———————–
Uzun bir zamandır yazmak istiyordum…
Sevgili Mahmut Aslan değinince konuya…
Artık yazmanın vakti geldi diye düşünüyorum…
Efendim…
İster Ateist, Deist olsun…
İster Alevi olsun, yıllardır cenazeler İslam- Sünni inancına göre kaldırılıyor…
AKP iktidarı öncesi…
İslami inancın dışında yer alan kimi yurttaşlar tarafından…
Kremasyon adı verilen ceset yakma fırınları talebinde bulunulmuştu…
Bunun için de yasal değişiklik gerekiyordu, yapılmadı bilinen nedenle!
6 İlkesinden birisi Laiklik olan CHP’de bu konuyla ilgilenmedi ne yazık ki!
Şimdi ise milyonlarca yurttaş…
Sevdiklerini istedikleri gibi…
Son yolcuklarına uğurlayamıyor, derin bir ikiyüzlülük sergilemek zorunda kalıyorlar…
Bir kesim bu utancı yaşarken…
Diğer kesim ise…
Bu durumdan büyük keyif alıyor…
“Sonunda ölüleriniz bizim önümüze geliyor, ‘pamuğu biz tıkıyoruz’ gibi aşağılık söylemde bulunuyorlar!
AKP İktidarında ortalığa dökülen “İslami gerçeklik”…
İslam’a pozitif gözle bakan yurttaşları da rahatsız etmeye, inançlarını sorgulamaya, gerçekle inandıkları arasında büyük fark olduğunu görünce de Arap inancından uzaklaşmaya başladı!
Ve onlar da…
Sevdiklerini o beyaz cüppeli ama kara ruhlu hoca taifesine teslim etmek istemeyip, farklı arayışlara yönelir hale geldiler…
Son zamanlarda…
Bu konuda çok beğendiğim bir yöntem devreye girdi…
Yurtaşlar Sevdiklerini Son yolculuğa…
Cami dışında ki bir yerde (Cem Evi, Kültür Merkezi, Gömüt ònü vs)
Saz ve türküler eşliğinde gönderiyorlar…
Her şey ana dilde…
Bize ait olmayan, bizi ifade etmeyen tek sözcük yok!
Aslında bu ve benzer uğurlamalar…
Bizim uygarlık tarihimizde de mevcut elbette…
Sümerlerde, Şamanlarda vs…
Kimilerinde ziyafetler verilir, ceset çok güzel süslenirdi…
Hatta, nasıl gönderiliyor ise gittiği yerde de ikinci hayatı öyle sürsün diye…
Eğlenceler bile yapılırmış…
Ölünün ardından “helva kavrulması” geleneği bir ŞAMAN ritüelidir! ( Bakınız, İslam’dan Deizm’e” Berfin Yayınları- Cazım GÜRBÜZ)..
Sayın Gürbüz’ün bu kitabını okuduğunuzda göreceksiniz ki, İslami sandığınız kimi geleneksel tutumların…
Farklı uygarlıklara ait olduğudur…
Meseleyi ele alırken..
Şöyle düşünelim lütfen;
Bir insan tüm hayatı boyunca….
İslam ya da herhangi bir dinsel inanç dışında yaşıyor…
Sonra..
Sonra o insan ölünce..
Cesedini alıp, onun yaşarken kenarından, köşesinden bile geçmediği bir yere (mabede) götürüp…
Üstelikte oralara götürülmek istemediğini vasiyeti olmasına rağmen…
Onu seven ve onun gibi düşünen kimi insanları da oraya sürükleyerek
oradan uğurluyorsunuz sonsuzluğa!
Şimdi bu saygısızlık değil mi uğurlanan kişiye?
Sırf siz, toplum ve/ veya mahalle baskısına maruz kalmayasınız diye…
Ciddi, kabul edilemez bir haksızlık değil mi bu sevdiğinize?
BİR İNSAN,
Sadece yaşarken değil…
Ölürken de özgürleşmelidir!
Bizler sevdiklerimizi son yolculuklarına…
Ateşlere, azaplara değil, yıldızlara yoldaş ederek uğurluyoruz!
Ve onları…
Ağıt ve òzlem dolu TÜRKÜLERİMİZLE yolcu edelim, sonsuz yaşama!…














