KAPTANI USTA OLMAYAN GEMİYE
HER RÜZGAR KÖTÜDÜR.
Genç bilgisayar mühendisi Çağrı, şirket toplantısında eski nesil sistem yöneticisi tecrübeli yaşlardaki Alim Bey’e herkesin içinde sert ve uygun olmayan üslupla : “Alim Bey, sizin kullandığınız yöntemler artık müzelik. Teknoloji çağında sizin gibi yaşlı ve yavaş insanların vizyonu şirketi geride bırakıyor. Artık koltuğu gençlere bırakmalısınız,” dedi. Alim Bey ise sadece sakin bir şekilde gülümsedi. Cevap vermeyi bile uygun görmedi.
O gece olanlar oldu, şirketin ana sunucuları siber bir saldırıya uğradı ve tüm sistem kilitlendi. Çağrı, en modern yapay zekâ programlarını ve kodlarını kullansa da siber saldırıyı durduramadı, olan olmuştu, ekran karşısında ne yapacağını bilmiyor, panik içinde terliyordu.
O sırada Alim Bey odaya girdi. Çağrı’ya biraz izin verir misin dedi, klavyenin başına geçti. Genç mühendisin modern yazılımlarla göremediği, sistemin en alt katmanındaki eski ama ölümcül bir güvenlik açığını saniyeler içinde bulup çıkardı. Cebinde tuttuğu eski not defterinden özel bir komut satırını sisteme girerek saldırıyı anında geri püskürttü. İşyerini bu küçük ama önemli hamleyle büyük bir zarardan kurtarmıştı.
Çağrı, başını öne eğdi, bu durumdan utanmış, sıkılmıştı. Alim Bey, gencin omzuna dokunarak şöyle dedi: “Hızınla, gençliğinle gururlandın evlat, kendini güçlü, bizi iş yapamaz buluyorsun görüyorum. Oysa sen yalnız binanın boyasını biliyorsun, o yapının temelini ise biz döktük. “
Yaş ve tecrübeye saygı duy ki, bir gün karanlıkta kaldığında sana fener tutacak birini bulabilesin.














