sozbizde.com
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
sozbizde.com
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
Ana sayfa YAZARLAR

DATÇA’dan selam var

Sedat Kaya Ekleyen Sedat Kaya
Temmuz 9, 2023
in YAZARLAR
0
DATÇA’dan selam var
0
Paylaş
0
Gösterim
Share on FacebookShare on Twitter

BEBEK YÜZLÜ ÇOCUĞUN HİKAYESİ

2005 yılında Ankara’nın Altındağ ilçesinde doğmuştu.

İlkokul sıralarında başlamıştı futbol tutkusu.

Topa ve Fenerbahçe’ye sevdalıydı.

8 yaşında iken Gençlerbirliği’nin antrenmanlarını izler, gönüllü olarak top toplayıcılık yapardı.

Futbol sahalarında 2.5’luk denirdi top toplayıcılara.

O günlerde nereden bilsin 25 milyon euroluk bir star olacağını.

9 yaşına geldiğinde Gençlerbirliği’nin altyapısına girdi.

Oyun zekası, müthiş sol ayağı ve yeteneği ile ön plana çıktı.

2018’e kadar Başkent ekibinde forma giydikten sonra, 2019’da 14 yaşında 25 bin lira maliyetle Fenerbahçe’ye katıldı.

O gün şöyle demişti.

“Gençlerbirliği’nden ayrılmanın üzüntüsünü yaşarken, tarafta taraftarı olduğum ve hayalini kurduğum kulübe gelmenin mutluluğu içindeyim.”

Sarı Lacivertli formayla Elit Akademi Ligi U14’te 21 maçta 12, Elit Akademi Ligi U15’te 13 maçta 5, Elit Akademi Ligi U16’da 6 maçta 1 gol atan Arda, asıl çıkışı Fenerbahçe’nin U19 Takımı’nda yaptı. Çıktığı 22 maçta 10 gol, 7 asistle oynadı.

Öyle bir patlama yaptı kı, 2021’de Fenerbahçe onunla profesyonel sözleşme imzalamak zorunda kaldı.

O artık tribünlerin bir idolüydü.

Milimetrik asistleri ve şapka çıkarılan golleriyle seyredenleri büyüledi.

Müthiş “sol ayağını” Messi’nin sol ayağıyla bile kıyaslayanlar oldu.

Fenerbahçe formasıyla 81 maçta 23 gol attı, 25 asist yaptı. 6 kez sarı kart gördü, kırmızı kart ile henüz tanışmadı.

Bu bebek yüzlü sol ayak şimdi Real Madrit’te.

10 yıl önce 2.5’luk bir top toplayıcısıydı, bugün 30 milyon euroluk bir süper star.

Fenerbahçe’ye 25 bin liraya gelmişti, 25 milyon euro kazandırarak gitti.

Şimdi dünya yıldızlarıyla birlikte oynayacak.

Kim bilir Modriç’e, Vinicius Junior’a ne goller attıracak.

Yolun açık olsun bebek yüzlü çocuk.

Her vurduğun gol olsun sihirbaz sol ayak.

Meslek büyüğüm Okan Yüksel ‘in sözüdür.

“İspanya matador ve toredor ile golcüler ülkesidir aynı zamanda. İspanyollar, arenalarda yarattıkları ilahlar gibi futbol alanlarında da Olimpos Dağı’ndaki tanrılar gibi golcüler yaratmıştır.”

O golcülerin arasına girmen umuduyla.

https://www.yenicaggazetesi.com.tr/sedat-kaya-bebek-yuzlu…

ALKIŞLARLA(!)

Datça Belediyesi nihayet ilçenin su sorunuyla ilgilenmeye başlamış.

Belediye meclisi, alınacak tedbirlerle ilgili ayrıntılı bir raporu oy birliği ile kabul etmiş.

Çok iyi.

Üstelik evinin bahçesine kaçak havuz yaptıran müteahhit meclis üyesi de bu rapora el kaldırmış.

Alkışlıyorum(!)

Yerel seçim öncesi Datça çok şenlenecek.

Alkışlardan avuçlarımız patlayacak(!)

EY FAŞİST YUMURCAKLARI(!)

“Ey Türk faşisti!

