sozbizde.com
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
sozbizde.com
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
Ana sayfa GEZİ

UYGARLIKLARIN KAVŞAĞI İRAN 6

Duran Çoban Ekleyen Duran Çoban
Mayıs 25, 2025
in GEZİ, YAZARLAR
0
UYGARLIKLARIN KAVŞAĞI İRAN 6
0
Paylaş
26
Gösterim
Share on FacebookShare on Twitter

14 Mayıs 2025 İran gezimizin dokuzuncu gününde İsfahan’dayız.

Sabah kahvaltımızı otelde aldık. Saat yedide kahvaltı, sekizde otelden ayrıldık. Erken çıkmak zorundayız, hava çok sıcak. Sıcaklar bastırmadan gezmeliyiz.

İlk olarak titreyen minarelere gittik. Minarenin birisini sarsarsanız diğeri de oynuyor. Çatıya rehberimiz Rahim Bey çıktı, minareyi salladı, aşağıdan seyrettik. Aramızdaki mühendis arkadaşlar bilimsel olarak mümkün olmasını açıkladılar. İki minarede aynı oranda malzeme kullanıldığını ve o günün şartlarında büyük başarı olduğunu söylediler.

İkinci olarak Ermeni mahallesine, Ermeni Kilisesine gittik. Şah Abbasın Ermenileri buraya zorla getirip yerleştirdiğini ve bu kiliseyi yaptırdığını öğrendik.

Kilisenin içinde bir de müze var. İlk matba makinası bu kilisede kullanılmış. Makina müzede duruyor. Ermenilerin yaşam hikayelerini yansıtan eşyalar.

Kocaman bir Türkiye haritası ve Ermenilerin tehcire uğradıkları şehirler işaretli. Tokat ve Niksar haritada işaretli. Bugün bile kısır tartışmalar devam ediyor. Soykırım yaptın, yapmadım. Korkunç olayların arkasında ki İngiliz Emperyalizmi ortada görünmüyor, kimse adını anmıyor.

Kırk sütunlu sarayı geziyoruz. Sarayın iç duvarları değişik konuları yansıtan duvar resimleri ile süslenmiş. Şah İsmail ve Yavuz Sultan Selim’in karşı karşıya geldiği Çaldıran savaşı da var.

İmam Meydanı ( Nakş-ı Cihan) , eskiden Şah cami olarak bilinen Çinileri ile ünlü İmam camii, 

Ali Kapu Sarayı ve terasından bütün Meydanı izleyebileceğiniz altı katlı binanın merdivenlerinden çıkıp, inmek hiç de kolay değil.

Artık sıcak bastırdı, serbest zaman isteyen çarşıyı gezebilir. Kapalı çarşının içine giriyoruz. Meydanın çevresinde dükkanlar dört tarafında.

Bir kafede çay içip dinleniyoruz.Sonra çarşıyı geziyor, ufak tefek alışveriş yapıyoruz. Esnaftan Türkçe bilenler çok, İngilizce bilen de var. Meraklı ve yardım severler. Anlaşılmayan bir durum olursa Türkçe ya da İngilizce bilen yaklaşıyor komşusuna tercümanlık yapıyor. Türkiye’ye hayranlık duyuyorlar. Bizi gördüklerine seviniyorlar. Bazı gençler gelip, “çarşıda size yardımcı olabilirim, para istemem” diye teklif ediyorlar. Türkiye’lilerle Türkçe yada İngilizce konuşmak hoşlarına gidiyor.

Otele dönüyoruz. Bir saatlik dinlenmenin ardından akşam yemeği için toplanıyoruz.

Dün akşamki lokantada yemeğimizi yedikten sonra yürüyerek 33 gözlü köprüye gidiyoruz.

Gece aydınlatma yapılan köprüde bir uçtan öteki uca kalabalıkları yararak yürüyoruz.

Dönüşte İran halılarının satıldığı bir mağazada satıcının İran haritası eşliğinde bölgelere, şehirlere özgü, yine, ipek, karışık, köy yada şehir yapımı halıları tanıyoruz. Sunum sonrası Çoban ailesi olarak çıkıyoruz, yürüyerek otele geliyoruz. Arkadaşların halı alma serüvenlerini yarın öğreniriz.

İsfahan’da son gecemiz. Sabah kahvaltı sonrası KASHAN’a doğru yola çıkacağız.

Zerdüşt köyü, Abyaneh’e uğrayacağız.

Yarın son gecemiz, Kashan’da konaklayacağız.

Masal dünyasında gezdik dolaştık. Büyük uygarlıkların ayak izlerinden yürüdük. Bıraktıkları kültürel miras büyüledi. Batı dünyasının, havuz medyasının yalanları ile düşmanlaştırılan İran’lıların sevgilerini, sıcaklıklarını derinden hissettik. Emperyalizme karşı olmak yürek ister.

