sozbizde.com
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
sozbizde.com
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
Ana sayfa YAZARLAR

Küçük Öyküler 13- ADALET MÜLKÜN TEMELİDİR

Halil Ergün Urgan Ekleyen Halil Ergün Urgan
Ocak 25, 2023
in YAZARLAR
0
Küçük Öyküler 13- ADALET MÜLKÜN TEMELİDİR
0
Paylaş
1
Gösterim
Share on FacebookShare on Twitter

­“Sanık Abdurrahman Safyürek, Savcı Bey TETÖ adlı aşağılık, rezil, hain, kökü dışarda örgüte bilerek, isteyerek, kendi hür iradenle yardım ve yataklık yaptığını iddia ediyor. Bu konuda neler söyleyeceksin?” diye sordu Yargıç Nurettin.

Abdurrahman Safyürek, gözleri kocaman kocaman açılmış, yüzü sapsarı, yanaklar hafif kızarmış biçimde önce bir süre Yargıç Nurettin’in yüzüne öylece baktı. Sonra konuşmaya başladı:

“Nurettin Abi,  pardon Nurettin Bey, Sayın Hâkimim, beni tanımıyor musunuz yahu? Ben namazında niyazında, dinibütün bir esnafım. Ben ne bilirim örgüt mörgüt, terör mörör? Savcı Muammer Abim, Sayın Savcım, siz benimle ilgili neler iddia etmişsiniz öyle? Hiç yakışıyor mu bir insanın tanıdığı, bildiği, birlikte yol yürüdüğü insanlara böyle şeyler yüklemeye çalışmak?”

Yargıç Nurettin, sözünü kesti onun:

“Abdurrahman Bey, burada sanık olarak bulunuyorsunuz. Lütfen, sorularıma cevap verin. Bizlerle olan tanışıklıklarınızı anlatmayın. Neriman, kızım, sil sanığın bu ifadelerinin hepsini, baştan başlıyoruz.”

Bilgisayar başındaki eskiden “daktilocu” olarak bilinen Neriman, gülümseyerek parmaklarını bilgisayar klavyesinin üzerinde gezdirdi. O ana kadar yazdığı sanık ifadesini sildi. Abdurrahman Safyürek, bu kez kıza seslendi:

“Neriman kızım, sen söylesene benim bilerek, isteyerek suç işleyecek bir adam olmadığımı!.. Sen beni bilmiyor musun hanım kızım? Kocan da bilir benim böyle bir şey yapmayacağımı? Kocan nasıl? İnşallah onun da başına böyle bir iş gelmemiştir!”

Yazıcı kızın yanakları hafif kızardı, gözlerini Abdurrahman Bey’den kaçırdı, yan gözle Yargıç Nurettin’e baktı, tekrar başını öne eğip ekrana odaklandı.

“Abdurrahman Bey! Yazıcı kızla muhatap olmayın ve sadece sorularıma cevap verin. Bu örgütle ne zamandır ilişki içindesiniz?” diye kızgın bir ses tonuyla sordu Yargıç Nurettin.

“Örgüt falan bilmem ki ben Nurettin Abi, Sayın Savcım, ama sanırım bir on yıl olmuştur, cami cemaatinden arkadaşlar, biz arada evlerde toplanıp sohbetler, zikir falan yapıyoruz, sen de gel, dediklerinde ben de katıldım. Unuttunuz mu, sizinle de orada tanışmıştık. Siz, güzel güzel konuşmalar yapıyordunuz, biz de mest olarak dinliyorduk.”

“Ulan beni karıştırma! Bana Nurettin Abi deyip durmayı da bırak! Kızım Neriman, bu kısmı yazma. Tamam, cami cemaatinin yönlendirmesiyle örgütün evlerdeki örgütlenme çalışmalarına başta izleyici olarak katıldın. Devam et.”

“Sonra bir gün Neriman kızımızın evlerinde toplanmıştık hani. Kocası Mahmut Bey bizi ne güzel ağırlamıştı o gün. Allah ondan razı olsun. Nurettin Abi Sayın Bey’im, Mahmut Bey kardeşimizi de benim gibi yargılamıyorsunuz değil mi?

“Fe suphanallah! Lan oğlum sen buraya yargılamaya mı geldin yargılanmaya mı? Lan bi karıştırma Mahmut’u, Cengiz’i!..

“Cengiz’i de mi yargılıyorsunuz? Yok artık!.. Yediğiniz içtiğiniz ayrı gitmezdi!”

