sozbizde.com
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
  • ANA SAYFA
  • POLİTİKA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • SPOR
  • MEDYA
  • YAZARLAR
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
sozbizde.com
Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle
Ana sayfa YAZARLAR

Ceviz Ağacının Hafızası

ASAF DEMİRHAN Ekleyen ASAF DEMİRHAN
Ağustos 27, 2025
in YAZARLAR
0
Ceviz Ağacının Hafızası
0
Paylaş
378
Gösterim
Share on FacebookShare on Twitter

 Kırk beş yıl sonra ilk kez Çat Dağı’nın rüzgârı yüzüme değdi. O rüzgârın uğultusunda yalnızca çocukluğumun seslerini değil, annemin hayat ağacı, koç boynuzlu motiflerle dokuduğu halı ve kilimler, babamın   karasabanla çift sürüşünü, komşuların dayanışma duygularını yansıtan imece seslerini de duydum. Patika yolların izi, her taşın sesi zihnimdeydi. Çat Dağı’nın eteklerinde yürürken ayaklarım değil, hafızam yürümeye başlamıştı.

Çat Dağı’nın gövdesi taştan, dili suskundu. Ama suskunluğu boş değildi; her bakışında başka bir çağrışım uyandırıyor, kökleri göğe değil, tarihe uzanıyordu. Dağın kuzey yamacına gizlenmiş Meçit Mezrası * hâlâ oradaydı. Seyrek evlerin güneşe yaslanmış damları, ağır ağır dönen gölgeleri bana çocukluğumun sabahlarını hatırlattı.

Doğduğum toprağın coğrafyası değişmiş. Coğrafyanın bu kadar değişeceğini biri söylese inanmazdım. Ama gözlerimle görünce anladım: hayat buraya da emek vermiş, zaman ince ince işlemişti.

Uzak diyarlarda, gurbetin gurbetliğinde yaş almıştım ama yüreğim hep Meçit’teydi.

Eskiden Meçit küçücük bir yerleşmeydi. Beş altı ev, bir avuç insan… Yazın göçerler uğrar, kışınsa biz rüzgârlarla ve diz boyunu aşan karla baş başa kalırdık. Şimdi evler biraz çoğalmış; elektrik telleri ıslık çalıyor, güneş panellerinden ısınan su insanlara huzur veriyor.

Meçit’in,karlı kış günleri geldi aklıma. Annem sacın üstüne yufkayı atar, kokusu bütün evi doldururdu. Çökeleğin, peynirin sıcakla buluşan keskinliği hâlâ burnumdaydı. O günlerde sobanın başında toplanır, yaşlıların anlattığı hikâyeleri, masalları dinlerdik. Kimi zaman Memed Ali’nin idamını fısıldarlardı, kimi zaman da köyün en eski düğününü… Hıdırellez’in gelişiyle çocukların sesi kuzuların meleyişi birbirine karışır, mezra bütün gürültüsüyle uyanırdı.

Meçit’te bir de pınar vardı. Taştan oyulmuş musluktan buz gibi su akardı. Avuçladığımda yalnızca susuzluğumu gidermiyor, içimi yıkıyor, yüreğime serinlik taşıyordu. Çocukluğumda suyun sesi bile başkaydı. Arkadaşlarla yarışa girer, kana kana içerdik. Şimdi aynı pınarın başında iki krom musluk var. Su hâlâ akıyor, tadı aynı ama sesi değişmiş. Taşın şırıltısı gitmiş, yerine metalin suskunluğu gelmiş.

Meçit’te, Pınarın yanında üç ceviz ağacı vardı. Bir elin parmakları kadar söğüt ve kavak ağacı da onlara eşlik ederdi. Başkaca ağaç namına tabiatta bir şey göremezdin. Çocukluğumun gölgesi hep o ağaçların altındaydı. Ve o cevizlerden biri hâlâ dimdik ayakta. Osmanlı döneminden beri yaşayan, asırlara merdiven dayayan bir ağaç… 1915’te Kasımoğlu Memed Ali ve arkadaşlarının idamına tanık olmuş, Cumhuriyet’in kuruluşunu, 68 ve 78 kuşağını görmüş: 27 Mayıs ve 12 Eylül askeri darbelerini ve asker çizmelerinin gürültüsünü, ağıtları, türkülerle taşan sevinçleri dinlemiş.

