Devletin başında…
Şah Rıza Pehlevi vardı…
ABD’nin mutlak desteğini almış bir şekilde…
Fütursuzca ve zalimce yönetiyordu ülkesini!
Faşizm…
İran’ın Sol-Demokratik güçleri üzerinde dayanılması güç bir baskıya dönüşmüştü…
Zindanlar…
Muhalif güçlerle dolduruluyordu..
İran İstihbarat Örgütü ( SAVAK)…
Gece gündüz muhalif avındaydı…
Yargı…
Şah Pehlevi’nin bir giyotinine dönüşmüştü adeta!
Halk huzursuzdu…
Her an bir patlama bekleniyordu!
Yıl 1979…
İran halkı sokağa çıktı…
Meydanlar, Caddeler, Sokaklar insan selinden geçilmiyordu…
Halk hareketi başlamıştı…
Bu kalkışma ise… Sol-Sosyalist güçlerin kontrolünde sürdürülüyordu!
TUDEH (İran Komünist Partisi ve Halkın Mücahitleri Örgütleri…
Hareketin ağırlıklı iki dinamosuydu…
Dincilerin çoğunlukta olduğu Tahran Caddesi esnafıda…
Gelişen bu sürece bir süre sonra dahil olmuştu!
Onların lideri Humeyni ise…
O sıralar Fransa’nın Başkenti Paris’te sürgünde yaşamını sürdürüyordu…
Halk hareketi nihayetinde…
Devrim’e dönüştü…
Ardından da Şah Pehlevi İran’ı terk etti!
Devrim…
Büyük coşkuya neden oldu…
Zindanlar boşaldı…
TUDEH ve Halkın Mücahitleri…
Zafer sarhoşluğu yaşarken…
Mollalar…
İnceden inceye DEVLETİ ELE GEÇÎRMEKLE meşgullerdi!
Bu arada Humeyni…
Çoktan uçağa binmiş, Tahran Havaalanına inmeye hazırlanıyordu…
Humeyni Tahran’a indiğinde..
Mollalar Yönetimi ele geçirmeye çok yaklaşmışlardı!
Oysa…
Sol çizgide olan iki Örgüt…
TUDEH ve Halkın Mücahitleri…
Gelen tehlikeyi fark edip, birlikte bir karşı duruş sergilemek yerine…
Öngörüsüz bir şekilde Mollaların tuzağına düştüler…
Şeriat yanlıları işe TUDEH yanlılarını tasviye etmekle başladılar..
Halkın Mücahitleri Yöneticileri bu tasviyeye sesiz kaldı…
Öyle ya en önemli rakipleri “devre dışı” bırakılıyordu!
On binlerce TUDEH yanlısı…
Vinçlerle asılarak idam edildi, ya da zindanlara atıldı…
Hem de yeni çıktıkları zindanlara…
Kısa bir süre sonra geri döndüler!
Aynı süreç…
Daha sonra Halkın Mücahitleri’ nin de başına geldi…
Bu arada “mıntıka temizliği” yapılmış…
Humeyni koltuğa “Dini Lider” sıfatıyla oturmuş oldu!
Yönetimin kontrolü tamamen Şeriat yanlısı Mollalara geçmişti artık!
Sonra Şeriat’a geçildi…
Sonra da geldi “Devrim İhracı” yılları…
Rafsancani…
İran İstihbarat İrşad Bakanı idi…
90’lı yıllar…
Muammer Aksoy, Turan Dursun, Çetin Emeç Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı gibi çok kıymetli aydınlar birbiri ardına katledildiler!
Peki nasıl olmuştu?
Bakalım isterseniz…
80’li yılların sonu…
Batman’lı bir gurup Kürt genç ..
Türkiye içinde kurulan Hizbullah Örgütü’ne mensup bu terörist gurup…
Îran’ın…
Tahran ile Kum Kentleri arasında yer alan…
Fallah Gani Hüseyin Üst Bölgesi’nde eğitime alınır..
Eğitimi…
Direk Rafsancani’ye bağlı bir ekip vermektedir…
Turan Dursun’un suikastı…
TRT’den önce…
İran Radyo ve Televizyon Kurumu tarafından 1. Haber olarak verilmesi ise oldukça dikkat çekici bulundu o dönemde!
Sonra…
Yıllarca…
Dünyanın dört bir yanında insan avı başlatılmıştı….
Türkiye’ye sığınmış çok sayıda muhalif…
İran İstihbarat ajanlarınca imha edilmiş, Türk Hükümeti sesiz kalmıştı eylemlere!
Lübnan’ın Bekaa Vadisi PKK’ya ev sahipliği yaparken…
Hamisi…
Suriye ve İran Hizbullahı olmuştu!
Yemen’de, şurada, burada…
Hep melanetin…
Hep Terörün üreteni oldu İRAN!
Ancak…
Aradan geçen bu 46 yıl içinde…
İran Devleti içten îçe çürütüldü!
Mollalar…
Devlete ait ne varsa yağmaladı…
Bir dönem…
Ortadoğu’nun en güçlü 2. Ordusu…
Kağıttan bir Kaplan’a dönüşmüştü…
Özgürlük yoktu…
İnsan Hakları yoktu…
Kadın olmak hepsinden daha zordu bu şeriat ülkesinde…
Dün gece…
80 Milyonluk bir Ülkenin…
İslami yönetimi altında ne hale geldiğine tanık olduk!
1800 Km uzaktan…
Genel Kurmay Başkanı…
Kara, Hava, Deniz Kuvvetleri Komutanları…
Devrim Muhafızları Genel Komutanı…
En az üst düzey 20 Komutan…
Birer sinek gibi yok edildiler!
Sonra…
Zavallıca 100 İHA gönderdi İran…
Bir tanesi bile İsrail’e ulaşamadı!
Bakın İslami bir Yönetim bu işte…
İbretlik değil mi?
Ne ekersen onu biçersin!
Demokratik, Çağdaş bir Hukuk Devleti olmaktan vazgeçersen…
Laikliği elinin tersiyle bir kenara itersen…
İstikbalini bir avuç cahil kara yobaza teslim edersen…
Sonun budur!…














