NERDEN NEREYE;
Savruluyoruz…
Cumhuriyeti kuran başta M. KEMAL ATATÜRK ve silah arkadaşları halkımızın uygar bir dünyada özgürce yaşaması için yönetim şeklimizin ;
LAİK, DEMOKRATİK VE SOSYAL HUKUK Devleti olması gerektiğini,
Halkın kendi kendini yönetmesi demek olan Cumhuriyetin, yargı, yürütme ve yasama erklerinin yani güçler ayrılığı demek olan, Anayasanın kendilerine vermiş olduğu yetkileri hiç kimseye bağlı olmadan özgürce, aldığı kararlarla ülkeyi yönetmesidir.
AKP iktidara geldiği günden buyana Cumhuriyetin bütün kazanımlarını Atatürk devrimlerini yok etmek için mücadele etmekte ve 2017 referandumuyla ülkeyi tek adam yönetimi demek olan, güçler ayrılığını yani yasama, yürütme ve yargıyı güçler Birliğine dönüştürerek, adını da ” Cumhurbaşkanı Hükumet Sistemi ” diyerek, bütün erkleri tek adam iradesine bağlayarak ucube bir yönetim uygulamaktadır.
Laikliğin kaldırılması için yürüttükleri faaliyet ÇEDES PROJESİYLE okullara, ana sınıfları dahil imam, müezzin, müftü gibi din adamları atamaları yapılarak, çocuklarımızı bilimsel eğitim yerine hurafelerle dolu gerici,” dindar ve kindar nesil ” yetiştirme amaçlarını uygulamaya koyarak Atatürk düşmanı, devrimlere ve bilime düşman bir nesil yetiştirmek istemektedirler.
DEMOKRATİK bütün değerleri yok ederek, Padişahlık ve hatta hilafet özlemleriyle cemaat, tarikat ve tekkeleri maddi ve manevi olarak destekleyerek ŞERİAT özlemlerini dile getirmekteler;
SOSYAL DEVLET olması gereken ve ” Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir ” diyerek yoksul ve kimsesiz halkını sahiplenmesi gerektiğini söyleyen Atatürk’ün bu sözünün rafa kaldırılarak, sadaka kültürüyle toplumu yönetme isteklerini uygulamaya koymaları:
HUKUK DEVLETİ olan Cumhuriyeti HUKUK darbesiyle, Anayasayı hiçe saymaları, yandaş Yargıtay 3. Dairesi, eliyle kendilerinin bizzat, Anayasaya koydukları hak ihlallerinin Anayasa mahkemesinde görüşülmesinden, mahkemenin vermiş olduğu ” hak ihlali kararlarını ” tanımayacaklarını ve hatta Anayasa mahkemesi hakimleri hakkında suç duyurusunda bulunmaları,
HUKUK Devletinin yok edilerek yandaşların ve tek adam hukukunun uygulandığı hukuka indirilmiş bir darbe niteliği taşımaktadır.
AKP genel başkan yardımcılarından biri “Tayyip Erdoğan’ının başkanlığında yeni bir devlet kuruyoruz” diyen ,
Türkiye Cumhuriyeti Osmanlı’nın 90 yıllık bir reklam arası diyerek gerçek isteklerini ortaya koyan ve yaptıkları bütün uygulamalarıyla bu isteklerini gerçeğe dönüştürmeye çalışan AKP ve MHP ittifakı Torba yasaya koydukları ve 7 kasımda mecliste oynanan yasayla, ister kamunun ister vatandaşın olsun malına mülküne arazisine ” rezevr” alan ilan ederek el koyabilecek ve el koyduğu kıymetli mülklerin yerine değersiz bölgelerden yer verecek kanun uygulamasına başlayarak IBB ait 360 futbol sahası büyüklüğündeki çok değerli bir araziyi rezerv alanı ilan ederek ve karşılığında çok değersiz kırsal alanda yer göstererek el koymuş ve el koyduğu rantı yüksek bu araziyi yandaşlara peşkeş çekmektedir
Egenin incisi Edremit ilçemizdeki, içerisinde 160 bin zeytin ağacının ve işletmelerin bulunduğu Edremit ‘in gözbebeği Vakıf arazisine el konularak yapılaşmaya açılması bir çevre katliamına dönüşmektedir.
Disk genel başkanı Arzu Çerkezoğlu’nun “GELİRDE ADALET, VERGİDE ADALET ” Talebiyle İstanbul dan Ankara’ya başlattığı ve Ana muhalefet partisi genel başkanı Özgür Özel ve muhalif partilerin, demokratik kitle örgütlerinin büyük destek verdiği demokratik, çok önemli ve değerli bir eylemsellik gerçekleştirilerek işçi sınıfının ve yoksul halkımızın talepleri dile getirilmiştir.
Disk’e bağlı Disk Emekli/Sen İstanbul Kartal mitingiyle başlattığı mitingler düzeyindeki mücadelesini 10 Aralık ANKARA Mitingiyle devam ettirecek ve AKP-MHP iktidarına ve tek adam rejimine karşı hak-hukuk ve adalet taleplerini en güçlü şekilde EDS ve Tüm Emekli/ Sen 2017 Emekli sendikaları ve demokrasi güçleriyle dile getirecek.
Disk Emekli/Sen 18 Kasım da İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, milletvekilleri ve çok sayıda (1600 kişi) güçlü bir emekli katılımıyla Ege Bölge Temsilciliğinin kahvaltı etkinliğinde buluşarak, ardından yaptığı ve Türkiye genelinde ŞUBE ve temsilcilik başkanlarımızın Genel başkanımızın ve MYK üyelerimizin de katılarak destek verdikleri kahvaltı ve başkanlar kurulu iktidara çok güçlü mesajlar vermiştir.
Hak verilmez alınır,
Zafer meydanlarda kazanılır.
S U S M A sustukça sıra sana gelecek derken ifade ettiklerimizin iyi düşünmesi gerektiği inancıyla okurlarıma saygılar sunuyorum.
Ercan Çınarlı Disk Emekli/Sen MYK üyesi ve Dış İlişkiler Sekreteri














