Tarumar olmuş merhametler;
Bir parçası yıkılmış gönüllerin enkazında
Son atışında kalmış kalbin…
.
Güçlü ruhların fakirliğinde
Darmaduman olmuş aşklar
Yetim kalmış sevdalar…
.
Sütten kesilmiş zamanın koynunda
Başlar sert kayalarda ısınmıyor göğüsler…
Uykuya doymuyor boşluğa bakan buğulu gözler…
.
Sırtlarından darp edilmiş bedenler,
Alınlar güz serinliğinde, odalar mahrum ışıktan…
Kıs kıs gülüyor karanlığında şeytan…
.
Nasıl dayanıklı olur insan
Değil ki göğsü demir, başı taş, ayakları çelik
Amma yüreğe kan girmeliydi
Kan nasıl vazgeçseydi etten.
.
Ötün kuşlar, kalkmayın dalınızdan
Yarın bu tatlı rüzgâr bu güneş olmaz olur
Örtün gözlerinizi dinleyin mavileri
Bu ilkbahar bütün gök belki de sizin olur
Merhamet gelir dalınızda size bir yuva olur.
Osman Aktaş / Erzurum














