İran’lı ünlü şair,
Füruğ Ferruhzad der ki:
“Suyun yaradılışına hayranım.
Eğer ağaca eşlik ederse,
onu tomurcuklandırır.
Eğer ateşle temas ederse, onu söndürür.
Eğer kirlilikler ile karşılaşırsa,
onu temizler.
Eğer un ile kucaklaşırsa,
onu pişirime hazır hale getirir.
Eğer güneşle birleşirse,
gökkuşağı oluşur.
Ancak yalnız kalırsa eğer,
gitgide kokuşur.

Gönlümüz de suya benzer, başkaları ile olduğunda yaşayan ve etkileşebilendir. Yalnızlıkta ise ölü ve tutuktur.
Birlikte olmalarımızın değerini bilelim.
Öyle insanlara çıksın ki yolumuza; kalbimizi tomurcuklandırsın,
yeri gelince söndürsün yeri gelince temizlesin, pişmeye hazır hale getirsin,
gökkuşağımız olsun…
Güzel bir geceden geriye kalan devamında başka güzel geceler.
20 Nisan 2025 tarihinde İmece-Der organizasyonu ile yapılan yemeğe iki yüz elli ’ye yakın arkadaş katıldı. Eski hava gazı fabrikasının lokanta, kafeye dönüşen salonunun kapasitesi ancak bu kadardı. Yer yokluğundan katılamayanlar olduğu gibi hastalık nedeniyle de gelemeyenler oldu.
Hikayemde paylaştığım “Şarkışla’da Çevirmişler Deniz Gezmiş’in yolunu” şarkısını arkadaşların fotoğrafı ile paylaştım. Ahmet Tuncer Sümer ve Cengiz Baltacı geceye katılanlardandı.

70-80 yılları arasında Ege Üniversitesi’nde, Dokuz Eylül Üniversitesi’nde ve İzmir çevresindeki antifaşist, antiemperyalist mücadelenin bir ucundan tutmuş gençler bir araya geldi. Yıllar sonra aynı heyecan, coşku, sıcaklık içinde zaman su gibi aktı. Gecede olup merhaba diyemediğim çok arkadaşım oldu. Unuttuğumdan değil yoğunluk ve telaş. Gözüne ilişiyor, uğrayım derken başka biri sesleniyor, kaynayıp gidiyor.
Uzaklardan, Kıbrıs’tan gelen Özcan kardeşim, gelmişken eski dostlarını ziyaret edip biraz daha sohbet etmek istemiş. Programına beni de almış. İzmir’den Manisa’ya, oradan Dikili’ye geldi. Uzun, neşeli bir gece geçirdik. Sabah kahvaltı sonrası Dikili garajından yolcu ettim. İzmir’in güney ucuna başka arkadaşlarını görmek üzere yola düştü.
Yemek organizasyonu aylar önce başladı. İzmir dışından geleceklerin, ulaşım, konaklama sorunları da vardı. İzmir’de ve çevresinde olup gelmeyen, bahane üretenler olduğu gibi çok uzaklardan ekstra masraflar yapıp gelenler oldu. Bu bir gönül işi.

Paz-Rek grubu iki masada konuşlandı. Yanımızda Dikili masası. Mülkiyeli olmasına rağmen gazeteci Ümit Aslanbay ve Zeynep Boratav , İstanbul’dan geldiler. Ümit Aslanbay’ın kanına Paz-Rek bulaşmış. Burhan Aytiş ve kardeşi, Faruk Özkavaf ve kızımız Sıla Ozkavaf İzmir’den katıldılar.
Masamız hastalık nedeniyle çok kayıp verdi, gelemediler. Müjgan Mirza Gürgan , Ahmet Gürgan, Güllü Çetintürk Kartal , Ziya Kartal, Ahmet Çipli , Ezgi Çipli geçmiş olsun. Sağlık diliyorum.
Meral’in ertesi gün Bursa’da konseri vardı. Neva Kadınlar Gezeği olarak. Bu konserde koronun yanında solist olarak da görevi vardı. Geceye gelemeyecekti. Son andaki gelişmelerle durum değişti. Ümit Acar ve Selçuk Yılmaz , İnegöl’den pazar günü çıkıp gelecekler. Bursa’dan Meral’i de alarak geceye geldiler.
İstanbul’dan, bir gün önce, Edremit’e gelen Cemal Kotan, Bahar Kotan, uğrayıp beni aldılar.
Dönüşte Meral otobüs ile gitti. Ben, Ümit ve Selçuk ile Dikili’ye döndük. O gece bizim evde konakladık. Sabah kahvaltı sonrası onlar Edremit’e döndüler.
Hareketli, coşkulu yoğun bir hafta geçirdim. Yazmak istediklerimi unuttum.
Yemek organizasyonunda emeği geçen bütün dostlara teşekkür ederim.

Gecede Söz Bizde genel yayın müdürü Engin Şirin’e Meral Çoban ile konuşurken rastladım. Sohbet konusu “Anılara Yolcuk’ta hikâyenin kahramanı Meral olmalıdır” dediğini bir kez daha işittim.
Gazetemiz yazarlarından Halil Urgan ve Mustafa Yıldız oradaydı.
Cemal Kotan arkadaşım, 30 Nisan’da ameliyat olacaktı. Kalabalıklardan uzak durması, virüs almaması lazımken yemeğe katılmaya ısrar etti. Umarım sağlam gitmiştir, operasyona engel durum olmamıştır. Şimdiden geçmiş olsun Cemal, sağlık, güzellik diliyorum.
Güzel günlerde buluşmak umuduyla bütün arkadaşlarıma sevgilerimle, sağlık ve mutlu kalın.














