sozbizde.com
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
sozbizde.com
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
Ana sayfa YAZARLAR

   KÜLTÜRLERE SAYGININ ÖNEMİ

Molla Demirel Ekleyen Molla Demirel
Nisan 4, 2025
in YAZARLAR
0
   KÜLTÜRLERE SAYGININ ÖNEMİ
0
Paylaş
25
Gösterim
Share on FacebookShare on Twitter
  • Kültürel bir anıt olan Mannheim Schwetzingen Camii –

   Demokrat İşçi Dernekleri Federasyonu’na bağlı Mannheim Demokrat İşçiler Derneği yaptıkları iki günlük kültür sanat etkinliğine beni de davet etmişlerdi.  Oraya severek gittim. Orada yakın akrabalarım da vardı. Bir yanda yaşadığımız ülkenin ve içinde doğup geldiğimiz kültür ve sanat insanlarıyla konuşmak, yeni dostlar kazanmak benim yaşamımın bir parçası; öbür yanda yakınlarımla özlem gidermek sevindirmek vardı. Her zamanki gibi gittiğim kentlerde hiç hesapta olmayan yeni yerler hakkında bilgileniyorum, görüyorum. Hiç hesapta olmayan dostlarla yıllar sonra karşılaşıyor ve kucaklaşıyorum.

   Mannheim’a sosyal danışman olan yeğenim Şerafettin Başyurt’la birlikte bir gün önce gittim. Mannheim’da akşam yemeğinde akrabalarım toplandılar. Sohbet ederken yeğenim ve kardeş gibi birlikte büyüdüğüm İbrahim Başyurt’un diş doktoru olan oğlu Hüseyin, “Dayı, bu kentte 1720’li yılların ortasında yapılması tasarlanan bir Schwetzingen Camii var.  Büyük bir alanda yapılmış olan bu caminin çevresindeki ağaçlar başta badem ve kiraz ağaçları olmak üzere, bütün ağaçlar İstanbul sarayından getirilmiş. Büyük bir göl ve içinde kız kulesine benzer bir yapı ve dönemin sandalları da konulmuş. Ancak zamanla göl küçültülmüş. Rivayetlere göre, o tarihte bu bölgenin beylerbeyi olan Pfalz Seçmeni Carl Theodor’u, Osmanlı sarayında bir kadına aşık olur. Osmanlı sarayına onlarca sandık altın verilir. Bu kızı alır ve onu mutlu etmek için Osmanlı sarayını aratmamak için ona bir yazlık ev, cami ve göl yaptırır. Onun bütün sevdiği çiçek ve meyve ağaçlarının fidesini de İstanbul sarayında getirir ve düzenlemesini de İstanbul Padişah’ının yaşadığı sarayın çevresinin dizaynına benzer şekilde ayarlar. “

   Benim merakım yanar dağ gibi püskürdü. O anlattıkça ben sordum.  Sonuçta Dr. Hüseyin Başyurt sorularımdan merakımın farkına varmış olmalı ki, “Dayı, istiyorsan sabah kahvaltımızı erken yapalım ve gidelim gör” dedi. Çok sevindim.

Sabah erkenden çıktığımızda yağmur hafiften serpiştiriyordu. Evlerinde iki şemsiye vardı. Biz üç kişiydik. Ben onlardan boy olarak kısa olduğum için bir Şerafettin’in, bir Hüseyin’in elindeki şemsiyeye sığındım. Biz camiye yaklaşınca yağmur daha da şiddetlendi. Vardığımızda giriş kapısında yüzlerce insan içeriye girmek için bekliyordu.

Girişten önce gerçekten soldaki badem ağaçları bahçesi, giriş kapısındaki gül, lavanta, leylak, sümbül, yasemin ve caminin çevresindeki defne çiçeklerinin kokusu girişte insanı rahatlatıyordu.

   72 hektarlık alan içinde bulunan caminin elbette bu alanın çevresi Schwetzingen Beylerbeyi Sarayı ve yönetimine ait binalarla da çevrilidir.

