HAYAT ÜNİVERSİTESİ NEREDE?
Hepimizin sayfasında hiç sesi soluğu çıkmayan takipçiler mutlaka vardır.
Bunlardan istek geldiğinde sayfalarında siyasi eğilimini belirten pek bir paylaşım göremezsiniz.
Birçoğu genellikle tartışmaların yoğunlaştığı, belli dönemlerde rengini belli eder.
Bende sayfamda rengini belli eden fanatikleri bu dönemlerde fark edip, engellerim.
Sadece kendi sayfamda değil, sizlerin sayfalarında da rengini belli edenleri,
bende ekli olmasalar bile onları da engelliyorum.
Engellemeden önce mutlaka sayfalarına bakıyorum.
Bir çoğunun kurduğu cümlelerden eğitimsiz olduğu hemen anlaşılıyor.
Hemen hemen bütün paylaşımların altına altına yaptıkları yorumlarda kelimesi kelimesine aynı.
Yani,
ya kendilerine bunları yaz denilenleri veya ezberledikleri şeyleri copy- paste yaparak kendi fikirleriymiş gibi yazıyorlar.
Ama onlara bir şey sorduğunuzda verdiği cevaplar, yaptıkları copy-paste yorumdaki gibi değil.
Bir çoğunun kurduğu cümlelerden eğitimsiz olduğu hemen anlaşılıyor.
%75’inin ortak noktası,
KENDİ İŞİNİN PATRONU, GARANTE MANAGER veya HAYAT ÜNİVERSİTESİ mezunu olmaları.
Bende merak edip,
şu Hayat Üniversitesi nerede?
diye google yaptım ama bulamadım.
İçinizde yerini, adresini bilen var mı?

HER ŞEY ÇOK GÜZEL OLACAK MI ?
Bu ne kadar gerçekçi olduğunuza bağlı.
Kötüyü sona bırakıp, önce iyi olacak şeyleri söyleyeyim.
***
Eğer AKP ve Müttefikleri kaybederse,
7/24 hakaret, tehdit ve nefret dolu sözleri duymayacaksınız.
Adalet sistemi düzelecek.
Yerle bir edilen kurumlar olması gerektiği gibi çalışacak.
Ben kimseye hesap vermem devri kapanacak.
Yolsuzluk azalacak.
Medya özgürleşecek.
Kısaca tek adam yerine geniş mutabakat ve ortak akıl dönemi başlayacak.
***
Gelelim kötü habere;
– ekonomi kısa sürede düzelmeyecek.
– Enflasyon hemen düşmeyecek,
– Hayat hemen ucuzlamayacak.
***
Çünkü hiç kimse devletin ne kadar iç ve dış borcu olduğunu bilmiyor.
Devlet bankalarında ne kadar batık ve ödenmesi mümkün olmayan riskli kredi olduğunu bilmiyor.
Varlık fonuna aktarılarak sayıştay denetimi dışına çıkarılan kurumların ne kadar zararda olduğu, ne kadar borcu olduğu bilinmiyor.
Ticari sır diyerek açıklanmayan kamu ihaleleri ve bu ihalelerden kaynaklanan borç ve yükümlülükler bilinmiyor.
Bunlar netleşmeden, hasarın ve yıkımın gerçek miktarı ortaya çıkmadan, çözümün maliyetinin ne olacağını söylemek kolay değil.
***
Yani bizleri,
kim kazanırsa kazansın,
seçimlerden sonra 24 ocak kararlarına rahmet okutacak acı bir reçete bekliyor.
Acıyı azaltacak tek teselli
liyakatsız kadrolarla istim arkadan gelsin mantığı ile günü kurtaran saçma sapan teoriler yerine,
sağlam,liyakatlı kadrolar yolu ile hazırlanacak,
kısa ve uzun vadeli programlar ile,
Türkiye’ye karşı yok olma noktasına kadar azalan güven geri gelir ve sıcak para yerine yatırımlar artar,
şimdiki gibi Dolar bazında %10 – 12 faizli ve kısa dönemli borçlanmalar yerine,
libor+1-2 faizle uzun dönemli krediler gelir.
EN ÖNEMLİSİ BELİRSİZLİK ORTADAN KALKAR.
100 milyar dolar olduğu hesaplanan deprem bölgesinin imarı ile ilgili.
hibe ve sıfıra yakın faizle çok daha kolay uzun vadeli kaynak bulunur.
AKP kazanır mevcut sistem devam ederse
YANDI GÜLÜM KETEN HELVA…..
Kemerleri hemen gevşetmeyin benden söylemesi.

Az önce KAHVE FALINA baktım
Tayyip Erdoğan kazanmayı banko görmezse, cumhurbaşkanlığına aday olmayıp,
AKP’nin başında,
“YSK hakkım olan CB adaylığını engelledi. Mağdurum da Mağdur” diyerek,
hem de devletin tüm olanaklarını dibine kadar kullanacağı bir seçim kampanyası ile,
parlamentoya birinci parti olarak girmeyi,
Bunu başarırsa da, parlamenter sisteme geçelim diye bastırıp,
Yanına bir kaç küçük partiyi de alarak kuracağı hükumette başbakan olmayı planlıyor.
***
Not: keyfim yerinde olursa kahve falınıza bakarım ama,
Muska yapmam, her göbeğe yazmam ısrar etmeyin lütfen.