“Neriman, kızım, sen biliyorsun neyi yazıp yazmayacağını. Saçımı başımı yolmaya başlayacağım şimdi. Sevgili Abdurahman Bey, canım kardeşim, lan bırak onun bunun ismini verip durmayı. Sadece evlerde toplanıyordunuz, oradan devam et. Kim seni bu örgüte dâhil etti?”

“Örgüt mörgüt bilmem ben. Biz toplanıp sohbetler ediyorduk, zikirler yapıyorduk. Bir de Savcı Muammer Abim her toplandığımızda Allah yolunda harcanmak üzere bizden bağış toplardı. Odanın ortasına bir sofra bezi sererlerdi, biz de para, bilezik, yüzük, altın, gümüş, değerli nelerimiz varsa Allah yolunda onun ortasına bırakırdık. Sonra Sayın Savcım Muammer Bey Abim, sofra bezinin dört bir tarafından tutarak kaldırır, onu bir bohça hâline getirir, alıp giderdi.”

“Lan dur, dur lan! Ne sofra bezi, ne bohçası? Kızım Neriman, aman, sakın!”

Neriman, Yargıç Nurettin’e dönerek gözleriyle “Sakin olun!” işareti yaptı,

“Sen merak etme Nurettin Abi, ben ayarlıyorum ifadeyi.” dedi.

Yargıç Nurettin, Küçük Emrah kaşlarına dönmüş kaşları ve acınaklı bir yüz ifadesiyle Sanık Abdurrahman Safyürek’e seslendi:

“Bak şimdi Abdurrahman Bey kardeşim. Şöyle yapalım. Ben sana ne dersem sen onayla, Neriman kızımız da öyle yazsın, bu işi bitirelim. Tamam mı?”

Abdurrahman Safyürek, saf saf onun yüzüne baktı.

“Tamam Nurettin Abi Sayın Hâkimim.” dedi.

“Şimdi sen, cami cemaatinin yönlendirmesiyle evlerdeki örgüt toplantılarına iki ya da üç kez gittin, doğru mu?”

“Yani, iki ya da üç değil de, her hafta bir evde…”

“Ulan sus! İki ya da üç kez gittin. Yazıyor musun Neriman. Cami cemaatinin yönlendirmesiyle iki ya da üç kez örgütün evlerdeki toplantılarına gittim. Orada ibadet edeceğimizi ve sohbet edeceğimizi düşünüyordum. Aradan yıllar geçtiği için şimdi o toplantılarda kimler vardı hiçbirini anımsayamıyorum. Böyle değil mi Abdurrahman?”

“Hepsini hatırlayamıyorum tabii ama Nurettin abim Sayın Savcım, her toplantıda siz ve Sayın Savcım Muammer abim….”

“Ulan bizi karıştırma! Yazıyor musun kızım Neriman? İki ya da üç kez katıldığım bu toplantılara gitmekten daha sonra vazgeçtim. Bir daha da örgütle şu ya da bu şekilde irtibatım olmadı.”

“Kurban Bayramlarında et ve deri toplayıp sizin gönderdiğiniz kamyonetlere….”

“Abdurrahman, delirme beni kardeşim! Ne eti derisi! Sen bu sefer bizi mi kurban edeceksin? Yok öyle bir şey! Ulan ille hem kendini hem bizi yakmak mı senin derdin? Ben ne diyorsam o, tamam mı? Ben ne diyorsam o!”

“Sen ne diyorsan o Sayın Hâkimim Nurettin Abi. Tamam. Aynen sizin dediğiniz gibi oldu.”

“Hah şöyleee! Oğlum biz burada seni kurtarmaya çalışıyoruz, yorgunu yokuşa sürme! Sayın Savcım, sizin, tanığın bu ifadesi ile ilgili son olarak söyleyeceğiniz bir şey var mı?”

Savcı Muammer, Abdurrahman Safyürek’e kin dolu bir bakış attıktan sonra konuşmaya başladı:

“Her ne kadar ben mütalaamda sanığı suçlamış ve ceza almasını istemiş isem de samimi ifadesinden şahsın bilerek ve isteyerek örgüte mensup olmadığı, hâttâ hiç mensup olmadığı, bir iki ev toplantısına katıldıktan sonra örgütün menfur amaçlarını hissederek kendini bu insanlardan soyutladığı anlaşılmış olmakla birlikte ayrıca mevcut delil durumlarında da şahsa ceza verecek bir belge, kanıt bulunmadığından hareketle şahsın beraatini talep ediyorum.

