—————
Özgür Özel’in CHP Genel Başkanlığı…
Kemal Kılıçdaroğlu’na göre daha enerjik, daha atak…
Kabul!
Ama bu, mevcut iktidarı devirmeye…
Dahası…
“Yeni rejimi” değiştirip, karşı devrimi püskürtmeye yeter mi?
Hayır!
60’ın üzerinde açık hava toplantısı yapıldı, 19 Mart Savcılık merkezli operasyonlardan beri…
Çoğu hava karardıktan sonraydı…
Yani risk ağırlıklıydı…
Buna rağmen başarıldı…
Bunlar elbette değerli…
Ayrıca…
Kılıçdaroğlu’nun haysiyetsiz beslemelerince, iktidar cephesinden sağlanan sınırsız cephane desteğiyle…
Gece- gündüz CHP mevzilerine ateş edilirken…
Birde üstüne koyun yerel yönetimlere yönelik olarak yapılan maddi- manevi baskıyı…
Elbette sıkıntılı bir durum söz konusu…
Ama daha şiddetli bir baskının altına girerse CHP…
Bu baskıya ve yüke taşıyıcı kolanları daha ne kadar dayanır?
İşte tüm mesele budur…
Zurnanın zırt dediği yer burasıdır…
Şu an halk nezdinde halâ büyük bir kredisi var Özgür Bey’in!
Oysa aynı kredinin %10 bile “Genel Merkez Yöneticileri”ne açılmış değil!
CHP seçmeni…
Her dönemin peşrevcisi olan bu YÖNETİCİLERİN, a dan z ye, ivedilikle değişmesini istiyor…
Ki haklılar…
6-7 dönemdir Milletvekili olan…
Sabah- akşam muhalif medyada…
Üstelikte bıktırıcı düzeyde, bayatlamış klişe sözlerle halka seslenişin bir karşılığı olabilir mi?
Veli Ağbaba’dan…
Bülent Tezcan’dan…
Göktan Günaydın’dan…
Deniz Yücel’den Murat Bakan’dan, Ali Mahir’den vs.
Nasıl bir mücadele liderliği beklenilebilir?
Bunların birçoğu…
Geleceğin Gürsel Tekin’leri olmayacaklarını garantisi vat mı?
Bir “MASAK ESİNTİSİ”NDE nereye savrulur kimileri?
Hangisi…
Berhan Şimşek…
Hangisi Barış Yarkadaş olur?
Ya da içeride, “uyuyan hücre” halinde kaç İmambakır Ülküş’ler var pusuya yatmış bekler halde?
Sizlere…
Siz CHP’lilere soruyorum…
Bir Sokak kavgasında bile…
Bunları yoldaş bilip, sırtınızı döner misiniz?
Çünkü…
Sırt sırta durup kavgaya tutuşmak…
Yoldaşlıkta oluşan güvenin en üst seviyesidir…
Canını emanet ediyorsunuz sırtınızı dayadığınıza çünkü…
Özgür Başkan…
Sempatik, İçten biri…
Aynı masada yemek yiyip…
1 saati aşkın bir süre sohbet ettik…
CHP’nin son üç Genel Başkanını da tanıma şansım oldu…
Şunu rahat söyleyebilirim ki…
İçlerinde ki en içten olanı Özgür Özel’dir…
Ama en kuşatılmış olanı da…
Karargahı en sorunlu olanı da…
Şu an en tecrübeden yoksun olanı da o…
Kurultay sürecine giderken…
Belki dedim…
Belki, içeride örümcek bağlatmış kimi siyaset kabzımalları değişir…
Belki…
Hiç değilse…
Köyünün, Kasabasının feodal kirliliğini BÜYÜK KENTLERE taşıyan “klan çekirgelerinin” önü kesilir bu sefer…
Tamamen olmasa bile…
Hiç değilse birazıyla…
Ama…
Mahalle delege seçiminden…
İlçe- İl Kongrelerine kadar…
Yaşananlar gösterdi ki…
DEĞİŞİM DENEN ŞEY SADECE…
ASALAKLARDAKİ BİR NÖBET DEĞİŞİMİ!
Öyle ki…
Ben CHP Gençlik Kolları’na bir eğitim versem…
Bu Kongrelerin birinin görsel kaydını izletirim tüm fidanlara…
“Aslla kazanılması mümkün olmayan” bir savaşın belgeseli diye…
Ah Murat Emir…
Ah Cemil Tugay…
Ne büyük laflar öyle?
Anımsıyorum da 80 öncesini…
Gençlik Kollarında yer aldığım günleri…
Gülümseyen, geleceğe umutla bakan gözler vardı o zamanlar…
Umut vardı…
İnanç vardı..
Vatan için atan yüreklerde…
Ya şimdi?
Oysa…
Böyle bir dönemde….
Dava arkadaşının, Parti yoldaşının boğazını sıkmaya hazır lejyonerler mi bir hareketin içinde?
Gözleri ise…
Hırstan çakmak çakmak olmuş çoğunun…
Ne hazin…
Ne yazık…
Benim ki bir gözlem kardeşlerim…
Bir gazeteci, bir yazar tespiti…
Bu kadrolarla…
Sadece, kendini yenilemekten başka işlevi kalmayan mitingler yapılır…
Başka?
Başka hiçbir şey!
Demokrasi dışı bir güç odağı…
Ancak ve ancak…
Demokrasi yanlısı bileşenlerle…
Tüm kibirlerden arınmış…
Sürekli kendini yenileyen “eylem türleri” ile alaşağı edilir!
Cesur insanların hesapsız kavgasının adıdır özgürlük savaşı!
CHP Yönetimi’nin en büyük yanılgısı…
Cumhuriyet döneminde ki gibi bir seçimin olacağı…
Asla öyle bir şey olmayacak!
Yanılgının bedelini de yine halk öder böyle giderse…
Umarım uyanış erken olur, daha ağır bedeller ödenmeden!














