Bizim bildiğimiz Efe; cesur, mert, yiğit kişilere denir. Efe yol gösterendir, anadır, babadır. Efe öyle kolayca oluverilmez. Kimseye öylesine payeler, unvanlar hemen verilmez. Efelik için kızanlar, zeybekler arasında kahramanlık öyküsü olması gerekir.
Şimdi Aydın Belediye Başkanı ve üç ilçe Belediye Başkanı’nın partisinden istifa edip başka bir partiye geçme( transfer olma) haberini okudum. Bu Türk siyasi tarihinde sıkça yaşanan bir olay olduğu için çok ilgilenmeyecektim, ama gündeme ilişkin farklı yönleri olduğundan birşeyler paylaşma gereği duydum.
Madem partinizi beğenmiyordunuz neden aday oldunuz? Hem de kaçıncı döneminizde mi fark ettiniz yol ayrımında olduğunuzu? Partiden ayrılma, başka bir partiye geçme fikri etik olmasa da, hoş görülmese de artık oluyor, kabul görüyor. Ama, size birileri size “efe” , kadın olduğunuz için de “topuklu efe” diyorsa, toplum algısını yerle yeksan ediyorsunuz bu eyleminizle.
Efe, hani yiğitti, mertti, delikanlıydı? Parti transferi yapacağına, Belediye Başkanlığından ayrılsa erdemli, onurlu olurdu. Efeliğin gereği yerine gelmiş olurdu. Aydın ilimizde yaşayanlar elbet gereğini yaparlar. Bir Duvar yazısında diyordu ya” Gidenler fotoğraflarda kalır, fotoğraflar ise kalanlarda”. “ Aydın’lılar Zeybekler arasından gerçek bir efe seçer”
Efe dedince aklıma Ulusal Kurtuluş savaşımızın kahramanlarından olan Efeler gelir. Selam olsun onlara , selam olsun; Demirci Mehmet Efe’ye, Gökçen Efe’ye, Sökeli Cafer Efe’ye, Yörük Ali Efe’ye, adını sayamadığım yüzlerce gerçek Efe’ye.
Bundan sonra artık kimse “topuklu” demez. Yaz günü şimdi “Parmakarası terlik” moda.
GERÇEK EFELERİMİZE
Eğilmez başın gibi
. Dağlar bulutlu efem,
. Gökler yoldaşın gibi,
. Sana ne mutlu efem.
.
Oyna yansın cepkenin,
. Yansın güneşten tenin,
. Gül senin gülşen senin,
. Sana ne mutlu efem.