Abdurranman Safyürek’in gözleri parladı.

“Hah şöyle Muammer Abim!” dedi. “Abim onca yıllık birlikte yürümüşlüğümüz var, benden kime ne kötülük gelmiş! Ben Allah yolunda bir adamım! Siz de öylesiniz şükürler olsun. Ben ne anlarım örgüt mörgüt? Sizin ne ilginiz olabilir kökü dışarda örgütle mörgütle?..”

“Tamam Abdurrahman tamam, uzatma. Burası mahkeme salonu. Dışarıda konuşuruz bunları.” diyerek onun daha fazla konuşmasına müdahale etti Yargıç Nurettin.

“Yaz kızım, mevcut delil durumları, sanığın ifadesi ve savcılık makamının talebi doğrultusunda Abdurrahman Safyürek’in üzerine isnat edilen suçtan aklanmasına ve serbest bırakılmasına karar verilmiştir.”

“Hay Allah sizden razı olsun Nurettin Abim, Muammer Abim, senden de kızım Neriman Hanım. Bir gün toplanıp bize gelin. Kutlayalım bunu. Nurettin Abim, sen köfte seversin, bizim Kasap Necmi’yi hatırlarsın toplantılardan. Sizin geleceğinizi duysa vallahi etin en güzel tarafından keser, birkaç kez çeker, benim hanım da öyle şöyle ızgarada kuyruk yağı gezdirip öyle bir pişirir ki onları parmaklarınızı yersiniz. Muammer Abim, senin için yoğurtlu et yaparız. Hastasın yoğurtlu ete, bilirim. Neriman kızım size ne yapalım, senin ve Mahmut Bey kardeşimin özel olarak istediği bir şey…”

Savcı Muammer Bey yerinden hızla kalkıp yönünü kapıya doğru döndürdü, işaret parmağını uzatıp

“Abdurrahman Bey! Çık git kardeşim! Çık git çabuk! Çık git yoksa kararımı değiştirip hem seni hem kendimi yakacağım! Çık git ulan!” diye bağırdı.

Abdurrahman Safyürek yüzünde ilk defa hınzır bir ifade, gözlerinde çakmak çakmak yanıp sönen bakışlarla hepsini tek tek süzdü, döndü, kapıya doğru yürüdü.

Post Views: 175
Önceki yazı

Neden bu suskunluk?

Sonraki Gönderi

UĞUR MUMCU EFES SELÇUK’TA MEŞALELERLE ANILDI

Halil Ergün Urgan

Halil Ergün Urgan

Sonraki Gönderi
UĞUR MUMCU EFES SELÇUK’TA MEŞALELERLE ANILDI

UĞUR MUMCU EFES SELÇUK'TA MEŞALELERLE ANILDI

  • Çok okunanlar
  • Yorumlar
  • Son Haberler
Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Ekim 12, 2025
BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

Mart 9, 2025
Ceviz Ağacının Hafızası

Ceviz Ağacının Hafızası

Ağustos 27, 2025
Bir çakma kilise iki yoldaş…

Bir çakma kilise iki yoldaş…

Ağustos 25, 2022
Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

0
Nebati Margarinler Çağı

Nebati Margarinler Çağı

0
Pirus Generali

Pirus Generali

0
Bizden Karikatürler

Bizden Karikatürler

0
Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Güncel Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Kategorilere Gözat

  • BASINDAN
  • BİLİM TEKNOLOJİ
  • BİZDEN KARİKATÜRLER
  • ÇEVRE
  • ÇİZER
  • DÜNYA
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • GENEL
  • GEZİ
  • GÜNCEL
  • GÜNÜN SÖZÜ
  • Hafta Ortası Karikatürü
  • İMECE DER
  • KADIN
  • KİTAP TANITIM
  • KONUK YAZAR
  • KÖŞE YAZISI
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • MEDYA
  • MİZAH
  • MÜZİK
  • ÖYKÜ
  • ÖZEL HABER
  • ÖZEL RÖPORTAJ
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • ŞİİR
  • SOSYAL MEDYADAN
  • SÖZ BİZDE
  • SÖZ SİZDE
  • SPOR
  • STK
  • TURİZM
  • Uncategorized
  • YAZARLAR
  • YEREL YÖNETİMLER
  • YORUM

Son Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.

Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.