YAZ GEÇTİ
Her yıl yazın bittiğini İzmir Fuarının açılışı bildirirdi adeta. Fuar günleri, okulların açılışının habercisi, birçok Egeli üretici için harman zamanının gelişi, balıkçılar için “Vira Bismillah” denize açılma, yazlıkçılar için şehre dönüş günleriydi.
Fuar İzmir’in sembolü, çocukluğumuzun renkli ışıltısı, ahenkli sesi, neşeli günleriydi.
Akşamüstleri Gül Bahçesinde yenilen Anne köftesi- patetesiydi. Gazino neonlarına eşlik eden, siyah beyaz afişlerdeki Beyaz Kelebekler’i , Erol Büyükburç’u, Nuri Sesigüzel’iydi.
Akşam Kahramanlar semtindeki evimize kısa yürüyüşle döner, o fuar gününü yeniden yaşardık. Çatımızda yıldızlar o kadar yakındı ki bize. Hemen her akşam İzmir İmbatı, içtiğimiz vişne şurubu veya limonatamıza eşlik ederdi. Babam elleri ile gölge oyunları yaparken, Annem “sesli yap “ diye uyarırdı. Çok şanslıymışız, gerçekten öylesine keyifliydi ki o güzel Fuar günleri, akşamları.
Şimdilerde Fuar’ımızın iktisadi değeri görmezden geliniyor. Ne açıldığını ne işlevini, ne kapanışını bilen-duyan var. Laf olsun, görev yerine gelsin deniyor sanki. İzmirli, Egeli için taşıdığı anlam kimsenin umurunda değil. Sponsoru Betoncu olursa, kalplerde böylesine taş bağlar. Ne açılışına gelen olur ne değer veren ne de şehre katkısı olur.
Yaz bitti işte bir sene daha geride kaldı. Eksildiğim bu yaz, büyük acıma rağmen yine de hep aklımda O’nun “Her şeye rağmen yarına umut” sözleri.
Bütün yaz kuyunun başında yedik akşam yemeklerini.
Cevizler iç tuttu, bademlerin kabukları kurudu.
Ayvalara sindi gün ışığı
Yaz geçti…
N. Cumalı














