1. Bölüm
Bir önceki konuşmamızda çocukların ve gençlerin %97’inin kriminal olaylardan, zorbalıktan uzak kaldığını; ancak %3’lik bir kısmın ise yetişkinlerin olumsuz örnek davranışlarını — kavga eden, saldırgan, birbirine hakaret eden yetişkin modellerini — taklit ettiğini paylaşmıştım.
Ben yazılarımda ve söyleşilerimde Problemin Kaynağına dikkatleri çekmeye çalışıyorum. Sohbetlerimde temel vurgum, çocukların suça yönelmesinin aileden ziyade eğitim sistemindeki pedagojik eksikliklerden kaynaklandığıydı.
Bir sosyal pedagog olarak, bir eğitimci olarak çocukların onurunu kıran, kötü notla cezalandıran, fiziksel ya da sözlü şiddet uygulayan eğitim anlayışının yanlış olduğunu savunuyorum.
Ne yazık ki, “Kızını dövmeyenin kızı davulcuya kaçar” gibi sözlerle şiddet hâlâ meşrulaştırılmaya çalışılıyor. Oysa ne davulcu kötü bir insandır, bir müzisyendir ne de çingene aşağılanacak biridir. O da bizim kadar onurlu bir halkın üyesidir. Sorun, pedagojik ve etik yetersizlikte yatıyor.
Çözüm ve Pedagojik Bakışımız üzerinde düşünmemiz gerekiyor. Tekrar ediyorum. Benim eleştirim kişilere değil, sistemedir. Çünkü öğretmenlik bir meslektir, ama aynı zamanda bir insanlık sanatıdır.
Pedagojik eksiklik hem öğretmen eğitiminde hem de ebeveynlikte ciddi bir sorundur.
Eğer geleceğimiz çocuklarımızsa, onların eğitimi bir “not sistemi” değil, bir “insan yetiştirme felsefesi” olmalıdır.
Felsefe, Çocuk ve Gençlik ve geleceğimiz dediğimizde önce üzerinde kendimiz düşünmeliyiz.
“ Neden felsefe, çocuklar ve gençler – geleceğimiz ve umudumuzdur?”
Felsefe, doğru sorular sorma sanatıdır.
O hâlde, bugünkü sunumumuzu da bazı felsefi sorularla ilerletelim:
1️⃣ Çocuk ve gençler bir toplumun geleceğinin umudu mudur?
Evet, çünkü gençler toplumun en büyük gücü, umudu ve yapı taşıdır.
Onların enerjisi, dinamizmi, cesareti ve yenilikçi düşüncesi geleceğin temelini oluşturur.
2️⃣ Gençliğin geleceğe yön vermedeki kilit rolü nedir?
- Enerji ve dinamizm kaynağıdırlar.
- Anne babalar artık çocuklarından öğreniyor. Dijital çağda çocuklar teknoloji ve bilgi açısından öğretmenlerinin önünde ilerleyebiliyorlar.
- Yenilik ve yaratıcılık motorudurlar.
Büyük kurumların gençleri küçük yaşta keşfetmesinin nedeni de budur.
3️⃣ Bu durum kimlik ve toplumsal yapıyı nasıl etkiler?
Gençler, soyut düşünme yetenekleriyle kimliklerini oluştururlar.
Bir toplumun kimliği, çocuklarının nasıl yetiştirildiğiyle doğrudan ilgilidir.
Dolayısıyla çocuklara yapılan yatırım, bir ulusun geleceğine yapılan yatırımdır.
Çocukların eğitimi için sorumluluklarımız unutulmamalıdır:
Gençlerin gelişimi sadece okulla sınırlı değildir.
- Destek ve rehberlik gerekir.
- Hata yapma özgürlüğü tanınmalıdır.
- Güven verilmelidir.
- Eğitimciler, ebeveynler düzenli gelişen bilimin ışığında eğitilmeli.
- Eğitim kurumları, alanları sürekli modernleştirilmesi için yatırım yapılmalıdır.
Çünkü “geleceğe yön vermek, gençlere yön vermekten geçer.”
Donanımlı gençlik, bir ülkenin en büyük zenginliğidir.
Bu ilk bölümde anlattıklarımızı şöylece kısaca özetleyebiliriz:
- Suç ve saldırganlığın nedeninin çocuklarda değil, sistemde olduğunu,
- Felsefenin çocuk ve gençlik eğitiminde neden gerekli olduğunu,
- Gençlerin toplumsal kimliği nasıl şekillendirdiğini,
- Eğitim sisteminin sevgi, saygı ve güven temelli olması gerektiğini ele aldık.
İkinci bölümde, “Felsefenin çocuk ve gençlerin geleceğini nasıl şekillendirdiğini” ele alamaya çalışacağım.
…………………….