Saray bahçelerinin en büyük binası olan anıtsal yapının caminin mimarı, Lorraine’den gelen Nicolas de Pigage (1723-1796), bu Caminin planını hazırlarken dünyadaki barok birçok eserden yararlandığını ancak hiçbirine benzemediğini, kendisine has bir eser ortaya çıktığını söylerler.

   Schwetzingen Camii ister halk arasındaki söylentilere göre bir aşk sonucu yapılmış olsun isterse o günün Münih beylerbeyi olan ve Mannheim’da da sarayı ve yazlığı olan beylerbeyi Carl Theodor’un (1724-1799) sadece dinler arasında hoşgörüyü farklı inançlar arasında yerleştirmek isteğinden olsun, önemli bir adım atmıştır.  Yıllarca süren haçlı savaşları ve onun ardından, Osmanlı’nın Kosova’da kazandığı zaferler (1389, 1448 ve 1688), Osmanlılara Balkanlarda ve özellikle Arnavut bölgelerinde hâkimiyet kurma hususunda önemli bir dönüm noktası oluşturmuştur. Çünkü bu savaş, siyasî gücün yanında dinî (Hıristiyan-İslâm) açıdan da Osmanlı’nın büyük bir psikolojik zaferidir. Bu Hristiyan ve Müslümanlar arasında kin ve nefretin batıdan yayılmasına neden olmuştur.  Ayrıca Alman kabileleri ve beylikleri arasında süren Katolik, Protestan ve Kalvinizm mezhep savaşları, tarihte bildiğimiz Otuz Yıl Savaşları (1618-1648) bu halkları çok yormuş ve çok kan akmasına 17. yy. son yıllarından itibaren Alman Beylikleri arasında uluslaşma fikri de filizlenerek günden güne yaygınlaştı. Bununla birlikte Alman Beylikleri ile Osmanlılar arasında birçok alanda ticaret de gelişmiştir.  Bu cami önemli bir eserdir.

Almanya’daki bu eserlerden çok önceki yıllarda Sırbistan’da Belgrad Bajrikli Camii 1575 yılında, Romanya’da Mangalia Camii 1525 yılında yapılmıştır. Rusya Kasan’da Nurullah Camii 1949 yılında, Polonya Kruszyniany‘de Kruszyniany Camii 18.yüzyılda, Kosova Pristina Çarşı Camii 1393 yılında yapılmıştır. Ayrıca Kuzey Makedonya’da Skopje Camii 1438 yılında, Montenegro Ulcinj 1693, Kilise Camii, Bulgaristan’da Sofya Büyük Camii, 1494 yılında, Bosna Hersek’te Balagus Camii 1510 yılında, Belçika Brüksel Büyük Camii 1879 yılında inşa edilmiştir.

Bu saydıklarım Avrupa ülkelerinden ve adını vermediğimiz İsveç, İspanya başta olmak üzere ülkelerde İslam inançlarına ait ibadet yerleri var. Yüzyıllardır titizlikle yaşatılmaktadır. Çok sayıda 20. yüzyıldan önce yapılmış camiiler bulunmaktadır.

    Schwetzingen Camii, ister bu kin ve nefretin önüne geçmek için sadece sembolik bir eser olsun, isterse hikayeleştirilmiş bir aşka olan saygının, sevginin sonucu olarak yapılmış bir eser olsun, oldukça gösterişli, görülmesi gereken bir eserdir. Ondan sonra da Almanya’nın çeşitli kentlerinden bazı Camiler yapılmıştır. Bu sadece dini anlamda bir cami değildir; Pfalz Seçmeni Carl Theodor’un (1724-1799) yazlık evinin bahçesindeki diğer yapılar gibi dekorasyon işlevi görmektedir.    Saray bahçelerinin en büyük binası olan anıtsal yapının mimarı, Lorraine’den gelen Pfalz Seçim Dairesi’nin baş yapı müdürü Nicolas de Pigage (1723-1796) idi.

