İzmir Yeni Parti İl Başkanlığı seçimi sona erdi. Bir yönüyle kazanan, kaybeden olmadı bu seçimde. Aziz Kocaoğlu sorumluluk duydu aday oldu, seçime katıldı.
Cemil Tugay’ın AKP saflarına katıldığının ertesi günü İl Başkanı “her gün eylem yapacağız” diyor ve ilk eylem günü yanında üç yüz kadar partili bulabiliyordu.
Aziz Bey’in seçime katılması ile İzmir’deki üye sayısının yarısı sandıklara gitti, oy kullananların yarısına yakını Aziz Bey lehine oy kullandı. İzmir de başka bir adaya gereksinim vardı. Aslında güçlü bir başkanaydı gereksinim. İstanbul da örneğin başka birinin aday olma yada kazanma şansı var mı? Çalışan kazanır.
Artık İl Başkanı’nın 300 üyeden 32.000 e yükselmiş bir üye katılım rakamı çıtası var. Seçim bitti. Bundan sonraki toplantılarda, ana muhalefeti temsilen 32.000’den fazla temsilciyle alanlarda olacağız diyebilmek gerekir. Bunu bekliyorum, ümit ediyorum. Üyeyi sandığa getiren, taşıtan sinerjinin alanlara taşıyarak da sürmesini diliyorum.
Üç gün önce karar verip seçime katılan, mücadele öyküsü kendi deyişiyle” Altı yaşında tütün tarlalarında başlayan”, örgütü ayağa kaldıran Başkanımıza teşekkür ediyorum.
Her zaman olduğu gibi seçim sonuçlarına ölçüsüz şekilde sevinip, kutlama yapan, ortak mücadele arkadaşlarını rencide ederek üzenleri kınıyorum. Olimpiyat madalyası almış ya da genel seçim kazanmışçasına şakşakçılık yapmak uygun olmadı.
Bu bakış açısıyla CHP de birlikte iktidar mücadelesi verdiğimiz, omuz omuza gaz yediğimiz, slogan haykırdığınız şimdi uzaklaştığımız CHP li dostlarımız gibi, şimdi Yeni Parti içinde de mi bölüneceğiz? Ne bu hırs, ne bu öfke, anlamış değilim? Kimseyi rencide etmeden, kırıp dökmeden kenetlenelim, hep birlikte söyleyelim;
Hemen seçim, hedefimiz iktidar.













