Doğum ve ölüm gibi…
Bu yana,
O yana bakan
İnce duvarın iki yüzü,
Sevgi ve nefret…
Sırt sırta vermiş
İki amansız savaşçı
Varlık arenasında
Kıyasıya vuruşmada
Birlikte yıkılacağı
Son güne kadar…
Hastalıklar
İyilikler;
Sevaplar
Günahlar
Cümle sabahlar
Dolgusudur
Dibine düştüğü o duvarın
Tanrının kanıyla bağını arayan
Çamura bulalı insanın…
Şu insan!
Söz eder ışıktan, nurdan;
Bir türlü çıkamaz zifiri karanlığından…
Şu insan!
Masum sandı kendini
Geçmek istedi duvarın öte yanına;
Ahenk aradı kendini bildi bileli…
Nasip işte!..
Kaosu yaşadı dünyaya geldi geleli…
Osman Aktaş/22 Aralık 2015/ Erzurum