Bugünkü Fransa topraklarında 16. yüzyılda büyük kabile ve mezhep kavgaları yaşanmıştır. Fransızlar 1789 yılı devrimiyle ulusal bir cumhuriyete adım atılar. Almanlar ilk kez 9 küçük farklı kabile devletinin Alman İmparatorluğu ya da İkinci İmparatorluk (Reich), 18 Ocak 1871’de Prusya ve diğer küçük Alman devletlerinin birleşmesiyle oluşan birleşik Alman devletidir. İlk imparatoru I. Wilhelm’in taç giymesiyle imparatorluk resmen kurulmuş oldu. 

   Mannheim Schwetzingen Camii, Balkan ve Avrupa topraklarında yapılan diğer bahçeli camilerle karşılaştırıldığında oldukça bağımsız ve sanatsal açıdan sofistike tasarıma sahip bir eserdir. Bu geçmişte inşa edilen yapılar sadece dekorasyon işlevi görse de ya da başka amaçlarla (sülüncülük, gözetleme kulesi) kullanılsa da Schwetzingen örneği Doğu’ya ciddi bir bağlılığı temsil ediyor ve aydın hoşgörülü bir dünya görüşünün ifadesidir.  Özellikle sütun revağının üzerinde yer alan ve Hıristiyanlık, Yahudilik ve İslam’ın ortak temeline işaret eden Arapça yazıtla dikkat çekilen hoşgörünün gözle görülür simgesi olan cami, aydınları yansıtmayı amaçlıyor. Pfalz bölge hükümdarı Carl Theodor’un düşünce tarzı, tüm açık görüşlülüğüne rağmen, Carl Theodor bir Katolik olarak kalmıştır.

   Mannheim Schwetzingen Camii’de, belli dönemlerde şansızlıklar yaşamıştır; örneğin, İkinci Dünya Savaşı sonrasında Amerikan işgalci askerleri ana binayı bir süre gece kulübü olarak kullanmıştır.  

Şimdi tamamen turistlerin ziyaretine açık olan Mannheim Schwetzingen Camii, kültürel bir anıt olarak bütün inançlara göre meyve bahçesiyle umut ve yaşamı vaat ediyor. Selvi ve akasya ağaçları ile kaderin ve ölümün sembolize ettiğini yaşlı Mannheim vatandaşları söylüyor…

11.12.2024

Molla Demirel

Post Views: 153
Önceki yazı

NİSAN YAĞMURLARI GİBİ…

Sonraki Gönderi

Güldeste…

Molla Demirel

Molla Demirel

Sonraki Gönderi
Güldeste…

Güldeste…

  • Çok okunanlar
  • Yorumlar
  • Son Haberler
Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Ekim 12, 2025
BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

Mart 9, 2025
Ceviz Ağacının Hafızası

Ceviz Ağacının Hafızası

Ağustos 27, 2025
Bir çakma kilise iki yoldaş…

Bir çakma kilise iki yoldaş…

Ağustos 25, 2022
Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

0
Nebati Margarinler Çağı

Nebati Margarinler Çağı

0
Pirus Generali

Pirus Generali

0
Bizden Karikatürler

Bizden Karikatürler

0
Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Güncel Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Kategorilere Gözat

  • BASINDAN
  • BİLİM TEKNOLOJİ
  • BİZDEN KARİKATÜRLER
  • ÇEVRE
  • ÇİZER
  • DÜNYA
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • GENEL
  • GEZİ
  • GÜNCEL
  • GÜNÜN SÖZÜ
  • Hafta Ortası Karikatürü
  • İMECE DER
  • KADIN
  • KİTAP TANITIM
  • KONUK YAZAR
  • KÖŞE YAZISI
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • MEDYA
  • MİZAH
  • MÜZİK
  • ÖYKÜ
  • ÖZEL HABER
  • ÖZEL RÖPORTAJ
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • ŞİİR
  • SOSYAL MEDYADAN
  • SÖZ BİZDE
  • SÖZ SİZDE
  • SPOR
  • STK
  • TURİZM
  • Uncategorized
  • YAZARLAR
  • YEREL YÖNETİMLER
  • YORUM

Son Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.

Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.