkışlamaktır.

Ne güzel bir ahlak anlayışı! İnsan hata yapabilir, yeter ki çevresindekiler bunu fark etmesin.

Fark eden olursa da sorun hatada değil, o hatayı dile getirendedir.

Bizim memlekette bazen insanın yanlışı yapması değil, yanlış yaptığını söylemesi suç sayılıyor.

Hata sahibine bir mazeret, eleştirene bir etiket bulunuyor. Sonunda herkes rahatlıyor; bir tek gerçekler yerinde duramıyor!

Oysa vefa, insanın makamına değil; karakterine duyulur. Koltuk değişince adres değiştiren dostlukların adı vefa değil, siyasi emlakçılıktır. Her dönemde doğru adrese taşınırlar.

Üstelik nakliye masrafları da çoğu zaman başkasına çıkar!

Bir de doğru yol meselesi var. Herkes doğru yolda olduğunu söylüyor.

Bu kadar insan aynı anda doğru yoldaysa memleket neden bu kadar çok çıkmaza giriyor?

Yolların tabelaları mı yanlış, yoksa herkes kendi pusulasını devletin resmî yönü mü sanıyor?

Yanlış insanlarla doğru yere gidilmez.

Bu kadar basit.

Ama bizimkiler basit gerçekleri karmaşıklaştırmakta ustalar. Çünkü karmaşa, hesap vermenin en sadık dostudur. Ortalık ne kadar karışırsa kimin ne yaptığı o kadar zor anlaşılır.

Sonra herkes elini vicdanına koyar.

Yalnız bazıları vicdanını o kadar derine gömmüştür ki elinin yetişmesi için kazı çalışması gerekir.

İhale şartnamesine uygun mu, çevresel etki değerlendirmesi yapılmış mı, onu da ayrıca araştırmak lazım!

Hz. Ömer’e atfedilen,

“Kişinin dostu aklının kılavuzudur.” sözü geldi aklıma.

Bizimkilerin kılavuzlarını düşününce insanın içi rahatlıyor!

Yanlarında kendilerine her konuda hak veren insanlar varsa yanlış yapmaları mümkün değil.

Çünkü itiraz eden yoksa hata da yoktur; yalnızca henüz yeterince anlatılamamış bir başarı hikâyesi vardır.

Etrafında herkes başını sallıyorsa en büyük yanlış bile bir süre sonra stratejik deha diye pazarlanabilir.

Hatta itiraz eden birisi çıkarsa, onun da niyetinden şüphe edilir.

Böylece mesele çözülür: Yanlış ortadan kaldırılmaz, yanlışı gören insan tartışma konusu yapılır.

Bizim memlekette eleştiri de ilginç bir meslek.

Doğruyu söyleyenin niyeti sorgulanır, yanlışı yapanın niyeti kutsanır.

Birinin kusurunu gösterirsen kötü niyetlisin; kusuru örtbas edersen senden iyisi yok.

Demek ki ahlakın da artık bir iletişim stratejisi var:

Gerçeği konuşmak riskli, gerçeği yönetmek kariyerli!

Annemin sözünü şimdi daha iyi anlıyorum.

Siyasete bulaşma demişti. Belki de insanın ağzına biber sürmekten ziyade, ağzından çıkan sözün başına neler getirebileceğini düşünmüştü.

Ama bir şeyi de unutmamak gerek:

Her suskunluk olgunluk değildir, bazen yalnızca korkunun terbiyeli görünme biçimidir.

Ve insan, memleketinin meseleleri karşısında sırf başı ağrımasın diye susuyorsa bir süre sonra ağrıyacak olanın yalnızca başı olmadığını anlıyor.

Annemin biberi geçer.

Ama bir memlekette yanlışlar kalıcı, doğrular sakıncalı hâle gelirse, insanın ağzında kalan acının adı biber değil

“vicdan” olur.