Ceviz ağacı sadece gölge vermedi bize. Dallarında salıncak kurar, kabuğunu bıçakla oyardık. Düğünlerde damatla gelinin başına serpilmek üzere en iri cevizler oradan toplanırdı. Hangi çocuğun eli önce uzansa, ceviz sanki sahibini seçerdi. Şimdi gövdesi kalın, kabuğu sert, dalları kırılgan… Yaşlanmış ama hâlâ ayakta, hafızası yerinde.

Meçit ise bambaşka bir yere dönüşmüş. Her tür meyve ve sebze yetişiyor, yazları efil efil esen rüzgâr ciğerlere bayram ettiriyor. Taşlı tarlalar elenmiş, tepeler kuyumcu eli değmiş gibi işlenmiş. Büyük bir emekle binlerce kayısı ağacı dikilmiş, kıraç tarlalarda bereket fışkırmış.

Meçit’tin ana kapısında eski bir ev hâlâ dimdik ayakta. Selver Teyzenin. Depremlere aldırmayan, taş temelli, kerpiçten yapılmış bu ev; sanki geçmişi sırtında taşıyan, zamanla konuşan canlılar gibi insanı karşılıyor.

Çocukken defalarca dizimi kanattığım, saklambaçta köşe bucak gezdiğim doğduğum ev depremle bir viraneye dönmüştü. İçim sızladı. Günlerce sabahları harabeler arasında dolaştım; çocukluğumun sesini, hayallerimin izini, hafızamın gölgesini aradım. Bütün yıkıntıların içinde yalnızca annemin tandırı kalmıştı; sanki toprağın bağrına kök salmış hepimizin hafızasını taşıyan bir hatırayı andırıyordu.

 Meçit’in üstünde Çat Dağı bütün ihtişamıyla duruyordu. Omuzlarında tarihi taşır gibiydi. Rengi solmuş taşları, güneşte parlayan damarlarıyla bir anlığına bana denizin dibinde yürüyormuşum hissi verdi. Çünkü biliyordum: bu taşlar bir zamanlar suyun içinde yoğrulmuş, sonra yerin altına itilmiş, en sonunda yeryüzüne fırlamıştı. Her taş bir çağın kırığı, her çatlak başka bir dönemin izi gibiydi.

Ve orada, 1900 rakımlı tepenin sırtında, göğe çevrilmiş gözleriyle duran yabancı bir misafir: füze kalkanı. Doğaya ait olmayan, zamana kendini zorla yazdıran, insana yabancı bir gölge… Her tür kötülüğün mayalandığı tepeden insanlara bakan bu göz: her an felaket getirmeye hazır beklemekte. O an içimde bir burukluk hissettim. Çocukken özgürce koşturduğum dağın sırtına şimdi insanlığa meydan okuyan kasvetli savaş aygıtı içimi acıttı.

 Gün batımına doğru Meçit’e vardım. Güneş ufka eğilmişti. Sevdiklerim bahçe içindeki mezar yerinde bekliyordu. Kayısılar bu yıl soğuk yemişlerdi ama yine de tarlalar yemyeşildi. Bir çocuğun meydanda oynarken attığı kahkaha kulağıma geldi; yıllar öncesinden bana ulaşan kendi sesimdi sanki. Son kez döndüm, dağa baktım. Taşa dokundum, toprağı kokladım. Ve o an anladım: bu toprak yalnızca geçmişimi değil, geleceğimi de taşıyordu; bana hem ayrılığı hem de yeniden doğuşu fısıldıyordu. Burası sadece doğduğum yer değil, beni ben yapan yerdi.

Kürecik öyle bir yerdi.

Çat Dağı öyle bir yerdi.

Meçit Mezrası öyle bir yerdi.

Ben buraya sadece dönmemiştim.