Birinci vazifen, Türk matbaalarını yıkmak, makinelerini ısırmak, demirlerini dişleyip duvarlara saldırmaktır. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegane temeli, gazeteleri çamurlara serip üzerinde ağzın köpürünceye kadar tepinmektir. Bu temel, partinin hazinesidir.

Bir gün nümayiş yapmak için emir alırsan, bütün polisleri yanı başında bulacaksın.

Meydanlarda kitaplarını yaktığın namuslu insanlar, bütün dünyada eşi emsali görülmemiş şekilde işkenceye tabii tutulabilir. Emniyet müdürlüğümüzde dövülebilir. Demir Ahmet tarafından sövülebilir. Bütün malları mülkleri zapt edilmiş, matbaaları yıkılmış, gazeteleri kapatılmış, evleri tarumar edilmiş, çoluk çocuğu dağıtılmış, haneleri işgal, kendileri perişan edilmiş olabilir.

Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, Amerika`dan borç dahi alınabilir. Hatta bu borç alınan paralar, ziyafetlerde yenilebilir.

Ey faşist yumurcakları!

İşte bu ahval ve şerait içinde dahi, bütün bu yapılanları kafi görmeden; vazifen matbaaları yıkmak, makineleri ısırmak, parçalamaktır. muhtaç olduğun kazma, balta, Halk Partisi`nin ambarında mevcuttur.”

#aziznesin

Zincirli Hürriyet, 5 Şubat 1948.

.

Müziğe bu kadar düşkün, bu kadar iştahla şarkı söyleyen başka bir canlı türü var mıdır acaba?

EN YÜCE KADIN

YUKARIDAN SİZİ İZLİYOR

Binlerce yıl önce adı Kybele idi.

Kıble.

Sonra Artemis dediler ona, ardından Diana.

Ya da Selene, Luna, Sin, Hubel, Kamer.

Daha neler neler.

Antik çağda kadınların doğum öncesi, doğum ve doğum sonrası ile Ay’ın hilal, yarımay ve dolunay görüntüleri birbirine bağdaştırılırdı.

Ana rahminde büyüyen bir cenin gibi.

Kadın cinselliğinin ve doğurganlığının sembolüydü.

Doğumu, yaşamı, ölümü ve yeniden doğuşu simgeliyordu.

Ve ondan tanrıçalar yaratıldı.

Onun ışığı nurdu.

Avuçlara doldurulup yüzlere sürülürdü.

Ve insanlığın uzay merakı işte bu tanrıçayla başladı.

İşte o tanrıça şu an tepemizde.

Gümüş bir tekerlek gibi.

Romalı düşün insanı Tacitus, MS 100’de şöyle demişti.

“Dünyadaki çirkinliklere tahammülünüz kalmayınca gözünüzü gökyüzüne çevirin.”

Tarih boyu insanoğlu hep gözünü gökyüzüne çevirdi.

Bundan 6500 yıl önce Mezopotamya’da ortaya çıkan Sümerler uzayla ilgilenen ilk medeniyet oldular.

Ay’ı, Güneş’i, Gezegenleri, Yıldızları kil tabletlere çizdiler.

Onlar uzaydaki cisimlerin yuvarlak olduğunu biliyordu.

Aradan yüzyıllar geçti.

M.Ö 500’lerdi.

Kuşadası’nın karşısındaki Samos(Sisam) adasında yaşayan Pisagor,  Ay’ın yörüngesi boyunca hareketlerini ve Ay’ın son şeklini  gözlemleyerek yuvarlak olabileceğini söyledi.

Pisagor “Ay yuvarlak ise Dünya da yuvarlak olmalı” dedi.

Ciddiye almadılar.

Ondan 70 yıl sonra İzmir Urla’da doğan Anaksagoras Ay’ı, Güneş’i ve yıldızları izliyordu..

Bir gün İzmir yakınlarına bir göktaşı düştü.

Anaksagoras göktaşını inceledi ve bunun soğumuş bir kaya parçası olduğunu gördü.

Ardından Güneş ve Ay tutulmalarını gözlemledi.

Ay’ın Dünya üzerindeki gölgesinin şekli yuvarlaktı..

Bu ona göre Dünya’nın yuvarlak olduğunun kanıtıydı.

Yetinmedi.

Daha da ileri giderek Atina halkına; tanrı diye iddaa ettikleri Ay’ın bir taş kütlesi, Güneş’in ise çok büyük bir ateş topu olduğunu söyledi.

