sozbizde.com
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
sozbizde.com
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
Ana sayfa YAZARLAR

Madenin ekolojik ve toplumsal tahribatı

Ali Gültekin Ekleyen Ali Gültekin
Haziran 8, 2025
in YAZARLAR
0
Madenin ekolojik ve toplumsal tahribatı
0
Paylaş
4
Gösterim
Share on FacebookShare on Twitter

Malatya Akmağara’da açılması istenilen maden sahasının konutlara uzaklığı yalnızca 100 ile 1250 metre arasında değişiyor. Maden, insanların doğrudan yaşam alanlarının içinde avlu komşusu olacak. Yanı başında tarım arazileri, hayvan çiftlikleri ve dinlenme tesisleri yer alıyor, sadece o belgede yetişen bitki türleri bulunuyor. Maden projesi yalnızca toprağı değil; tarımı, hayvancılığı, suyu, insan sağlığını ve ekolojiyi doğrudan tehdit ediyor.

Siyanürle yapılan cevher ayrıştırma işlemleri, toprağın altına sızarak içme suyu kaynaklarını zehirliyor, atmosfere salınan toz ve ağır metaller akciğer hastalıklarına neden oluyor. Bunların yaşanmış örnekleri Türkiye’nin dört bir yanında mevcut: Bergama, Fatsa, Kazdağları…

Şaman inancının simgesi Gümüloğ yok edilecek!

Yöre halkının kutsal kabul ettiği Gümülöğ Tepesi ve asırlık alıç ve pelit ağaçları sadece doğal değil, aynı zamanda kültürel miras alanlarıdır. Türkmen şaman kültüründen gelen kültürel değerler, kuşaktan kuşağa aktarılan inançların ve doğayla uyum içinde yaşamanın simgeleridir. Bu kültürel simgelerin yok edilmesi, yalnızca ağaçların kesilmesi değil, bir halkın hafızasının ve ruhunun da silinmesi anlamına gelir.

Su, toprak ve bitkiler

Bu bölge yalnızca göçmen kuşların konaklama noktası değil; aynı zamanda endemik bitkilerin ana yurdudur: Çiğdem, ayrancıl, tebennik, koskuç, eşkın, kenger, nergis, nevruz, keven… Bu bitkiler, yalnızca doğa harikası değil, aynı zamanda yerel halkın geleneksel yaşam biçiminin, beslenmenin, tıbbi ve ekonomik faaliyetlerinin parçasıdır.

Temiz su ise bu yaşamın temelidir. Sıra dağlardaki kaynaklar, bölgeyi yüzyıllardır yaşanabilir kılmıştır. Su, yalnızca içme ve sulama için değil, toprağın diriliği, ürünün bereketi ve canlıların varlığı demektir.

Toprağı mı koruyacağız, madende mi çalışacağız?

Yöre halkına “istihdam” vaadiyle sunulan madende çalışmak, kısa vadeli bir çözüm olabilir. Ancak bu işlerin büyük kısmı dışarıdan getirilen işçilerle yapılır, geçicidir, güvencesizdir. Sendikasız, iş güvencesi ve güvenliğinden yoksun çalışma dayatılıyor. Oysa toprağın ve suyun korunması, kuşaklar boyu sürecek bir geçim kaynağı, bir yaşam biçimi ve insani değerleri yaşatan bir gelecek sunar. Yöre halkı, kendi kaderine sahip çıkarak uzun vadeli, sürdürülebilir bir yaşamı seçmelidir.

Ne yapmalı?

Böyle bir mücadelede başarı, güçlü ve kararlı bir halk örgütlenmesiyle mümkündür:

Köy komiteleri ve dayanışma ağları kurulmalı: Her mahallede (Hasançelebi, Başkınık, Köylüköyü, Akmağara) doğrudan halk meclisleri kurulmalı.

Hukuki mücadele: ÇED raporları bilimsel olarak incelenmeli, üniversitelerden, barolardan ve çevre hukukçularından destek alınmalı.

Ekoloji ve doğa dernekleriyle ortaklık: Munzur Koruma Girişimi, Kazdağları Ekoloji Platformu gibi örgütlerle dayanışma kurulmalı.

Bilimsel ve teknik verilerle kamuoyu oluşturulmalı: Biyolojik çeşitlilik, jeolojik yapı, su kaynakları üzerine bilimsel raporlar hazırlanmalı.

Basın ve sosyal medya kullanımı: Yerel mücadele, ulusal ve uluslararası gündeme taşınmalı. Belgeseller, röportajlar, sosyal medya kampanyaları ile görünürlük artırılmalı.

