Ekonomi politikalarıyla AKP ‘nin TÜİK verilerine göre %61, ENAK’a göre %126, İTO ‘YA göre %72 civarında gerçekleşen enflasyon verileri!
Tabii birde vatandaşın çarşı, pazar, marketlerde yaşadığı gerçek enflasyon!
Yabancı yatırımcılar, en başta Ekonomi yönetimi, yargıda yaşananlar, yüksek enflasyon ve tl’nin sürekli değer kaybetmesi gibi güven sorunu yaşaması sonucu son bir yılda 4 milyar 19 milyon dolarlık bir yatırımı ülkemizden geri çektiler.
Ekonomi bakanı dünya kazan kendisi kepçe para bulmak için başvurmadık ülke bırakmadı. Ancak adaletin yerlerde süründüğü, yargının talimatla kararlar verdiği, kaynağı belirsiz kara para cenneti olan, uluslararası uyuşturucunun merkezi, mafyanın, çetelerin cirit attığı, gazetecilerin haber yapmaktan korkar hale geldiği, yapanların da cezaevine gönderildiği,
Yasama, yargı ve yürütmenin tek adamın iradesine bağlandığı,
KYK yurtlarında ihmaller sonucu yaşanan cinayet düzeyinde ölümlerin yaşandığı, yetersiz yemeklerin içinden solucan, böcek, taş çıktığı, yatakhanelerinde ranzaların dip dibe sıralandığı, asansör kazalarının ayyuka çıktığı,
Dış politikada neredeyse tecrit edilen ülke konumuna geldiğimiz,
ÇEDES projesiyle bilimsel eğitimin rafa kaldırılarak, hurafelerle dolu çağdışı dini eğitim, ve müftülerin bile çocuklara tacizde bulunduğu ve 18 kez müfredat değişimine uğratılan eğitim sistemiyle,
Emeklilerinin ve emekçilerinin açlık sınırında yaşatılmaya çalışıldığı, işsizliğin dayanılmaz boyutlara ulaştığı,
REFAHTA değil AÇLIKTA eşitlenen emekçilerin, fona devredilmeye çalışılan kıdem tazminatlarıyla…
Yaşamın dayanılmaz boyutlara ulaştığı, ev kiralarının kiracı yoksul halkımızı canından bezdirdiği,
Anlatmakla, yazmakla bitmeyecek sorunlar varken,
Muhalefet kendi iç sorunlarıyla uğraşmaktan meydanı AKP ‘nin at oynattığı arenaya çevirdiği,
Halkın isyanını iç savaş çıkar korkusuyla meydanlara çıkarmayan Muhalefet partileriyle,
Demokratik kitle örgütleri ve sivil toplumun yetersiz, Disk dışında sendikaların sessiz ve teslimiyetçi tavırları Yaşamın dayanılmaz boyutlara ulaştığı ülkemizde,
Devrimci Demokratik Halk iktidarını kurmaktan başka çarenin olmadığı gün gibi aşikardır.
Birleşik Halk muhalefetinin örgütlenmesi, meydanların hak, hukuk ve adalet için doldurularak Demokratik taleplerin en geniş katılımlarla dile getirilmesinin ertelenemez bir görev olarak sahiplenilmesi gerekiyor.
Zafer meydanlarda direne direne kazanılır.
Mücadeleden vazgeçenler kaybedenlerdir.
Yaşasın özgürlük, demokrasi, insan hakları ve ve halkların kardeşliği üzerine mücadelemiz.
Ercan Çınarlı/Disk/Emekli Sen MYK üyesi ve dış ilişkiler sekreteri