Söylediğine pişman ettiler.

Çünkü toplumun kutsalına dokunmuştu.

Kovuldu.

Çanakkale’de sürgün yaşadı.

Tarihe geçen sözleri şuydu.

“Ay Tanrı değil, büyük bir kaya.. Güneş ise bir ateş topu.”

Anaksagoras’dan 50 yıl sonra  bu kez Aristo, ekvatordan uzaklaştıkça gökyüzünde görünen takımyıldızlarıyla ilgili yaptığı gözlemler, ufukta eğrilik ve  bir geminin ufukta kayboluş biçimi gibi  kanıtlara dayanarak dünyanın yuvarlak olduğunu açıkladı.

Aristo’dan bir süre sonra bu kez başka bir bilim insanı çıktı ortaya; Eratosthenes.

İskenderiye Kütüphanesi’nde müdürdü.

Bir gün  Güney Mısır’da Siyene denen şehirde çok ilginç bir kuyunun olduğunu öğrendi.

Gitti, inceledi.

Bu kuyu her yıl 21 Haziran’da en dip noktasına kadar Güneş alarak aydınlanıyordu.

Güneş bu tarihte en tepe noktada oluyordu ve Güneş ışınları bu kuyuya tam dik olarak düşüyordu.

Eratosthenes, güneş ışınlarının İskenderiye ve Siyene’ye aynı şekilde düşmediğini ve bunun nedeninin de Dünya’nın eğimli bir yapıda olması ile ilgili olduğunu biliyordu.

Eratosthenes, bir sonraki 21 Haziran’da Güneş tam tepe noktasındayken İskenderiye’de yere bir çubuk dikti..

Güneş ışınlarının çubuğa tam dik ulaşmadığını ve yerde 7 derecelik bir gölge oluşturduğunu farketti..

Buradan yola çıkarak Dünya’nın bir daire olduğunu anlayan Eratosthenes, İskenderiye ile Siyene arasındaki mesafenin Dünyanın merkez noktasında da 7 derecelik bir açı oluşturması gerektiğini düşündü.

Ve dünya denilen dairenin çevresinin 250.000 Stad olduğunu hesapladı;

46.250 km. (Bugün dünyanın çevresinin 40.100 km olduğunu biliyoruz.)

Aradan yine yüzyıllar geçti.

1500’lü yılların sonlarıydı..

Katolik Kilisesi Avrupa’da gericiliğin krallığını yaşıyordu.

Kilise dünyanın düz olduğunu savunuyor, okullarda böyle öğretiliyordu.

İtalya’da Galileo isimli bir bilim insanı isyan etti.

“Hayır Ay ve Dünya yuvarlak ve dönüyorlar” dedi.

Kilise ve onun şakşakcısı gericiler ayağa kalktı.

Galileo engizisyonda yargılandı.

İdamdan kurtulmak için

özür diledi, sözünü yuttu.

Galileo pes etti ama bir başka İtalyan bilim insanı Giordano Bruno, kiliseye rest çekti; “Ay da, Dünya da yuvarlak, güneşin etrafında dönüyor” diye haykırdı.

Kilise deliye döndü.

Sözünü geri al dediler, almadı.

Sonunda bir kazığa oturtularak diri diri yaktılar.

Katolik inancının iplerini elinde tutan Vatikan, tam 366 yıl sonra, 2008’de özür diledi ve ayın da dünyanın da yuvarlaklığını  resmen  kabul etmiş oldu.

Oysa Galileo’dan çok önceleri İman Gazali ve islami bilim insanları dünya yuvarlak demişti.

Şimdi İslam dünyası nerede, onlar nerede?

Neyse.

Romalı düşünür Tacitus’un sözünü bir kez daha hatırlamakta yarar var.

“Dünyadaki çirkinliklere tahammülünüz kalmayınca gözünüzü gökyüzüne çevirin.”

Şimdi lütfen gökyüzüne bakın.

Tam tepenizde binlerce yıl tapılan, dualar edilen, kurbanlar kesilen, uğruna can verilen tanrıçayı göreceksiniz.

En yüce, en kutsal kadın sizi izliyor.

Fotoğraf:  Mısırlı arkadaşım Abd Elrahman Nasser tarafından

Nikon 5300D  kamera 70-300 lens ve teleskop aracılığıyla çekildi.