301 Kişinin yaşadığı Zerdüşt köyü Abyaneh ( Söğüt)’e geldik. Dağların arasından, vadide ilerleyerek 2220 metre yüksekliğe çıktık. Dağ dediysem bozkır, ağaç yok. Köy yeşillik. Çölün ortasına cennet kurmuşlar.

İslamın yayılma döneminde kuş uçmaz kervan geçmez bu köyü kurmuşlar. Gençler şehirlere göçmüş, yaşlılar kalmış.

İran’ın turistik üç köyünden birisi. Gelen araçlar park edecek yer bulamıyor. Rezervasyonsuz gelen bazılarına giriş izni verilmiyor. Köye giriş ücretli.

Yerel gıdalar, giyim, kuşam satıcıları var. Yoğun ilgi nedeniyle otel, restoran da var. Artık müslüman olmuşlar, cami bile var. Köye girdiğimizde ezan okunuyordu. Ses çok açık değil, rahatsız etmiyor.

Dönüş yolunda çöl fırtınasına yakalandık. Otobüs gidemiyor, yol görünmüyor. Şoför arabayı kenara çekti, bekliyoruz.

Çöl fırtınası içinde Kashan’a geldik. Programımızda yazan, X1X yy. zengin bir ipek tüccarı tarafından yaptırılan, Tabatabai (Dört avlu, kırk oda, dört bodrum, zarif duvarlar, vitray pencereler ve üç rüzgar kulesinden oluşan, Fars mimarisinin güzel örneklerinden olan büyük konağı) gezemedik.

Otele kendimizi zor attık.

Kashan meteoroloji haberleri sokağa çıkmamanın sağlık açısından önemini anlatıyor.

Ağzımızı, burnumuzu sarıp, yemek için dışarı çıkacağız.

Kashan, İran’ın gül bahçeleri ile ünlü şehri.

Yeşil şehirlere bahçe diyorlar. Kashan bahçe şehirlerden.

Şansımıza, bizi kum fırtınası karşıladı. İran’da dağ ve çöl iklimi var. Dağlardaki rüzgar, çöldeki kumu havalandırıyor. Sis çökmüş gibi, önünüzü göremez hale geliyorsunuz.

İranlı rehberimiz Rahim bey’in çektiği fotoğraflar whatsap grubuna düştü.

Rahim bey’i hep para sayarken hatırlıyorduk. Boş zamanlarında fotoğraflar çekmiş.

Ali Rıza Bey’i günlük tanıtımları yaparken, gezilecek yerleri sıraya koyarken, otellere yerleşirken, anahtarları dağıtırken hatırlayacağız.

Dağcı ekiplerinin bir öncüsü bir artçısı olur. Rehberlerimizin birisi grubun önünde gidiyor, diğeri arkayı topluyor. Kalabalıkların içinde kimseyi kaybetmeden, her gün sağ salim, grubumuzu otele getirdiler. Şoförümüz, Mehmet bey yüzünden gülümseme eksik olmadan, otobüsün başından hiç ayrılmadan,tertemiz aracı ile, İran’ı bir uçtan diğer uca bizi gezdirdi.

Akşam yemeğini MELAL RESTAURANT’ta yedik.

Dönüşte otelin yanındaki Süper markette alış verişimizi tamamladık.

Vank Hotel’de İran’da ki son gecemiz. Kashan’da kum fırtınasından hiç bir yeri gezemedik.

Sabah kahvaltı daha erken, otelden ayrılışımız da öyle. Belki bu günü telafi etmeye çalışacağız.

Kum şehrini gördükten sonra Tahran’a doğru yola çıkacağız.

Mahan Air hava yolları ile Tahran havalimanı’ndan, İstanbul havalimanı’na uçacağız.

Otobüste şarkılar, türküler eşliğinde yolun nasıl geçtiğini anlamadan Kum kentine geldik. Otobüsü şehre sokmuyorlar. Burada belediye otobüsleri ile şehre giriyoruz.

Sekizinci İmam Rıza’nın  kız kardeşi Fatıma-i Masuma’nın türbesine giriyoruz.

Yine kadınlara girişte çadır dedikleri örtüleri dağıtıyorlar. Kutsal alanlara girişlerde, kadınların kapanması zorunlu.

Kum kentinde başka da görecek bir yer yok.

Türbe ziyareti sonrası belediye otobüsü bizi aldığı yere bıraktı. Tekrar otobüsümüze bindik. Tahran yönüne yola çıktık. Yol üzerinde bir AVM de ihtiyaç molası vereceğiz.

Meşhed den sonra İran’ın ikinci büyük dinî şehri Kum.

