Dernek doludizgin giderken 1999’de Ülfet Teyze’nin beklenmedik vefatı bütün mahallede bir şok etkisi ve üzüntü yarattı. Dernek ile mahalleli birbirinden ayrılmaz bir bütün gibiydiler. Bu nedenle derneğin yaptıkları ile mahallelinin yaptıkları arasında bir fark yoktu. Ülfet Teyze’nin anısını yaşatmayı istediklerinden, TARLA Sokak paralelindeki Papatya Sokak ile aynı girişi kullanan Mehmet Barut Sokak girişlerinin sofası konumundaki, çeşitli zamanlarda işgal edilmeye çalışılan, derneğin kurtardığı, Kumbahçe /Giritli Mahallesinde ender korunabilen bu küçücük alanı ÜLFET HANIM PARKI olarak düzenlediler.



Bu güzellikte ve bu hızda çalışan bir dernek elbette engellenmeliydi. Başı da belediye çekerek antipatik bakışlar ve söylemler geliştirerek derneği sorgulamaya başladılar. Yasal olarak bağlanan su ve elektriğin ücreti ödendiği halde kaçak kullandıkları ithamında bulundular ve nihayetinde yasal değil kaçak yapı tanımıyla oraya konulan kafe gibi çalışan dernek binası kulübeyi kaldırdılar. Kumbahçe Mahallelilerin hiçbir zaman otoriteye karşı direnen bir yapısı olmadı. Ellerinden alınan mekanlarından sonra işlevsizleşmiş bir derneğin anlamsız ve Belediyenin bu anlaşılmaz tutumu karşısında zıtlaşmanın gereksiz olduğuna inanmışlardı. Belediyenin bu zorbalığı karşısında söylenecek tek söz vardı “LANET OLSUN” deyip Ülfet Hanım’ın vefatı arkasından 1999 da derneği kapattılar.
Aynı yıl belediye seçimleri vardı dönemin ANAP belediye başkanı Tuğrul ACAR tekrar seçimlere hazırlanıyordu, dernek çalışmalarında sivrilen Zehra (Artemis) CENGİZ ASAL’a meclis üyeliği teklif etti. Ailesine danışan Artemis teşvik de alınca kabul etti. Tuğrul ACAR o seçimleri kaybetti ve CHP den Emin ANTER seçilmişti. Ancak Artemis üst sıra adayı olduğundan meclise girmişti. 1999-2004 yılları arasında Bodrum Belediyesi Meclis Üyeliği yaptı. Bodrum’da kadın meclis üyesine pek rastlamazdık. Artemis kıt olan kadın üyeler arasında yerini aldı. Bir sonraki 2004 belediye seçimlerinde CHP den meclis üyesi teklifi geldi ancak sıralamanın 9. Sırasına kaydedilince Artemis’in ağrına gittiği için meclis üyeliği adaylığından çekildi. Ancak bu itilmişliğe kızmıştı ve mahalle muhtarlığına adaylığını koydu. Ve muhtar ihtiyar heyetinin tümü de kadınlardan oluşuyordu. Yıllardır değişmeyen erkek egemen muhtar hegemonyasını yıktılar. 4 Erkek muhtar adayını geride bırakıp Artemis ve kadınlar heyeti muhtarlık seçimini kazandılar.
Kumbahçe Mahalle Muhtarı Zehra (Artemis) CENGİZ ASAL
Muhtarlık Heyeti…. Nil TAŞKIRAN
Muhtarlık Heyeti…. Bijen CENGİZ
Muhtarlık Heyeti…. Yeliz CENGİZ
Muhtarlık Heyeti…. Nurcan ÇİÇEK
Türkiye’nin ilk kadın muhtarı olarak kayda geçen Aydın’ın Çine ilçesinin Demircidere bucağında 1933 yılında 32 yaşında Gül ESİN, 7 erkek adaya karşı yarışıp muhtar seçilmişti. TUİK 2009 yılından öncesinin muhtar istatistiklerini yayınlamadığı için daha önce kadın muhtar var mı yok mu bilemiyoruz.
