ÇOK MU ŞAŞIRDIK!
Hukuk katledildi.
Yargıtay 3. Dairesinin Anayasa Mahkemesinin vermiş olduğu hak ihlali kararını beğenmeyip Can Atalay’ın milletvekilliğini kazanmış olmasını kabul etmeyerek, dahası Anayasa Mahkemesi üyeleri için suç duyurusunda bulunması Anayasal düzene bir başkaldırı ve bir DARBE niteliği taşımaktadır.
Tek adam rejimini devam ettirmek için;
Yolsuzlukla,
Yoksullukla,
Yasaklarla mücadele yerine ve ebedi, kendi iktidarını korumak için Yargıtay’ın “talimatla” verdiği bu kararı sahiplenerek Anayasa değişikliği konusunu gündeme taşıması ve Hukuk Devleti olması gereken TC.ni monarşist bir anlayışla yasama, yürütme ve yargıyı kendi denetimi altına alarak iktidarını sürekli kılacak Anayasa değişikliğiyle hak, hukuk ve Adaleti Tek adamın iradesine bağlama isteği ve bunu talimatlarla yargı eliyle elde etmek isteği karşısında ÇOK MU ŞAŞIRDIK!
Hayır şaşırmadık,
Ekonomik olarak iflasın eşiğine gelmiş bir ülke,
Emekçilerin ve emeklilerin, kısaca 80 milyonun açlık, sefalet, yoksulluk, işsizlik ve hak ihlalleriyle karşı karşıya geldiği halkımız artık bu aymazlığa ve hukuk tanımazlığa bir son verilerek insanca adaletli bir düzende yaşama isteğini ve hakkını elde etmek istemektedir.
Muhalif bütün siyasi partilerin, demokratik kitle örgütlerinin, sendikaların, sivil inisiyatiflerin bu hukuk kullanılarak yapılmak istenen, Cumhuriyetin bugüne kadar kazanılmış bütün demokratik, anayasal ve insan haklarının rafa kaldırılarak, Anayasanın ilk 4 maddesinin yok edilmeye ve laik demokratik Türkiye’nin ipinin çekilmesine karşı demokratik mücadeleyi alanlara taşıması, demokratik halk muhalefetini örgütlemesi gerekmektedir.
” Toplumların manevi yaşamını belirleyen içinde yaşadıkları sosyoekonomik toplumsal düzendir. ” bu bilimsel bakış açısı iktidar ve yandaşlarının bu soygun düzenini devam ettirme isteği, yoksul halkımızın bu düzenden bir an evvel kurtulma talebini dikkate alması gereken Ana muhalefet ve Muhalif siyasi partiler halkımızın bu özlem ve talebini sahiplenmek ve bu gidişata son verecek girişimlerde ve eylemlerde bulunmak sorumluluğunda ve mecburiyetindedir.
Lime lime dökülen Cumhuriyetin bütün kazanımları kendiliğinden mi yok oluyor? Hayır bütün bu değerler emperyalist işgalcilerin ve onların yerli işbirlikçisi AKP iktidarının bilinçli bir şekilde 2 adım ileri, zoru gördüğünde bir adım geri çekilerek sonra isteklerini zamana yayarak ısıtıp ,ısıtıp yeniden gündeme taşıyarak yok edemediği Atatürk devrimleri ve Cumhuriyet değerlerine karşı, tarikatlar, cemaatler Diyanet, yargı kullanılarak yürütülen gerici bir karşı devrim hareketidir.
Gün bu gidişata dur deme zamanıdır.
Bu gerici karşı devrim girişimlerine karşı vurdumduymazlık Cumhuriyetimizin 2.yüzyılını diktatörlüğün egemen olduğu, hak, hukuk ve adaletin yok edildiği tebaa toplumu olma yolunda olduğumuz görülerek gereken çalışmanın yapılması, iktidara Muhalif bütün herkesin görevi ve sorumluluğudur.
Derlenip durulmesin bayraklar,
Zafer direne direne kazanılır.
Hak verilmez, ALINIR.
Ercan Çınarlı/ Disk Emekli Sen MYK üyesi ve Dış ilişkiler sekreteri














