SONU BELLİ Mİ?
Sanık Temel duruşmada kendini savunuyormuş. Tam, “Ben suçsuzum Hakim Beyciğum!” demiş ki hakim; “Burası şov yeri değil, kapa çeneni!” diyerek Temel’i susturmuş.
Temel de sinirlenip:”Sen benu susturamazsun!” diye bağırınca da bu defa hakim duruşma düzenini bozduğu için Temel’e iki bin lira para cezası vermiş.
Temel cebindeki paraları çıkarıp saymaya başlayınca hakim gene azarlamış Temel’i;
“Bırak para saymayı cahil herif! Parayı duruşma bittikten sonra ödeyeceksin!”
“Ben paralarimu cezayı şimdu ödemek içun saymayrum!” demiş Temel “Size hak ettiğinuz cevabu vermeye param yeter mu diye kontrol edeyrum!”
Olay fıkrada geçince hepimize komik geliyor. Ama gerçek hayatta geçince olay trajikomik bir hal alıyor.
Tıpkı Sayın Ekrem İmamoğlu’nun yargılanmasında yaşananlar gibi.
Sayın Ekrem İmamoğlu, savunmasını yapabilmesi için yeterli süre verilmemesi sebebiyle hakimle tartışmış ve salondan çıkartılmıştı.
Sözcü Gazetesinden Saygı Öztürk, bugünkü yazısında, Apo’yu yargılayan hakim Yargıtay Onursal Başkanı Sayın Turgut Okyay ile yaptığı bir söyleşiden bahsetmiş.
Sayın Okyay söyleşide şöyle diyor;
““İmamoğlu, savunması için kendisine yeterli zamanın verilmediğini söylüyor. İnsanların mahkemede savunmalarını özgürce yapmaları lazım. Savunmasını yaparken hiç kesilmemeli. Ne olacak? Dava üç gün, dört gün daha uzasın. İnsanın yargıya güveni kaldırılmasın, yok edilmesin.
Abdullah Öcalan günlerce savunma yaptı. Yani insan yeterince konuşturulmazsa derdini dökmezse nasıl anlayacaksın sorunu? Yargı bağımsızlığı çok ama çok önemli.”
Evet, Terörist Başını günlerce dinleyen hakimden, İmamoğlu’nu duruşma salonunun dışına çıkartan hakime gelmişiz.
Temel, tiyatroda teşrifatçılık yapıyormuş.
***
Sahnede de müthiş bir dedektiflik oyunu var. En büyük zevki oyundaki katili bulmak olan dolar milyoneri Dursun ise seyirciler arasında.
Dursun en arka sıralarda ve yerinden memnun değil. Bir ara işaret ederek Temel’i yanına çağırmış ve;” Hemşerum” demiş “Puradan pir şey göremeyrum! Pana önlerden pir yer ayarlasan senu memnun ederum!”
Temel, dolar milyoneri Dursun’un bu lafını duyunca en ön sıradaki protokolden gelmeyen bir kişinin yerine oturttuğu karısı Fadime’yi kaldırıp Dursun’u oturtmuş.
Dursun da Temel’in eline 100 lira bahşiş tutuşturmuş.
Bir elindeki paraya bir dolar milyoneri Dursun’a bakmış Temel ve Dursun’un kulağına eğilip fısıldamış;
“Katil uşaktur.”
Zaman elbette değerlidir. Ancak, yargıya güven ondan çok daha değerlidir. Yargılama böyle yangından mal kaçırılır gibi yapılırsa, biz de bunu Dolar Milyoner’i Dursun gibi izlemek zorunda kalırız.
Yani sonu belli bir tiyatro gibi.
***
Ama, bir de toplumsal vicdan ve tarihin yargısı gibi kavramları var.
Saygı Öztürk’ün önceki bir yazısından biliyoruz ki emekli hakim Sayın Turgut Okyay’ın özel otobili yok, toplu ulaşım araçlarını kullanıyor.
Ama, herkes kendisine Sayın Turgut Okyay diye hitap ediyor.
Sayın Ekrem İmamoğlu’nu yargılayan hakimin neyi var neyi yok bilmediğimiz gibi, yarın kendisine nasıl hitap edileceğini de Allah ömür verirse hep birlikte göreceğiz.
Ama Turgut Okyay bizim için hep,
Sayın Turgut Okyay,
Ekrem İmamoğlu da hep
Sayın Ekrem İmamoğlu olmaya devam edecekler.
Yüreğinizden sevgi, içinizden ümit, yüzünüzden tebessüm eksik olmasın!
İyi Pazarlar Olsun!
Ulvi Puğ