Views: 102
Önceki yazı

NEVÜ öğretim üyesi Mert Karış küresel IUCN komisyonuna seçildi

Sonraki Gönderi

Vejdin Çiçek

Vejdin Çiçek

Sonraki Gönderi

  • Çok okunanlar
  • Yorumlar
  • Son Haberler
İSTİFA VE İSTİĞFAR

İSTİFA VE İSTİĞFAR

Şubat 11, 2026
DENİZ GEZMİŞ VE ARKADAŞLARI VE MAYISTA YİTİRDİĞİMİZ DEVRİMCİLERİ ANMAK -1

DENİZ GEZMİŞ VE ARKADAŞLARI VE MAYISTA YİTİRDİĞİMİZ DEVRİMCİLERİ ANMAK-6

Mayıs 21, 2025
Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Ekim 12, 2025
BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

Mart 9, 2025
Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

0
Nebati Margarinler Çağı

Nebati Margarinler Çağı

0
Pirus Generali

Pirus Generali

0
Bizden Karikatürler

Bizden Karikatürler

0

Ekim 17, 2026
MEMLEKETİN HER ŞEYİ VAR; BİR TEK KENDİSİYLE YÜZLEŞMEYE CESARETİ YOK!

MEMLEKETİN HER ŞEYİ VAR; BİR TEK KENDİSİYLE YÜZLEŞMEYE CESARETİ YOK!

Ekim 17, 2026
NEVÜ öğretim üyesi Mert Karış küresel IUCN komisyonuna seçildi

NEVÜ öğretim üyesi Mert Karış küresel IUCN komisyonuna seçildi

Ekim 17, 2026
Ramazan Dost Yoldaşımızı Sonsuzluğa Uğurladık…

Ramazan Dost Yoldaşımızı Sonsuzluğa Uğurladık…

Ekim 16, 2026

Güncel Haberler

Ekim 17, 2026
MEMLEKETİN HER ŞEYİ VAR; BİR TEK KENDİSİYLE YÜZLEŞMEYE CESARETİ YOK!

MEMLEKETİN HER ŞEYİ VAR; BİR TEK KENDİSİYLE YÜZLEŞMEYE CESARETİ YOK!

Ekim 17, 2026
NEVÜ öğretim üyesi Mert Karış küresel IUCN komisyonuna seçildi

NEVÜ öğretim üyesi Mert Karış küresel IUCN komisyonuna seçildi

Ekim 17, 2026
Ramazan Dost Yoldaşımızı Sonsuzluğa Uğurladık…

Ramazan Dost Yoldaşımızı Sonsuzluğa Uğurladık…

Ekim 16, 2026

Kategorilere Gözat

  • BASINDAN
  • BİLİM TEKNOLOJİ
  • BİZDEN KARİKATÜRLER
  • ÇEVRE
  • ÇİZER
  • DÜNYA
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • GENEL
  • GEZİ
  • GÜNCEL
  • GÜNÜN SÖZÜ
  • Hafta Ortası Karikatürü
  • İMECE DER
  • KADIN
  • KİTAP TANITIM
  • KONUK YAZAR
  • KÖŞE YAZISI
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • MEDYA
  • MİZAH
  • MÜZİK
  • ÖYKÜ
  • ÖZEL HABER
  • ÖZEL RÖPORTAJ
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • ŞİİR
  • SOSYAL MEDYADAN
  • SÖZ BİZDE
  • SÖZ SİZDE
  • SPOR
  • STK
  • TURİZM
  • Uncategorized
  • YAZARLAR
  • YEREL YÖNETİMLER
  • YORUM

Son Haberler

Ekim 17, 2026
MEMLEKETİN HER ŞEYİ VAR; BİR TEK KENDİSİYLE YÜZLEŞMEYE CESARETİ YOK!

MEMLEKETİN HER ŞEYİ VAR; BİR TEK KENDİSİYLE YÜZLEŞMEYE CESARETİ YOK!

Ekim 17, 2026


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.

Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.