Bildiğiniz gibi, ülkemizde her şey tıkır tıkır işliyor. Hatta o kadar iyi gidiyor ki, bu kadar iyiliğe kalbi zor dayanan vatandaşlarımız bile var! “Ne olacak bu memleketin hali?” diye kıvranıp duranlara sesleniyorum: Her şey harika! İnanmayanlar bir adım öne çıksın, tabloyu beraber inceleyelim isterseniz.
Ekonomi mi dediniz?
Ekonomi o kadar güçlü ki, cebimizde para tutamıyoruz! Şükürler olsun ki girmiyor bile. Daha maaş yatmadan buharlaşıyor. Enflasyonumuzun hızına gene şükürler olsun, yetişmek mümkün olmuyor; hamd olsun ki sürekli zirvelerde geziyor, yakalayabilene aşk olsun.
Çarşı pazar adeta bir şenlik yeri; Allah’tan kimseden bakmaya para almıyorlar, gezip gezip geliyoruz evlerimize. Her gün yeni bir fiyat sürpriziyle karşılaşmak mı? O da tuzu biberi, işte onu demiyorum bile.
Kredi faiz oranları mı? Tefeciler bile karşısında şapka çıkartıyor, daha ne olsun!
Bak gördünüz mü, insan mecburen tasarrufa yönlendiriliyor. Ne güzel işte!
Kim demiş har vurup harman savurmuyoruz diye? Diyenler beri gelsin.
Siyaset? Ooo, orası tam bir can pazarı!
Muhalefetten alınan alınana! İktidar öyle güzel törpülüyor ki, evlerden ırak dursun! Sesi yükselen, Silivri’ye tatile gidiyor.
Bizler de olan biteni adeta bir reality show izler gibi keyifle takip ediyoruz işte.
İktidar cephesinden “Her şey yolunda” vallahi billahi.
Diğer yanda “Yolun sonu göründü” diyenler de var, Allah eksikliklerini vermesin. Başka bir kesim daha var ama… İşte henüz onları anlamış değilim, sanırım o cephede farklı bir umut kırıntısı var. İleride anlarsam onları da yazarım.
Peki, biz halk olarak ne yapıyoruz?
Ortada bekleşiyoruz işte! “Bize bir şey var mı?” diyenlere söyleyeyim: Vallahi yok!
Eğitim sistemimiz mi?
Çağ atlamaya devam ediyor!
Her yıl yeni bir reformla eğitimde ilerliyoruz. Geçen yıl doğru olan şey, bu yıl yanlış olabiliyor. Neden mi? Çünkü yenilik şart! Arkadaş, geri mi kalalım?
Gençlerimiz, “Okusak mı, okumasak mı?” ikilemi ile gelecek planlarını yapıyor. Ama neyse ki işsizlik oranları bu ikilemden onları hızla kurtarıyor: Okusan da aynı, okumasan da! Gençlerin işi hazır; bu memlekette boş gezeni dövüyorlar…
Şükürler olsun ki toplumsal huzur ve sevgi doluyuz (!)
O kadar birlik ve beraberlik içindeyiz ki, sokakları bırakın, sosyal medyada bile birbirimizi sevgiyle anmadan edemiyoruz (!). İnanmayan varsa, şöyle bir kulak kabartsın. Sokakta selam vermek yerine, korna çalanlara bakın, sevgimizi nasıl da gösteriyoruz! Nezaket mi? O da bir ara vardı sanki… Döviz kuru gibi hızla eridi…
Özetle, her şey yolunda sevgili dostlar! Panik yapmayın.
Hayatımız o kadar renkli ki, hangi dertten başlayacağımıza bile karar veremiyoruz. Ama bizler alışkınız. Yeter ki gülmeyi unutmayalım, çünkü şu sıralar en ucuz şey hâlâ kahkaha!