Asırlardır yaşayan canlı bir hafızaya, o ceviz ağacına dokunarak kendimi yenilediğimi…hissetim.

Asaf Demirhan

25.08.2025 – Meçit

*Meçit, Malatya/Kürecik’te kurulan ABD.füze kalkanının bulunduğu Çat Dağı’nın yamacında bir mezra.

Post Views: 1.218
Önceki yazı

Barış Denildi mi, Anında Keneler Sahneye Çıkar!

Sonraki Gönderi

Kanatsızlığın Ortasında

ASAF DEMİRHAN

ASAF DEMİRHAN

Sonraki Gönderi
Kanatsızlığın Ortasında

Kanatsızlığın Ortasında

  • Çok okunanlar
  • Yorumlar
  • Son Haberler
İSTİFA VE İSTİĞFAR

İSTİFA VE İSTİĞFAR

Şubat 11, 2026
Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Taşın Vicdanı, Suyun Dili

Ekim 12, 2025
BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

BİRAZ DA BİZ ÇOCUKLARI DİNLEYİN !

Mart 9, 2025
Ceviz Ağacının Hafızası

Ceviz Ağacının Hafızası

Ağustos 27, 2025
Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

Savaş Mağduru Öğrencilerden Mektup Var

0
Nebati Margarinler Çağı

Nebati Margarinler Çağı

0
Pirus Generali

Pirus Generali

0
Bizden Karikatürler

Bizden Karikatürler

0
Ahmet Telli

Ahmet Telli

Temmuz 11, 2026
Güvenlik zirveleri: YARININ TIBBINI OKUMAK

Güvenlik zirveleri: YARININ TIBBINI OKUMAK

Temmuz 11, 2026
GÖRÜŞ

GÖRÜŞ

Temmuz 11, 2026
FACE YAZILARI…

FACE YAZILARI…

Temmuz 11, 2026

Güncel Haberler

Ahmet Telli

Ahmet Telli

Temmuz 11, 2026
Güvenlik zirveleri: YARININ TIBBINI OKUMAK

Güvenlik zirveleri: YARININ TIBBINI OKUMAK

Temmuz 11, 2026
GÖRÜŞ

GÖRÜŞ

Temmuz 11, 2026
FACE YAZILARI…

FACE YAZILARI…

Temmuz 11, 2026

Kategorilere Gözat

  • BASINDAN
  • BİLİM TEKNOLOJİ
  • BİZDEN KARİKATÜRLER
  • ÇEVRE
  • ÇİZER
  • DÜNYA
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • GENEL
  • GEZİ
  • GÜNCEL
  • GÜNÜN SÖZÜ
  • Hafta Ortası Karikatürü
  • İMECE DER
  • KADIN
  • KİTAP TANITIM
  • KONUK YAZAR
  • KÖŞE YAZISI
  • KÜLTÜR VE SANAT
  • MEDYA
  • MİZAH
  • MÜZİK
  • ÖYKÜ
  • ÖZEL HABER
  • ÖZEL RÖPORTAJ
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • ŞİİR
  • SOSYAL MEDYADAN
  • SÖZ BİZDE
  • SÖZ SİZDE
  • SPOR
  • STK
  • TURİZM
  • Uncategorized
  • YAZARLAR
  • YEREL YÖNETİMLER
  • YORUM

Son Haberler

Ahmet Telli

Ahmet Telli

Temmuz 11, 2026
Güvenlik zirveleri: YARININ TIBBINI OKUMAK

Güvenlik zirveleri: YARININ TIBBINI OKUMAK

Temmuz 11, 2026


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.

Sonuç yok
Tüm Sonucu Görüntüle


Künye: İmtiyaz sahibi: Engin Şirin

Genel Yayın Yönetmeni: Engin Şirin

Yayın Kurulu: Abit Dursun, İlhan Çifçi

Mazlum Vesek, Mustafa Yıldız

İletişim Bilgileri: 0533 656 43 73



Köşe yazıları yazarların görüşlerini ifade etmektedir. İçeriklerine ilişkin her türlü sorumluluk yazarına aittir.


© 2025 Sözbizde Tüm Hakları Saklıdır.