—————————–
Yıllarca Mustafa Kemal ATATÜRK’E “şaşı gözle” baktılar..
Devrimlerini hep küçümsediler…
Cumhuriyet sonrası…
Ne kadar karşı-devrimci isyan, kalkışma varsa hepsine sahip çıktılar…
Sözüm ona ilerici ve ırkçılık karşıtıydılar ama…
Kürt etnisite savunucuları ile yoldaş…
Türban savunucusu gericilerle eylemdaş oldular…
Her ORDU bünyesinde…
Az ya da çok faşist eğilimli ABD yanlısı SUBAY olur…
Ama bu…
Mehmetçik olarak tarihe not düşmüş ASKERE düşman olmaya asla onay vermez!
Vesayeti yıkıyoruz masalı ile…
AB ve SOROZ fonları ile yemlenirken…
ABD-BOP Projesinin zımmi işbirlikçisi oldular!
Hem Sol- Sosyalist ve Anti-Emperyalist göründüler…
Hem de…
Bir ABD tetikçisi Örgütün…
Kendi “Cumhuriyet Kurumları”na ve onun savunucu yurtseverlerine (Ergenekon-Balyoz gibi) kurulan kumpaslara…
Alçakça destek ve birer iğrenç çanak tutucusu oldular!
Atatürk’e, onun kurduğu Cumhuriyete öyle bir kin besliyorlardı ki…
Devrimlerin -iktidar eliyle- her paspas edilişinde hep karşı cephede yer aldılar!
Güya…
90 yaşındaki faşist darbeci Evren yargılanacak diye…
YETMEZ AMA EVET diyerek…
Bugünkü zalimliğin yolunu açtılar!
Bugün…
TEK ADAM REJİMİ diye ağlayıp, timsah gözyaşları döken bu sefiller…
Tek adam rejiminin yolunu açan…
O malum Anayasa değişikliği referandumunda DİKTATÖRLÜK lehine OY vermediler mi, Ey güzel kardeşim?
Gericilerin kankaları olmadılar mı?
Ayrılıkçı, etnikçi, ABD işbirlikçisi kesime yoldaş oldular…
“Projeler” adı altında…
Aldıkları paralarla… Yıllarca birer gönüllü AB beslemesi oldular!
Hiç utanmadılar bu rezil durumdan!
Hep “yavuz hırsız” olup, uydurdukları gerekçelerle eleştirenlere saldırdılar!
En iyi ANTİ-EMPERYALİST bunlardı…
En cesur ANTİ- FAŞİST bunlardı…
Yine…
En bilgili- bilge SOSYALİST, DEVRİMCÎ bunlardı!
İçinde bulundukları “siyasi dergâhtan” bir milim ötesini göremediler….
Mensup oldukları SİYASÎ cemaat ve tarikat öğretisi dışında bir analiz- sentez yapma yetileri asla olmadı…
Dini bir yapıdan farksız haldeki ÖRGÜTLERE KESÎN BİR BİAD İÇİNDE OLDUKLARI İÇÎN…
Hayatı…
Çağın değişkenliğini…
Vahşi KAPİTSLİZMİN
İnsan denen varlığı “Bukalemuna nasıl dönüştürdüğünü bir türlü algılayamadılar!…
Okumayı sevmedikleri halde…
“Arka kapak” bilgisiyle derin filozof ayaklarına yattılar hep!
Alkolü bile adam gibi alamazlar…
Çünkü…
Belli saatten sonra içlerindeki kirlilik yüzlerine, sözlerine vurur hep…
Ezberletilmiş kimi sözcüklerle…
Kavramsal tartışmaya girmekten çekinmezler çoğunlukla…
Öz eleştiri derler de…
Ben içlerinde yapanını görmedim hiç!
İstinasız, gönüllü birer SÎYASÎ MÜRÎD oldular…
Hepsi…
İstinasız cahilliklerinin farkında olmayan birer utanmaz KÜSTAHLIĞI seçti!
Dini referansla ve parayla kurulmuş bir DEVLET ile…
Yönetimin…
Devrimi, karşı-devrime…
“Emperyalist destekle” ele geçirip…
Halkına eşi benzeri görülmemiş bir işkence ile 46 yıldır zulmeden…
REJİMİ İSLAMİ ŞERİAT olan bir DEVLETİN arasında süren savaşa niye taraf olayım?
İran Rejiminin ilk LÎDERİ HUMEYNİ… nerede korunup kullanıldı sahi?
Fransa’da değil mi?
Yıkılan rejimin başı…
Şah Rıza Pehlevi’ye hangi Ülke himaye ediyordu?
ABD değil mi?
İSRAİL, 1948′ de nasıl kuruldu?
MÜSLÜMANLAR parayla toprak satarak…
ABD’nin şemsiyesinin altına girerek!
Hepsi de birer ABD ve AB Ülkeleri projeleri ise…
Birine yandaş olmak…
Olsa olsa…
Türkiye’deki gericiliğe olan “desteğin bünyede yarattığı bir refleksinden” kaynaklanıyor olabilir!
“Şablonist SOl” dan uzak durun derim…
Çünkü bugünkü perişanlığımızın en büyük sorumlularından biriside bu kesimdir, emin olun!…














