
Osmanlı’da Suçsuz Yere 800 Seyyar Satıcının Katledilmesi vakası olarak tarihin acılı sayfalarında saklı duran tarihi çağrıştıran gelişmeler.
seyyar satıcılar şehrin güvenliğidir!
Sarayın resmi tarihçilerinin bile olayın boyutlarını gizleyemeyip yazmak zorunda kaldıkları acı bir tarihi burada okuyucuyla paylaşalım.
Paylaşmakdaki maksat özellikle son istiklal caddesindeki patlama neticesinde İstanbul Valiliği tarafından alınan önlemlerin arasında İstiklal Caddesi’ndeki seyyar müzisyenlerin, Sokak sanatçılarının, tüm seyyar satıcıların da yasaklanması kararıdır. Bu karar yüzlerce yıl önce Kanuni döneminde 800 seyyar satıcının bir hırsızlık vesilesi ile saltanat tarafından sağlanamayan asayişin günah keçisi olarak gösterilip katledilmesi olayını düşündürüyor. Saltanatın hem resmi kanallarıdan hem de tarafsız kanallardan o dönemde asayiş makamlarının çözemediği bir hırsızlık ve cinayet suçunun en kolayından gösterilebilecek olan seyyar satıcılar üzerine yıkılarak, tarihe yansıdığı kadarıyla 800 seyyar satıcının, belkide daha fazla günahsız insanın katledilmesiyle sonuçlanan bir tarihi üzülerek öğreniyoruz. Ve istemiyerek paylaşıyoruz.
Sokaklar sorun değil çözümdür!
Özellikle şuna vurgu yapılmalı ki; ülkenin bütün sokaklarından, caddelerinden, özel hayatın güvenliğine kadar sorumluluk devlete aittir. Devlet bu sorumlulugu eksiksiz yerine getirmek üzere yurttaşlar tarafından görevlendirilmiştir. Bu sorumluluk kapsamında ortaya çıkan boşluğun bedeli ağır işsizlik ve ekonomik bunalım şartlarında evine bir lokma ekmek götürmek için Türkiye’nin herhangi bir yerinde yurttaşların temel anayasal hakkı olan çalışma hakkını kullanan sokak esnaflarina yapılan yeni zalimliklere meydan vermemeliyiz. Diyen Seyyar Satıcı temsilcileri; Tüm devlet yetkililerini, bürokratlarımızı bu kararı bir daha gözden geçirmelerini ülkedeki başıbozukluğun, güvensizliğin bedelini, evine ekmek parası kazanmaktan başka bir gayesi olmayan seyyar satıcılara, sokak esnaflarina yüklememenin geçmiş tarihteki gibi yanlış olduğunu hatırlatmak istiyoruz, diyor.

Sokaklar demokrasinin ve hukukun beşiğidir!
Seyyar Esnaflar; Milyonlarca atanamayanın, işsizin, emeklinin, öğrencinin, gencin, mültecilerin çaresizliğinin sonu sokaklarda çare buluyor.
Onlara sokakları da yaşanmaz hale getirmeyelim!
Sokaklar Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi “seyyar satıcılarıyla şenlenir, seyyar satıcılar şehrin neşesidir! Öten bülbülleridir!”
Onlarsız kentlerimiz yaşanmaz olur!
Kentlerimiz ölmesin, güzelleşsin!
Çiçekçimizle, gevrekçimizle, midyecimizle, müzisyenimizle, BİZ sokakların güvencesiyiz! diyerek kaygılarını dile getiriyor.
Osmanlı’da Kanuni devri en şaşalı ve gücünün zirvesinde olduğu yıllar olarak bilinir. Bu dönemde bu topraklarda suç oranlarının arttığını da yazar tarih.
1.Solakzade Mehmet Çelebi,Solakzade Tarihi,Haz;Vahid Çabuk,Kültür Bak. Yay.,2. Cilt,s.160
2.Mehmet Mazhar Fevzi,Haber-i Sahih,Latürki ve Şark Matbaası,İstanbul,1873,5. Cilt,s.74,75
3.Müneccimbaşı Ahmet Dede,Müneccimbaşı Tarihi,Çev;İsmail Erünsal,Tercüman Yay.,İstanbul,2. Cilt,s.529
4.Peçevi İbrahim Efendi,Peçevi Tarihi,Haz;Bekir Sıtkı Saykal,Kültür Bak.Yay.,Mersin,1992,1. Cilt,s.97