Güzel anılarla ayrıldık Tahran’dan. Türkiye’den geldik dediğimizde gözlerinin içi gülüyor, bağırlarına basıyorlar. Ülkenin üçte biri Türkçe konuşuyor.

Soğuk savaşın acımasızlığına şahit olduk. İran halkının dostluğunu, sıcaklığını hissettik. Halkları düşmanlıkla dolduran yönetenlerin acımasızlıklarını anladık.

Üç saatte Tahran’dan  İstanbul’a geldik. Beş saatte İstanbul’dan Bursa’ya gideceğiz. Derdini kime anlatacaksın. Keyfilik, iş bilmezlik, adam kayırma, adına ne dersen de rezalet.

İstanbul Havaalanı’nda, alternatifsiz bir düzen kurmuşlar. İstediği fiyatı uygular, istediği saatte araç koyarlar. Dağın başında kalmışsın, mecbur onun kurallarını kabulleneceksin.

Sekiz buçukta bavulumuzu aldık. Saat onbir’de bilet bulduk. Başka araç yok. Bir buçukta Bursa’da olacağız.

Hoş bulmadık.

İran’da  Şah ve çevresinin şaşaalı yaşamı, halkın yoksulluğu, baskıcı, zorba yönetimi halk ayaklanmasına dönüşmüş. Mücadeleyi örgütleyen Komünistler ve islamcılar birlikte başarmışlar. 

Komünistler birlikte hareket etmedikleri için zamanla  İslamcıların yedeği olmuşlar. 

Fransız hava yolları ile Tahrana inen Humeyni’nin kolunda Uçağın pilotu vardır. Bu Fransa arkamda mesajıdır. Yüzbinler karşılamıştır. Artık halk hareketi İslam devrimine dönüşmüştür.

Emperyalizme karşı halk hareketi bir devrimdir. Sosyalizmle buluşamadığı için kapitalizm sistemi içerisinde çırpınarak yaşamak durumunda kalmıştır. Şah ve çevresinin yerine İslami zenginler geçmiştir. Gelir dağılımı uçurumu artmıştır. Enflasyon yüksek, yoksul yine yoksul, yönetenler yine zengindir. Yoksulların en büyük servetleri inançlarıdır, cennet beklentileridir.

Sokakta kılık kıyafetle ilgili bir problem yok. Kapalı kadınlar da var, modern giyimliler de, hep birlikteler. Kadınlar çalışma hayatının, ticaretin içindeler ve çoklar. Dini mabetlerin dışında, restoranlar, piknikler, pazar yerleri, parklar, gezilerde birlikte yaşıyorlar. Aile yaşamını önemsedikleri, kadına, büyüklere saygıları hissediliyor. Çok güzel insanlar, dost ve komşular.

Yine ziyaret etmeyi isteyeceğimiz bir ülke İran.

Başka uygarlıklarda, yeni gezilerde buluşmak dileği ile sağlıkla, sevgiyle kalın.  

Duran Çoban 

18 Mayıs 2025

BURSA.

Post Views: 176
Önceki yazı

Mustafa Yıldız’dan…

Sonraki Gönderi

İZİN VERMEDİN ACEM KIZI…

Duran Çoban

Duran Çoban

Sonraki Gönderi
İZİN VERMEDİN ACEM KIZI…

İZİN VERMEDİN ACEM KIZI...

  • Çok okunanlar
  • Yorumlar
  • Son Haberler
Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Ekim 12, 2025
BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

Mart 9, 2025
Ceviz Ağacının Hafızası

Ceviz Ağacının Hafızası

Ağustos 27, 2025
Bir çakma kilise iki yoldaş…

Bir çakma kilise iki yoldaş…

Ağustos 25, 2022
Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

0
Nebati Margarinler Çağı

Nebati Margarinler Çağı

0
Pirus Generali

Pirus Generali

0
Bizden Karikatürler

Bizden Karikatürler

0
Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Güncel Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Kategorilere Gözat

  • BASINDAN
  • BİLİM TEKNOLOJİ
  • BİZDEN KARİKATÜRLER
  • ÇEVRE
  • ÇİZER
  • DÜNYA
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • GENEL
  • GEZİ
  • GÜNCEL
  • GÜNÜN SÖZÜ
  • Hafta Ortası Karikatürü
  • İMECE DER
  • KADIN
  • KİTAP TANITIM
  • KONUK YAZAR
  • KÖŞE YAZISI
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • MEDYA
  • MİZAH
  • MÜZİK
  • ÖYKÜ
  • ÖZEL HABER
  • ÖZEL RÖPORTAJ
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • ŞİİR
  • SOSYAL MEDYADAN
  • SÖZ BİZDE
  • SÖZ SİZDE
  • SPOR
  • STK
  • TURİZM
  • Uncategorized
  • YAZARLAR
  • YEREL YÖNETİMLER
  • YORUM

Son Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.

Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.