Yaşamak İçin Değilse de Ölmek İçin Bir Umudumuz Var…
Yazan: Yaşarken Görülmeyen Bir Vatandaş
Geçenlerde gazetede “müjde” başlığıyla bir haber çıktı: Seferihisar ve İzmir Büyükşehir Belediyesi halka büyük bir hizmet sunmuş. Neymiş o? Mezar yeri bulunmuş. Evet evet, yanlış okumadınız: Mezar yeri! Gözünüz arkada kalmasın, artık gönül rahatlığıyla ölebilirsiniz. Halka değer veriyoruz ya, yaşarken değil ama ölünce yer veriyoruz.
Bu ülkede mezar bulmak da lüks oldu zaten. Metrekare hesabı yapılıyor, mezar yeri fiyatlarıyla küçük bir daire alırsın. E haliyle mezarın da tapusunu alabiliyorsan şanslısın. Yaşarken ev yok, bari mezarda kira ödemeyelim, değil mi?
Ama asıl mesele ne biliyor musunuz? Bu olayın “müjde” diye servis edilmesi.
Bak sen şu Allah’ın işine…
Yaşarken aç, açıkta, işsiz, umutsuz bıraktığınız halka, ölünce toprak veriyorsunuz diye sevinmemizi bekliyorsunuz. Demek ki devletin bizi artık hayatta tutma umudu kalmamış, bari mezar garantisi verelim diye düşünüyorlar. Hizmete bak!
Halk sokaklara dökülmeye başlayınca işler karıştı. “Hak, hukuk, adalet” diye bağırıyor insanlar. Ve bu çok güzel bir şey. Ama başka bir yerde, başka bir grup da aynı sloganlarla çıkınca ortaya farklı şeyler oluyor. Bir gruba plastik mermi, diğerine plastik gül…
Sonra biri çıkıp şöyle diyor:
“Bizi dövdünüz de onları niye dövmediniz?”
Yani adam hak istemiyor, sadece şiddetin adil dağıtılmasını istiyor. Bu nasıl bir adalet anlayışı? ‘Ben de dayak yemek istiyorum, ama eşitçe!’ Nokta.
Bu mu yani aradığımız eşitlik? Dayak da adil olsun, gözaltı süresi de eşit dağıtılsın, biber gazı yönü herkesin yüzüne gelsin?
Yoksa biz “adalet” kelimesinin anlamını bir yerlerde kaybettik de farkında mı değiliz?
Şimdi size samimi bir şey sormak istiyorum:
Ölmeden önce biraz daha yaşayabilir miyiz acaba?
Yani şöyle gerçekten yaşamak… Başımız dik, cebimiz dolu, geleceğimiz belli. Yoksa tek umudumuz belediyenin “taksitli mezar kampanyaları” mı olacak?
Yaşarken yok sayılıyoruz, ölünce yer gösteriliyor.
Evet dostlar, bu topraklarda artık yaşam lüks, ölüm ihtiyaç…
Ama müjdeyi unutmayın:
Mezarınız hazır!
Gerisi zaten nasip kısmet.