NERELERDESİNİZ

BOK BÖCEKLERİ?

Olympos antik Yunanca “ulu dağ” demek.

Tanrıların dağı.

Mitolojiye göre 12 Tanrı bu dağda yaşadı.

Hep kutsal sayıldı.

Ege ve Akdeniz kıyılarında bir çok Olympos dağı var.

Bunlardan biri de Antalya’da.

Kurban Bayramı tatilinde Antalya’da Olympos dağı doldu taştı.

Hani “iğne atsan yere düşmez” denildiği gibi.

Tatil bitti, insanlar döndü, geride çöp dağları kaldı.

Her yer çöp.

Çocuk bezinden, boklu iç çamaşırına kadar her şeyi atmışlar.

Ormanların içi, deniz kıyıları, dere yatakları  her yer çöplük.

Belediye çöp arabaları günde 6 tur yapıyor, çöpleri bitiremiyor.

Bu görüntüler sadece Olympos’tan değil, Türkiye’nin her yerinden.

Tatilcilerin gittiği her yer pislik içinde.

Datça da.

Pis bir milletiz.

Vatanını çok sevdiğini söyleyen ama vatanını çöplük gibi kullanan bir milletiz.

“Temizlik imandan gelir” deyip, konakladığı yeri çöplüğe çeviren bir milletiz.

Dikkat edin, doğada yaşayan hayvanlar pislediği yerin üstünü öter.

Biz hayvanlar kadar doğaya saygılı olmayan bir milletiz.

Eğitimsizliğin, kuralsızlığın ve denetimsizliğin sonucu bu.

Başta antik Mısır olmak üzere bir çok eski uygarlıkta bok böcekleri “Scarabaeus” kutsaldır.

Gördüğümüzde tiksindiğimiz, bazılarımızın öldürmek istediğini bu böcekler aslında dünyamızı temizleyen çöpçülerdir.

Bir yerde bok böceği azsa, orada pislik ve kokuşma artar. Parazitler ve hastalıklar  daha kolay yayılır.

Bok böcekleri azsa toprağın verimi düşer, bitkiler azotu gerektiği şekilde alamazlar.

Bok böcekleri olmazsa, dışkıyı bütün etçil hayvanların tüketeceği protein şekline çevirecek hayvan kalmaz.

Nerelerdesiniz bok böcekleri?

Gelin insanoğluna temizliği öğretin.

Post Views: 182
Önceki yazı

Sonraki Gönderi

GAİA BASIN AÇIKLAMASI

Sedat Kaya

Sedat Kaya

Sonraki Gönderi
GAİA BASIN AÇIKLAMASI

GAİA BASIN AÇIKLAMASI

  • Çok okunanlar
  • Yorumlar
  • Son Haberler
Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Ekim 12, 2025
BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

Mart 9, 2025
Ceviz Ağacının Hafızası

Ceviz Ağacının Hafızası

Ağustos 27, 2025
Bir çakma kilise iki yoldaş…

Bir çakma kilise iki yoldaş…

Ağustos 25, 2022
Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

0
Nebati Margarinler Çağı

Nebati Margarinler Çağı

0
Pirus Generali

Pirus Generali

0
Bizden Karikatürler

Bizden Karikatürler

0
Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Güncel Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Kategorilere Gözat

  • BASINDAN
  • BİLİM TEKNOLOJİ
  • BİZDEN KARİKATÜRLER
  • ÇEVRE
  • ÇİZER
  • DÜNYA
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • GENEL
  • GEZİ
  • GÜNCEL
  • GÜNÜN SÖZÜ
  • Hafta Ortası Karikatürü
  • İMECE DER
  • KADIN
  • KİTAP TANITIM
  • KONUK YAZAR
  • KÖŞE YAZISI
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • MEDYA
  • MİZAH
  • MÜZİK
  • ÖYKÜ
  • ÖZEL HABER
  • ÖZEL RÖPORTAJ
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • ŞİİR
  • SOSYAL MEDYADAN
  • SÖZ BİZDE
  • SÖZ SİZDE
  • SPOR
  • STK
  • TURİZM
  • Uncategorized
  • YAZARLAR
  • YEREL YÖNETİMLER
  • YORUM

Son Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.

Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.