———–
46 yıllık gazete yazarlığımda…
Sportif yazılarım 5-10’u geçmez…
Hele ki futbol konusunda…
Her kulüp taraftarı içerisinde…
Gericisi de var, ilericisi de var…
Sonuçta bu iş gönül işi!
Ta ki…
FETÖ denilen o karanlık yapının…
Bu sevdanın içine el atmasına kadar…
3 kuruşluk keyfin içine edildi!
Fenarbahçe Kulübü’ne FETÖ diye bilinen o aşağılık yapı, kumpas operasyonunu yaptığında…
Ben özellikle büyük kulüp taraftarlarının tepkisine odaklandım…
Galataray’ın kimi yöneticilerinin…
Boğaz da UEFA yöneticisi olan şahsı yedirip, ısırıp sonrada
Sonra ” malum gereği” yaptığı bilgisine eriştim…
Operasyonu FETÖ yapmıştı ama…
Bunu fırsata çeviren Kulüpler ise…
Trabzon ve Galatasaray olmuştu…
Çok ilginçtir ki….
O dönemde GS Futbol takımında ki ouncuları(yerli) yarıya yakını FETÒ’cü çıktı!
Büyük Kulüpler memnuniyetlerini gizleme gereğini görmüyor…
Medyada ki ( Rasim Ozan Kütahyalı vs.) kimi tetikçileri ağızları salyalar saçıyordu ekranlar dışına:
ŞİKE, ŞİKE,ŞİKE…
Oysa…
Oysa…
Ülkemizin ciğerine bir operasyon yapılıyordu…
Ne hazin!
Öyle ya…
Hangi takıma gönül vermiş olursa olun…
Bir insan…
İyi ise iyidir…
Kötü ise kötüdür!
Yani…
Bir kimse SOLCU ise…
DEVRİMCI ise…
Bana göre…
Adaletten yanadır….
Öyle olmalıdır…
Kulüp ya da başka bir şeyin ne önemi vardır?
Solcu biri, takımı sözkonusu olduğunda
Vicdan duygusuna…
Adalet dugusuna pranga vuruyorsa…
O’nun Solcu olmasının ne mühimi var?
SOLCU dürüst olmak zorundadır…
Ve…
Her türlü kirli oyununun karşında olmalıdır, hiçbir şüpheye mahal vermeden!
12 Eylül öncesinde bile…
Devrimci…
Yeri gelmiş, aynı evde yaşadığı babasını, kardeşini karşısına almıştır!
Niye?
Neden
Adalet…
Her şeyi içinde barındırır, ADALET!
2002 öncesinin DEVRIMCİSİ’de böyle bir bilince ve ahlâka sahipti!
ADALET duygusu henüz iğdiş edilmemişti o zamanlar!
Ama bugün…
Bugün…
Bugün iş başka!
Bugün kimi kulüpleri tutan, kendilerini GALATASARAY’lı TRABZON’lu taraftarı olarak gören, sayan ilerici kardeşimin…
İlkel bir tükenmişliğe kendilerini teslim ettiklerini görüyor, büyük bir acıyla izliyorum…
Ne yazık!
Adalet duygusunu yitirmiş bu kulüp taraftarı bir SOLCU ile…
22 yıldır süren bu karanlı düzene karşı…
Nasıl oldu da omuz omuza bir mücadele içinde yer aldık?
İçinde her türlü kirli ilişkiler olan bir sistemi…
Çözemeyen bir kişi…
Büÿik resmi nasıl görebilir ki?
Komedi aslında çok net ve ortada….
Hakem…
O malum takım yanlısı…
Rakip takım Başkanı…
O takımın kongere üyesi…
MHK v.s
Sizce sonuç ne olur?
Mesele…
Bir futbol karşılaşması değil!
Mesele…
Sizin ne kadar SOLCU olduğunuz!
Mesele sizin ne kadar ADALET’TEN yana olduğunuz!
Mesele…
Mesele…
Taraftarı olduğunuz o futbol takımın hocası…
Bir holigan gibi…
Ezeli rakibin taraftarına ana- avrat küfür ederken marşlar eşliğinde…
Nasıl sessiz kaldığınız ile ilgilidir…
Mesele…
Sizin “DEVRIMCİ”LIĞI ne kadar içselleştirdiğiniz, ahlak deyince ne anladığınız ile ilgilidir!
O Teknik Direktör belki de…
Aile bireylerinizden birine sövdü ..
FENERBAHÇE’li kız kardeşinize…
Baba ya sa annenize…
Öyle ailer yok mu sahi?
Tüm bunlaarı….
sormak, tartışmak gerekmez mi?
Kardeşlerim…
Sportif mücadelinin olmazsa olmzıdır kulüpler…
Hatalar, kasıtlar vs.
Elbette olabilir…
Nihayetinde insanlar tarafından yönetiliyor…
Yani…
Ele geçirebilir…
Kötü amaçlar için kullanılabilir, hain bir siyasetin, onulmaz bir ihanetin….
Kirli bir aparatına dönüştürülebilirler!
Devrimci kardeşlerim…
Sizin için…
İdeoloji mi?
Yoksa ele geçirilmiş bir kulübe olan Sonsuz ve sorgusuz bağ mı daha değerli ve önemli?
Sizler…
Bir tarikat müridi misiniz?
Bu kirli ve karanlık düzen…
Topyekun bir mücadele ile…
Biat olmaksızın…
Özgür akıl ile, temiz bir yürekle değişebilir ancak….
Bunu asla unutmayalım!..
Yani…
Bizim için esas olan…
Bu ülkede ki, her şeyi ele gaçırmış, Cümhuriyet Yönetimi’ni çökmüş olan vatan düşmanlarına karşı yürütülen savaştır!
Bizim teferruat ile uğraşacak vaktimiz de yok!…