Yaşanmışlıkların yok oluşu

Bir yörenin belleğini sadece coğrafya değil, o coğrafyada yaşanmışlıklar oluşturur. O tepelere tırmanan çocuklar, alıç ağacının gölgesinde yapılan düğünler, ekin tarlalarında  elli orakla hona durmak, harman yerinde düven sürme, yaz aylarında çeşmelerin başında toplanan kadınlar… Bunlar bir halkı kuşaklara taşıyan kültürü ve  kimliğidir. Bu kimliği yok etmek, o halkı geçmişsiz bırakmak, yönünü şaşırmak ve köksüz bırakmaktır.

Yaşamı seçmek!

Bugün Hekimhan, yalnızca bir madene karşı değil, aynı zamanda “nasıl bir yaşam” sorusuna cevap arıyor. Yöre halkı ya kısa vadeli kazançlara razı olacak ya da binlerce yıllık kültürü, temiz suyu, bereketli toprağı ve kutsal doğayı savunarak çocuklarına yaşanabilir bir gelecek bırakacak.

Bu karar yalnızca Akmağara’nın değil, bütün Türkiye’nin vicdanını ilgilendiriyor. Çünkü doğa bir kez tahrip edildiğinde, geri dönüşü yoktur.

Nasıl yapmalı?

Maden şirketinin vaatlerini belgeli olarak ifşa etmeli,

Siyasi partilere baskı kurmalı,

Yerel yönetimlerin tavrını netleştirmeli,

Medya ve akademiyi sürece dahil etmeli,

Tarım kooperatifleri, alternatif ekonomik modeller kurmalı,

Şaman kültürü ve doğa mirası üzerine belgeler, arşivler, sergiler düzenleyerek sahip çıkmalı.

Sonuç olarak!

Hekimhan halkı yalnız değil. Kazdağları direnişinde olduğu gibi, Fatsa’da olduğu gibi, Cerattepe’de olduğu gibi doğanın sesi, yaşamın sesi her zaman bir yol bulur. Yeter ki bir olalım, iri olalım, diri olalım, birlikte mücadele ederek maden şirketlerine karşı güçlü barikatlar kuralım.

https://www.evrensel.net/haber/556046/madenin-ekolojik-ve-toplumsal-tahribati

Post Views: 129
Önceki yazı

Mustafa Yıldız’dan

Sonraki Gönderi

Ali Gültekin

Ali Gültekin

Sonraki Gönderi

  • Çok okunanlar
  • Yorumlar
  • Son Haberler
Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Ekim 12, 2025
BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

Mart 9, 2025
Ceviz Ağacının Hafızası

Ceviz Ağacının Hafızası

Ağustos 27, 2025
Bir çakma kilise iki yoldaş…

Bir çakma kilise iki yoldaş…

Ağustos 25, 2022
Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

0
Nebati Margarinler Çağı

Nebati Margarinler Çağı

0
Pirus Generali

Pirus Generali

0
Bizden Karikatürler

Bizden Karikatürler

0
Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Güncel Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026
ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

ULVİ PUĞ’DAN (PAZAR”LIK”)

Mayıs 31, 2026
Mustafa Yıldız’dan

Mustafa Yıldız’dan

Mayıs 31, 2026

Kategorilere Gözat

  • BASINDAN
  • BİLİM TEKNOLOJİ
  • BİZDEN KARİKATÜRLER
  • ÇEVRE
  • ÇİZER
  • DÜNYA
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • GENEL
  • GEZİ
  • GÜNCEL
  • GÜNÜN SÖZÜ
  • Hafta Ortası Karikatürü
  • İMECE DER
  • KADIN
  • KİTAP TANITIM
  • KONUK YAZAR
  • KÖŞE YAZISI
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • MEDYA
  • MİZAH
  • MÜZİK
  • ÖYKÜ
  • ÖZEL HABER
  • ÖZEL RÖPORTAJ
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • ŞİİR
  • SOSYAL MEDYADAN
  • SÖZ BİZDE
  • SÖZ SİZDE
  • SPOR
  • STK
  • TURİZM
  • Uncategorized
  • YAZARLAR
  • YEREL YÖNETİMLER
  • YORUM

Son Haberler

Murat Asın çizdi…

Murat Asın çizdi…

Haziran 3, 2026
ELLERİNDE PATLADI!

ELLERİNDE PATLADI!

Haziran 1, 2026


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.

Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.