2004 yılında seçilen Bodrum’un Kumbahçe Mahallesi Muhtarı ve Muhtar heyetinin tümünün kadınlardan oluşması ve Türkiye’de örnek kadınlardan oluşmuş Muhtarlık olması nedeniyle basının da dikkatini çekip odak noktası oldular. Sık sık röportajlarla manşetlik oldular.
Yeni muhtar Zehra, eski muhtar ofisini devretmediği, kaymakamlık muhtarlık binası için yer göstermediği, ödenek, ofis kirası gibi hiçbir katkı alamadığı için, içinde yaşadığı, mülkü olan apartmanın giriş holünü, muhtarlık ofisi haline getirdi. Muhtarlık maaşının kuruşuna dokunmadan ihtiyacı olanlara yardım için ve ihtiyacı olan öğrencilere malzemeler temin için kullandı. Zehra Muhtar ki biz Ona çocukluğunda anne babasının hitap ettiği şekilde yani ikinci ismi olarak kalan “Artemis” ismiyle hitap ederiz, bilhassa dolgu alanının ve TARLA sokağın imarı ile çok uğraşmıştır.

Kadın muhtar geleneğinin de başlangıcı oldu. Ardından hem Kumbahçe hem de Çarşı Mahallesi muhtarını kadın seçtik. Artemis’ten sonra Kumbahçe Muhtarlık bayrağını devralan Nil TAŞKIRAN’ın 3 dönemi boyunca Kumbahçe Mahallesinde etkinlik patlamasına şahit olduk. Mahalleler arasında etkinlik rekorlarına sahip olduğuna hatta Bodrum Belediyesi ile yarışır hale geldiğini gördük. Nil TAŞKIRAN’dan sonra muhtarlık bayrağını her teslim alan Nil’in yaptıklarından aşağı kalıp yoğun eleştiriye tabi olmamak için bu yapılanları belki de üstüne koyarak devam ettirmeyi seçmesini Nil TAŞKIRAN’ın etkisi olarak görebiliriz. Nil TAŞKIRAN’ı şimdilik Belediye Meclis üyeliğine terfi ettirdik, biraz deneyim kazandıktan sonra belki Belediye başkanı olarak da görebiliriz.
Bodrum’da her doğan çocuğun ebesi ünvanlına sahip ve Bodrum Belediye Başkan adayı olarak seçimlere giren cesur tek Kadın, Bodrum’un Ebe Sebiha’sı (Sabiha ÖNCEL) efsanedir.
Çevrenin korunması konusunda müthiş ve görkemli görevler yapan Bodrum Gönüllüleri Derneği Başkanı “Çevreci Kadın”, “Mavi Kadın” tanımlarıyla Saynur GELENDOST’u ve Mavi Yol Girişimi Platformu Kolaylaştırıcısı Filiz DİZDAR’ın Bodrum’daki tüm STK ları ve partileri bir araya getirerek çevre mücadelesi vermesini unutmamız mümkün değildir.
Mahallemin kadınları arasından Giritli olmanın gururunu yansıtan çalışmalarını ve her platformda Girit Mutfağının zenginliğini anlatan Zehra LEVENT DENİZASLANI’nı, Bodrum’un kültürel mazisinin korunması ve kayda alınması konusunda kesintisiz çalışan ve emek veren Nuran YÜKSEL’i görüyoruz. Bodrum’da etkin derneklerin başında çoğunlukla kadınlar vardır. Çevrenin ve kadının korunması konusunda önderlik edenlerin ilk sıralarında kadınlar yer alır. Kadının eğitimini sağlayacak olanakları sonuna kadar açık tutmak, kadına güvenmek ve kadınlarca yönetilmek en akılcı geleceği planlamaktır.
Saygılarımla Ali DİZDAR.














