Hiç olmaması gereken bir parti içi seçim sürecine girdik yeniden. Takvime göre olağan Zamanıydı aslında, ama sürece göre zamansız oldu.
Kayyum endişesi, Mutlak Butlan mahkeme süreci yeni bir rekabet ve yarış ormanına soktu tüm CHP lileri, ister istemez.
Böylesi bir ortam olur da Belediye Başkanlarımızın büyük çoğunluğu boş durur mu? Hemen apar topar mahallelerde delege turuna başladılar. Elbette yapacaklar, ortada dağ gibi birikmiş çöplerle mi uğraşsınlar? Yoksa Kentsel dönüşüme mi nasıl yapacağız diye kafa patlatsınlar? Park, bahçe ile uğraşmak zaten çok zaman ve emek ister, hem ne gerek var canım şimdi bunlara? Bir sonraki dönem bakarız hepsine birden. Şimdiden vaat ediveririz.
Hahh işte “zurnanın zırt dediği yer burası”. Bir sonraki dönem isteği. Sorsan, ‘vatan, millet için, hatta canım feda’. ‘Halk istiyor ne yapalım, görevden mi kaçalım yani?’.
Hep vatan aşkı. Askerlik de vatan için yapılır, ben hiç görmedim ‘bana yetmedi, bir dönem daha yapayım ‘diyeni. Ya da vergi de vatana hizmettir. Kimse ‘ben az verdim, bir o kadar daha vereyim’ der mi? Demez elbette. Oysa aşk bunun adı ya, aşk tek taraflı olur mu?
Serzenişler yükseliyor her bir yandan. ‘Sayın Başkanlar zaten sizi seçtiler, oturun, çalışın işinizi yapın. Siyaseti ilçe ve il örgütleri yapar zaten. İş vaatleri ile insanları oyalamayın, sonra iki tarafta üzülmesin. Çalışanlarınızın akrabaları aracılığı ile baskı unsuru olmayın. Çalışanların ekmekleri ile hiç mi hiç oynamayın.
Siyaset zaten bir meslek değil. Hani adınızın önüne yazıyorsunuz ya; Mesleğiniz o sizin. Başkanlık göreviniz sonunda zaten bitecek, işinize döneceksiniz. Bunca endişeye, zorlamaya gerek var mı?
Bakın Max Weber’in bir ayrımı var: “Siyaset için yaşayanlar” (geçimini başka işten sağlayıp siyaset yapanlar) ve “siyasetle yaşayanlar” (siyaseti gelir kaynağı haline getirenler). Demem o ki; Başkanlık meslek değildir aslında ama ikinci grup için siyaset fiilen meslekleşmiş olur.
Değerli arkadaşlarım “lütfen dikkatli olun”. “Koltuk altına, himayeye girmeyin, koltuk değneği olmayın. Özellikle de bu mevkileri kullanıp, güvenip bel altından vurmayın.”
Vatan, millet için diyerek başladım söze, Mevlüt Kaplan’ın Bir Yurt Sevgisi şiiri ile bitireyim .















